ZİRAAT MÜHENDİSLERİ’NDEN YENİ HAL YASASINA TEPKİ

Toprakla Gelen 06 Mart 2019

Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi hal yasasında yapılması planlanan değişiklikle ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada tarım sektöründen öncelikli beklentinin halkın gıda ve beslenme ihtiyacının karşılanması olduğu vurgulanarak gıda güvencesinin devletlerin ve hükümetlerin sorumluluğunda olduğu hatırlatıldı  ve “Hükümetler bu sorumluluğu yerine getirecek politikaları hayata geçirmekle yükümlüdürler” denildi.

Son günlerde gıda fiyatlarındaki artış sonunda  ve tanzim satışlarla iyiden iyiye kendisini hissettiren kriz koşullarının tarımdaki sorunların artık geçiştirilemez ve saklanamaz bir sınıra dayandığı ifade edilen açıklamada, “Tezgâhta kendisini yüksek fiyatlarla gösteren krizin kökeninde tarımsal üretimde ve tarımsal pazarlamada yaşanan yapısal sorunlar yatmaktadır. Tarımsal üretimde hakim olan aile işletmelerinin görmezden gelinerek ve marjinalleştirilmeye çalışılarak, tarımda sermayeyi ve şirketleri hakim kılmaya yönelik uygulamaya sokulan etkinlikten uzak tarım politikaları ülkeyi üretemez duruma getirmiştir” ifadesi yer aldı.

SORUNLARI ÇÖZMEKTEN UZAK MAKYAJ TEDBİRLER

Ürünlerin pazarlanması aşamasında büyük perakende şirketleri piyasayı belirler hale geldiği kaydedilen açıklamada “Tarım Ürünlerinin Ticaretinin Düzenlenmesi” nin mevcut sorunları giderecek, üretici ve tüketicileri koruyacak bir yasa olarak lanse edilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi açıklamasında yeni düzenlemenin sorunları çözmek yerine daha da büyüteceğine dikkat çekildi. Açıklamada özetle şöyle denildi:  “2012 yılında da benzer gerekçeler öne sürülerek bugün yürürlükte olan 5957 sayılı yasa çıkarılmıştı. O dönemde de tarımın yapısal sorunları çözülmeden haller üzerinden sorunlara çözüm bulmanın mümkün olmadığı tarafımızdan ve uzmanlar tarafından ifade edilmişti. Bugün de benzer bir sürecin eşiğinde duruyoruz. Tek fark, bugün tarımın yapısal sorunlarının aradan geçen süre içerisinde daha da ağırlaşmış olmasıdır. Böyle bir ortamda hal yasasında yapılması planlanan değişiklikler incelendiğinde, öne sürülen gerekçelerin aslında bir makyaj olduğu, yasanın meyve-sebze ve yeni dahil edilecek ürünler açısından üretici ve tüketicilerin sorunlarını çözmek için değil, hal işletmeciliğinin ve bu işletmecilik faaliyetlerinden doğacak karın belli gruplara devri için hazırlandığı izlenimi edinilmektedir. Bu yönleriyle yasa taslağı, taslağın amaç maddesinde yer alan gıda güvenliği, kalite, üretici ve tüketicilerin hak ve menfaatleri, serbest rekabet şartları gibi hedeflerin hiçbirisi ile uyum göstermemektedir. Geri çekilen yasa taslağı göstermiştir ki, gerçekten bu amaçlara ulaşılması hedefleniyorsa, yasa öncesi ilgili tüm tarafların katılacağı, kamuoyuna açık, şeffaf ve ciddi bir hazırlık sürecine ihtiyaç duyulmaktadır. Odamız da TMMOB’a bağlı konu ile ilgili diğer odalarla birlikte bu sürece elinden gelen katkıyı sunmaya hazırdır.”

ZMO İZMİR ŞUBESİ’NİN GÖRÜŞLERİ

1- Ülkemizde başta sebze-meyve alanında olmak üzere tarımda üretici örgütlenmesi son derece zayıftır. Böyle bir ortamda mevcut komisyonculuk faaliyetlerine son vererek yerine şirketleri koymak çözüm olamaz. 

2- Tüm ülkeye yayılmış durumdaki 175 hali kapatıp, sadece 30 hal üzerinden Türkiye’nin meyve-sebze ve diğer tarım ürünleri pazarını düzenlemek yeni bir takım olumsuzlukları da beraberinde getirebilecektir.  Gıdanın üretildiği noktadan tüketicinin sofrasına gelinceye kadar katettiği mesafe anlamına gelen gıda kilometresi hiç gereği yokken artacak, bu da tüketicinin ödediği fiyatlara olumsuz yansıyarak, fiyatların artmasına neden olacaktır.

3- Özellikle et ve süt gibi soğuk zinciri gerektiren ve soğuk zincirin ihmal edilmesi durumunda doğrudan gıda güvenliği ile ilgili sorunlar yaratacak ürünlerin hiçbir hazırlık yapılmadan hal kanunun kapsamına alınması halk sağlığı açısından da risklere neden olacaktır.

4- Tamamen kamusal bir hak olan gıdaya erişim hakkının en önemli halkalarından birisi olan hallerin yönetiminin ve işletilmesinin, temel önceliği karlılık olan şirketlere veya onların temsilcilerine devredilmesi düşünülemez. 

5- Üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla oluşturulan Hal Hakem Heyetleri, heyet içinde yer alan ilgili mühendis odasının heyetten çıkarılması değişikliği kabul edilemez.

6- Üretici birliklerinin şirket kurmasından bahisle bu şirketlerin de üretici birliği kabul edilmesine dair bir açıklama anlaşılır değildir. 

7-  5957 sayılı kanun gereği perakendecilerin sadece Organik Tarım Kanunu ve İyi Tarım Uygulamaları kapsamında üreticiden doğrudan ürün temin edebilmelerine izin verilmektedir. Zincir marketlere hal dışında doğrudan üreticiden ürün temin edebilme imkânı tanınmasıyla arza ve talebe bağlı olarak hallerde oluşması beklenen fiyatın belirleyicisi marketler olmaktadır. 

8- Gıda güvenliği konusu özellikle tüketimi yoğun olan yaş meyve sebze konusunda kritik önemdedir. Kalıntı analizlerine dayanan araştırma sonuçları endişe vericidir. Üretim aşamasında başlaması gereken kontrollerin belki de son noktası olması gereken hallerin bu konuda almaları gereken önlemler isteğe bırakılmamalı ve zorunlu kılınmalıdır. (TOPRAKLA GELEN) 


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Subscribe  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Nihat DELİBAŞITüm
Yazıları
Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
burcuesmerTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları
Erdim ERDURANTüm
Yazıları