KURU ÜZÜM HASADI SANCILI BAŞLADI

Toprakla Gelen 21 Ağustos 2018

Ege Bölgesi’nin geleneksel ihraç ürünleri arasında yer alan çekirdeksiz kuru üzümde hasat devam ediyor. Toprakla Gelen ekibi olarak yaptığımız tespitlerde Manisa ve ilçelerinde hasat hızlanırken geçtiğimiz günlerde yaşanan yağmurun ardından üreticide üzümler sergideyken yağmur yağar mı endişesi hakim. Kemalpaşa Ovası’nda ise hızlanan hasatta üreticinin en büyük sıkıntısı işçi bulmak…

Geçtiğimiz yıl 3.5- 4 liradan gerçekleşen açılış fiyatı ile üreticisini mutsuz eden kuru üzümde bu yıl döviz kurundaki yükselişin de etkisi ile 6.5- 7 lira dolayında. Kemalpaşa Ovası’nda hasat sonrası görüştüğümüz üretici Ercan Doğan, Toprakla Gelen’e yaptığı açıklamada, bu yıl verimden memnun olduğunu belirtirken, “En büyük beklenti, piyasa oluşmasından sonra meydana gelecek, oluşacak fiyat” diyor. Geçtiğimiz yıl kuru üzüm sezon başlangıç fiyatının beklentilerin altında olduğunu, daha sonra yükselen fiyatlardan ise üreticinin istifade edemediğini belirten Doğan, “Geçen sezon kuru üzüm başlangıç fiyatı 3.5- 4 lira dolayındaydı.  Daha sonra fiyat biraz yükseldi ama üreticinin elinde ürün kalmadı. Bu yıl daha beklentiye, umuda sahip üretici” dedi. Girdilerdeki artışa dikkat çeken, 3.5 lira olan mazotun litresinin şu an 6.25 lira olduğunu, gübre ve dikkatlerden kaçan tarım ilacı fiyatlarının yüzde 100’ü aşan ölçüde zamlandığını ifade eden Doğan, “Beklentimiz kuru üzüm fiyatının 6.5- 7 lira olması.  Gübre fiyatları dövize endeksli olduğu için çok yüksek. Tarım ilaçlarının fiyatları el yakıyor. Çiftçinin en büyük sorunu gübre, tarım ilaçları, mazot fiyatı ve işçi sıkıntısıdır. Bakın işçi ücretinin, maliyete etkisinden bahsetmiyorum.  Şu an tarımda çalışacak, üzüm kesecek işçi bulmakta zorlanıyor herkes” diye konuştu.

 

ÇİFTÇİLİK MESLEK OLARAK KABUL EDİLDİĞİNDE

İşçi sıkıntısında çözümün, tarımın, çiftçilik bir meslek olarak kabulü ile mümkün olduğuna dikkat çeken Doğan şöyle devam ediyor;  “Bakın tarım işçiliği zor demiyorum, tarımdan zor işçilikler var. Tarım işçiliği zor işçilik değildir. Sanayide yıllarca yöneticilik yaptım. Fabrikada 8 saat ter dökersin, bağda bahçede toplam çalıştığın 4-5 saattir. Ama bu iş küçümsendiği için toplum gözünde sen nesin? Tarım işçisisin, sen ne yapıyorsun, bağa çapaya gidiyorum, buğdaya gidiyorum… Hep küçümsendiği için gençler tarıma yönelmiyorlar. Bu çok ciddi bir sorun. Çözüm nasıl olur? Bir gün gelecek tarım, çiftçilik bir meslek haline geldiği anda bu sorun otomatik olarak çözülecektir. Bugün 100 kişiye sorun çiftçiyim demekten utanır, sıkılır, böyle bir dünya yok. Çiftçi yetiştirmezse, millet ne yiyecek, ne içecek? Atatürk boşuna dememiş, ‘Köylü milletin efendisidir’ diye…”

 


Yazara ait diğer yazılar:

Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Yorumunu Takip Et  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz