ÜRETİM KAYBI KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLE TELAFİ EDİLMELİ

Toprakla Gelen 07 Ocak 2019

TOPRAKLA GELEN, İzmir Ticaret Borsası Baklagiller Toptan Ticareti Meslek Komitesi toplantısına konuk oldu. Toplantıda bakliyat sektörünün dört temel ürününü oluşturan kuru fasulye, mercimek, nohut ve çeltik(pirinç) üretimi, satışı ve ticareti ele alınırken sezon beklentileri dile getirildi. 2019 üretim sezonunda başta küresel iklim değişikliği olmak üzere, artan girdi maliyetleri nedeniyle ekim alanlarında daralma, ekilebilir tarım arizilerinin şehirleşme, sanayileşme ve miras yoluyla azalması ve tarım nüfusunun yaşlanması gibi sebeplerle yüzde 30 civarında daralma görülebileceği uyarısı gündeme geldi. Komite üyeleri, üreticinin gelir kaybına karşı bakliyat ürünlerini tüketimini özendirecek haşlanmış kolay pişirim imkanı sağlayacak katma değerli ürünle telafi edilmesi çağrısında bulundu.

Baklagiller Toptan Ticareti Meslek Komitesi Başkanı Hasan Taşkend, İTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Baklagiller Toptan Ticareti Meslek Komite Üyesi Ercan Korkmaz, İTB Meclis Üyesi ve Baklagiller Toptan Ticareti Meslek Komite Üyesi Ömer Perşembe, İTB Meclis Üyesi ve Baklagiller Toptan Ticareti Meslek Komite Üyesi Tolga Uğurel’in katılımıyla İTB’de gerçekleşen buluşmada öncelikle kuru fasulye, nohut ve mercimekten oluşan 3 ana ürün grubu bazında dünya bakliyat üretiminin son 10 yılda yüzde 11 artarak 45 milyon tona ulaştığı, aynı dönemde ise dünya nüfusunun yüzde 31 aratarak 7.5 milyara dayandığı belirtilirken şehir hayatı ve değişen yaşam koşularının tüm dünyada insanları sağlıklı beslenmeye ilişkin bilinç oluşturma çabalarına karşın bakliyatın tüketim payının azaldığı vurgulandı.

TÜRKİYE’DE DURUM

Yıllar itibariyle Türkiye bakliyat üretimi dikkate alındığında dönemsel artış ve azalışların olduğu gözlenirken 1980- 2017 yılları karşılaştırıldığında üretimdeki artışın nüfus artışının gerisinde kaldığı tespitini yapan komite üyeleri, bu durumun tüketicinin tüketim alışkanlıklarının değişimine bağlı olduğuna dikkat çekti. Geçmişte esnaf ağırlıklı ve açıkta satışın yaygınken günümüzde marketler markaları ve ambalajlı ürünlerin talep aldığı, fiyatın ise tüketimi olumlu ya da olumsuz etkilemediği, bakliyat fiyatlarının tüketici için her dönem ekonomik olduğunun altı çizildi. Diğer tüketim ihtiyaçları dikkate alındığında bakliyatta semt pazarları ve esnaftan alışveriş yerine marketten alımların arttığı ayrıca bakliyat ticaretinde geçmişte Yenişehir Gıda Çarşısı gibi merkezlerin yerini Mersin, Gaziantep gibi üretim ve ithalat noktalarının aldığı vurgusu yapıldı.

SEZON 1 OCAK DEĞİL, 1 HAZİRANDA BAŞLAR

Öte yandan, kamuoyunda bakliyatla ilgili sezonun ocak ayından ocak ayına değil, 1 Haziran’dan takip eden senenin 1 Haziranına kadar olan 12 aylık süreyi kapsadığını belirten komite üyeleri 4 kıtada birden iklim değişikliğine bağlı kuraklık var. Avustralya başta olmak üzere ABD, Avrupa, Asya kuraklık tehlikesi altındaki kıtalar. Sadece Türkiye için değil, tüm dünyada iklim değişiyor. Bu noktada yapılması gereken teknolojiyi kullanıp, iklim değişikliğine karşı önlem alınması. Ayrıca Türkiye’ deki en büyük problemlerden biri de bakliyat ve hububat ürünlerinde katma değer olmaması. Bu ürünlere katma değer katarsak, örneğin nohutun haşlanarak kullanıma hazır hale getirilmesi, pirincin yine aynı şekilde kolay şekilde pişirilebilir hale getirilmesi gibi ürünlerimizi katma değerli ürünlere dönüştürmeliyiz. İçinden taşını toprağını aldık, 8- 10 milim diye ayırdık demekle olmuyor. İhracatta da ürüne katma değer katılıyor olması, hem ürünün hem ülkenin birkaç basamak yukarı çıkmasını sağlıyor” görüşünü dile getirdi.

ÜRETİM MERKEZLERİ DEĞİŞTİ

Dünyaca ünlü Türk kırmızı mercimeğinin halen talep gördüğünü, ancak Kanada’nın Türkiye’den aldığı tohum ve üretim bilgisiyle 1.2 milyon tonluk kırmızı mercimek ve 800 bin ton yeşil mercimek üretimine ulaştığını kaydeden komite üyeleri şunları söyledi: “Mercimekte, Dünyadaki en büyük üretici Kanada piyasayı belirliyor. Dünya ihtiyacının neredeyse tamamını karşılayabiliyor. Eskiden biz yapıyorduk bunları. Onlar bizden aldıkları tohumlarla geliştirdiler. Türk kırmızı mercimeğine ilgi var. daha kaliteli. ihraç edilebiliyor. İç pazarda tutulabiliyor. Fakat, kanada da üretimin bu kadar fazla olması, verimliliğin bu kadar fazla olmasından dolayı Türk mercimeğinin üretim ve kar marjı daha fazla açılamıyor. Fiyat, çiftçiyi memnun etmeyince, çiftçi toprağa küsüyor. Gençler tarımdan kopuyor. Yanı sıra bizdeki tarım alanları çok büyük olmadığı için, üretimdeki verim kayıpları ve maliyetler artıyor. Dünyada söz sahibi ülkelere baktığınız zaman onlar belli başlı kalemlerde tek başına üretim yapıyorlar. Örneğin Kanada mercimekte, Arjantin fasulyede, Meksika nohutta dünyada söz sahibi oldular.”

750 MİLYON TON BUĞDAY Dünyada 4 temel ürün yekün teşkil ediyor. Buğday, mısır, soya, çeltik. Dünyada 2018 yılı itibariyle 750 milyon ton buğday üretimi yapılırken, mısır üretimi 1 milyar ton oldu. Soya üretimi 370- 400 milyon tonu buldu. Pirinç üretimi ise 500 milyon ton oldu. Türkiye bakliyatta 5 milyon ton ithalat yaptı. Bunun 2 milyon tonunu mısır oluşturdu. Pirinç ithalatı 200 bin tonu bulurken buğday rekoltesi ise 18- 20 milyon ton arasında değişim gösteriyor.


1
Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
1 Comment authors
Enver Olgunsoy Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Enver Olgunsoy
Ziyaretçi
Enver Olgunsoy

Demek fasulye nohutta oldugu gibi bir zamanlar dunyada ünlü kırmizi mercimegi de kaybettik..Yazık..

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Nihat DELİBAŞITüm
Yazıları
Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
burcuesmerTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları
Erdim ERDURANTüm
Yazıları