ÜRETİCİNİN MALİYET, TÜCCARIN FİYAT, BANKALARIN FAİZ AÇMAZI…

Toprakla Gelen 04 Ekim 2018

Döviz kurunda yaşanan hareketlilik sonrası, A’ dan Z’ye herşey yeniden fiyatlandı. Tarım ürünlerinde tarla fiyatlar yeniden belirlendi. Hasat için tarlaya indiğinde tohumdan gübreye, akaryakıttan ilaca, sulamaya, kadar girdi maliyetleri artan üretici ne yapacağını bilemezken, aylar öncesinden bağlantı yapan ihracatçı ise iki arada bir derede kaldı. İhracatçıyı iki arada bir derede bırakan gelişme ise döviz kurundaki hareketlilik sonrası ticari kredi faizlerinin fahiş biçimde artması oldu. Bankaların yüzde 32 olarak ilan ettiği ihracat kredilerinde gerçek faiz oranı masraflar dahil edildiğinde yüzde 40’lara dayandı. İhracat kredilerindeki bu yükseliş, tarladan nihai tüketiciye kadar gelen süreçte birçok aşamadan geçen ve nakit dönüşü ayları bulan pamuk ve zeytin, zeytinyağı, salça, közlenmiş biber gibi ürünleri üreten, alan, satan, ihraç eden tüm iş sahiplerini olumsuz etkiledi.

Ağustos ayında 12.5 lirayı gören pamuk fiyatı 9. 40’a kadar geriledi. Bu fiyattan dahi işlem miktarının sınırlı kaldığı pamuğun ardından 423 bin ton rekolte açıklanan sofralık zeytinde fiyatlar dip yaptı. Geçtiğimiz yıl Akhisar’da 8 liradan alıcı bulan zeytinin kilosu bu yıl 5 liraya düşmesine rağmen alıcı bulamıyor. 20 kuruştan alım yapılan salçalık domateste ise fiyat önce 40, sonra 60, ardından 80 kuruşu en sonunda ise 1 lirayı gördü. 5 kiloluk salçanın Akhisardaki toptancılarda fiyatı 51 lira oldu. 2 liradan satılan kapya biberin kilogramı ise 5 lirayı buldu. Bu fiyatların marketlere, tüketiciye nasıl yansıyacağı belirsizliğini korurken maliyetlerdeki artışı alıcıya yansıtamayan ihracatçı da çareyi kapasiteleri düşürmekte buldu.

193 bin ton rekolte açıklanan zeytinyağında da durum belirsizliğini koruyor. Geçtiğimiz yıl 13 liradan işlem gören, şu an 17- 18 liradan alıcı bulan zeytinyağında yeni sezon ürünün piyasaya girmesi ile birlikte fiyatların nasıl bir tepki vereceği merakla bekleniyor.

ÜLKEMİZİN GELECEĞİNİ DÜŞÜNMELİYİZ

Ege Kuru Meyve ve Mamülleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, konjonktürden kaynaklanan risk payının bankalara yansıması ve bu yansımanın sonucu olarak ihracat kredi faizlerinde artış yaşandığını belirtti. Celep, “Bankaların kısa vadeli krediler için talep ettiği faiz oranları yüzde 11- 12’leri buluyor. Böyle bir ortamda bankalar, kurdaki artış nedeniyle döviz bazında eriyen limitleri artırmamaları bir yana, var olan kredi limitlerinin dahi tamamını kullandırmaktan imtina ediyorlar” dedi. Bu noktada bankaların uluslararası piyasalardan temin ettiği sendikasyon kredi miktarı ve faiz oranlarının önem kazandığına dikkat çeken Celep, “Geçmişte yüzde 60 seviyesindeki enflasyondan yüzde 9 enflasyona gelirken vurguladığımız en önemli konu istikrardı. Şu an bu konuda bir korku ve panik havası yaşanıyor. Ne olacak endişesi ise var olan sıkıntıyı artırıyor. Öncelikle yapılması gereken korku ve paniğin önüne geçecek önlemlerin hayata geçirilmesidir. Hem bankalar hem de reel sektör, hepimiz aynı gemideyiz. Bunu unutmadan tüm paydaşlar olarak adımlarımızı ülkemizin geleceğini düşünerek atmalı, günlük kaygılardan sıyrılıp uzun vadeli düşünmeliyiz” diye konuştu.


Yazara ait diğer yazılar:

Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Yorumunu Takip Et  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz