UMUDU KESME YURDUNDAN

Toprakla Gelen 15 Ekim 2018

Nihat DELİBAŞI

Toprakla Gelen olarak, Manisa merkez Şehzadeler Belediyesi’ne bağlı, Karaoğlanlı’nın ışık saçan kadınlarını anlatacağım sizlere…Gözlerinden ışık saçan kadınlarımızın umut veren öykünün kahramanları Münevver, Erdem, Fadime, Ayla…

Önce Köy- Koop Manisa Birliği Başkan Yardımcısı Erdem Kutlar’ın rehberliğinde yola çıkıyoruz. Aramıza Çobanisa’da Halk Eğitim’den usta öğretici Münevver Pala Hocamız katılıyor. Yol bizi önce Karaoğlanlı’da ismi gibi güzel Çınaraltı Ekmek Fırını’na götürüyor. Fırının işletmecisi Fadime Özcan, tatlı bir telaş içersinde… Düğün yemeği var. Ama bir tarafta da çok değer verdiği Münevver Hoca ile Erdem Abla gelmiş…Yanlarında da Toprakla Gelen ekibi…İmdadına oğlu yetişiyor. O fırınının başına geçerken, Fadime Hanım ile sohbete koyuluyoruz. Fırından yeni çıkmış buharı tüten ekmek ve çay eşliğinde…Sohbet güzel ama aklı düğün yemeğinde… Arada bir izin isteyip, hem fırına odun atıyor, hem de düğün yemeklerini kontrol ediyor…Köylük yer de hele bir de kadınsan öyle tek işle uğraşmak olur mu ya…

KEŞKE DAHA ÖNCE GELSEYDİM DİYORUM

Sözü uzatmadan Fadime Özcan’a bırakıyoruz…

“Çınaraltı Güzel Ekmek Fırını’nı kayınpederim işletiyordu. Bizde o arada Manisa’da fabrikada çalışıyorduk. Çoçuklarda küçüktü. Maddi manevi çok zorlanıyorduk. Eşimle konuştuk, baba mesleğine dönme kararı verdik. Bende çalışmak istiyorum dedim. Fırını, eşimle beraber devraldık. Şimdi ben işin başındayım. İşçiliğinden, fırının temizlenmesine her aşamasını öğrendim. Her şeyi yapıyorum.Oysa, 4 yıl önce bu kararı alırken, Karaoğlanlı’ya gelirken endişelerim vardı. Köy yerinde tutulur mu tutulmaz mı, kayınpederim köyden olmasına rağmen, sonuçta dışarıdan geldiğimiz için bizi yadırgarlar mı diye düşündüm. Bir de acaba başarabilir miyim düşüncesi vardı kafamda…Bugün baktığımda iyi ki gelmişim, keşke daha önce gelseydim diyorum. Çünkü kendi mesleğin gibi hiç bir şey yok.”

MARKASININ ARDINDAKİ ANLAM HERŞEYİ ANLATIYOR

Düğün yemeği telaşındaki Fadime Özcan’ın yanından ayrılıyor, Manisa’nın ilk kadın arı yetiştiricisi Ayla Sarı’nın evine yöneliyoruz. Çambel’den eşi Murat Sarı ile bal yüklü petekleri alıp köye yeni gelmişler…Sağıma başlamadan hikayesini dinlemek istiyoruz.

“Köyümüzün hemen yukarısında erik bahçemiz var. Orada verimi artırmak, polinasyon- tozlaşma için arıcılığa başladım. Tek bir kovanımız vardı. Bu arada Halk Eğitim Merkezi’nde arıcılık eğitimine katıldım, sertifikamı alarak kentimizin ilk kadın arı yetiştiricisi oldum. Kırsal kalkınma programının Genç Çiftçi Projesi’ne başvurdum. Oradan aldığım hibe desteği ile kovan sayımız 40 oldu. Şu an 73 kova çıktık. Bu işe başlarken başta eşim, kayınvalidem, dedemiz ve çocuklarım çok büyük destek verdiler. Çünkü arıcılık, gezdirmek istiyor. Kadın olarak desteğe ihtiyacı oluyor insanın. Yapamam endişem hiç olmadı. Endişem farklı bir konudaydı, arıyı çok seviyorum ama arı sokmasından çekiniyordum. Ben korkmayınca arılar da bana sarmadı. Bugün geldiğim noktada kadınların girişimci olmasını çok isterim. Öncelikle iyi bir gelir kaynağı. Moral olarak da çok olumlu etkiliyor. Markalaşmak istiyorum. AYSEFA olacak markamın adı…Can verdiği evlatlarının isimleri Selim ve Fatih’in isimlerinin yer aldığı markalaşma hayalini en kısa sürede gerçekleştirmesi dileğiyle dönüş yoluna koyuluyoruz…

YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR, ADIM ADIM İLERLİYORUZ

ERDEM KUTLAR- Köy Koop Manisa Birliği Başkan Yardımcısı

“Münevver Hocamın burada başlattığı kurs sayesinde Karaoğlanlı ile tanıştım. 70 yaşında da kursiyer vardı, 15- 16yaşında da…Hepsinin birbirine uyumu, saygısı çok hoşuma gittti. Ondan sonra kadına şiddet ile ilgili bir organizasyon yaptık. Önce, Salihli Çamur Hamamı, ardından İzmir Seferihisar tohum takas şenliğine gittik hep birlikte….Orada kadınların 10 yılda nereden nereye geldiklerini gözleriyle gördüler, dersler çıkardılar, fikirler edindiler. Burada kayınvalidelerin desteği de çok anlamlı oldu. Gelinim, kızım evde çocuk baksın demek yerine yediden yetmişe kadınlar birbirine destek oldu. Hedeflimiz hep birlikte Karaoğlanlı’yı bir cazibe merkezine dönüştürmek…”

HER EVE BİR IŞIK YAKALIM

MÜNEVVER PALA- Halk Eğitim Merkezi Usta Öğretici

“Halk eğitimde usta öğreticiyim. Biçki dikiş nakış gösteriyorum. Normalde tek bir dalda eğitim vermem lazım. Ama Karaoğlanlı’nın kadınları o kadar istekli, o kadar cevherler ki tek kurs değil, dikiş, geleneksel nakış da yapıyoruz. Eski Türk el işlerimizi, çarşıdan alarak değil, sandıklardan çıkardıklarımızı değerlendiriyoruz. Onlardaki başardım duygusunu görmek en büyük mutluluğum. Bugün tamam deyip bırakmıyorlar. Acaba daha ne yapabiliriz diyorlar. İşte onun için Erdem Ablamın dediği gibi bayanların önüne açmamız lazım. Kadınlarımızı eğitirsek, yetiştirirsek, erkeklerimizi de yetiştirmiş oluyoruz. Çünkü, erkek eğitilirse bir kişi, kadın eğitilirse gelecek bütün nesil eğitilir. Her eve de bir ışık yakılmış olur.”


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Yorumunu Takip Et  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz