TÜTÜN RAPORUNDA ÇARPICI SONUÇ: ÜRETİCİ CAN ÇEKİŞİYOR

Toprakla Gelen 06 Aralık 2018

Tütün Eksperleri Derneği, 2018 Tütün Raporu’nu yayınladı. Rapor, çok değil bundan 20 yıl önce onbinlerce ailenin geçimini sağladığı, fındık ve üzümün ardından ihracat rekortmeni üründeki çöküşü gözler önüne serdi. Türk Tütün üreticisi kilogramını 15. 16 TL’ye mal ettiği tütünü, 16.70 TL’ye satarken, eline işçilik yevmiyesi dışında bir şey geçmedi. Bin 500 kilogram olan hane başına üretim dikkate alındığında tütün üreticisinin toplam gelirinin de asgari geçim seviyesinin altında kaldığı görüldü. Rapor bir efsanenin sona erdiğini de rakamlarla ortaya koydu. Tütün ihracatçısı ülke Türkiye, tütün ithalatçısı oldu. Geçtiğimiz yıl 51.028 ton tütün ihracatına karşın 352.6 milyon dolar gelir elde eden Türkiye,  99 bin  773 ton tütün ithali karşılığında yabancı tütün üreticilerinin cebine 522. 7 milyon dolar aktardı. Bu tabla bir acı gerçeği daha ortaya çıkardı. 

Tütün Eksperleri Derneği Başkanı Servet Yaprak imzalı, 2018 yılı Tütün Raporu’nu yayınlandı. Her yıl tütün sektörü ile ilgili uğraş verenlerin merakla beklediği raporda çarpıcı sonuçlar yer aldı. Türkiye’de yetiştirilen oryantal tütünlerin, dünya piyasalarında uzun yıllar boyunca gördüğü yüksek talep sayesinde “Türk Tütünü” ismi ile anılmaya başladığının vurgulandığı raporda tütün ve tütün mamullerinin, toplanan vergilerdeki payının yüksekliği, ihracatta diğer birçok tarım ürününe olan üstünlüğü ve ilgilendirdiği büyük sayıdaki üretici ve tüketici kitlesi nedeni ile geçmişten bu yana üretimi, alım ve satımı, özel kanunlarla düzenlendiği saptamaları yer aldı. Sorunlara dikkat çekilen raporda çözüm önerileri de unutulmadı.  

15 GÜNDE 15 YASA İLE DEĞİŞEN HAYATLAR 

Tütünde ortaya çıkan acı tablo, 15 günde 15 yasa olarak adlandırılan yasalardan biri olarak 2002 yılında çıkarılan “1177 sayılı Tütün ve Tütün Tekeli Kanunu” nun yerine kabul edilen 4733 Sayılı Tütün Yasası ile başladı. Yasa ile destekleme alımlarına son verilirken, konan sözleşmeli üretim modeli ile tütün üretimi miktarında ve üretici sayısında ciddi düşüşler baş gösterdi.  Yurt genelinde 56 bin sözleşmeli üreticiden 82 bin 500, sözleşmesiz üretim kapsamında ise 11 bin ton olmak üzere toplam 93. 5 bin ton tütün üretimi gerçekleştirildi. 2002 yılında üretici sayısı 405 bin, tütün üretimi ise 159 bin 521 tondu. Aradan geçen 15 yılda üretici sayısı yüzde 86, üretim miktarı ise yüzde 48 düştü. 

DURUMUN VEHAMETİNİ ORTAYA KOYDU 

Ege ve Karadeniz Bölgesi’nde tütün üreticilerinin yaş ortalaması 48 yaş civarına yükselirken raporun ortaya koyduğu en önemli sonuç 2018’de Ege Bölgesinde satılan tütünün kilogram maliyeti ortalama 15. 16 TL olarak gerçekleştiği, üreticinin bu tütünün kilogramını 16. 70 TL fiyatla sattığı oldu.  Bu rakamlar ışığında tütün üreticisinin eline kendi işçilik yevmiyesi dışında bir şey geçmediği ve hane başına yıllık üretimin bin 500 kg olduğu dikkate alındığında, gelirinin asgari geçim seviyesinin çok altında olduğu görüldü. Alım fiyatındaki yıllık artış üretim girdilerindeki artışın gerisinde kalırken ürün kalitesinin de fiyatlandırmada belirleyici olması ile 2018 yılında üreticinin ortalama satış fiyatı bir önceki yılın altında kaldı. Üreticinin para kazanmadan karın tokluğuna üretime devam ettiğini koyan raporun bir diğer önemli saptama ise genç neslin tütün üretiminden kopuşu oldu. 

TÜTÜN İHRAÇ EDEN DEĞİL İTHAL EDEN ÜLKE

Tütün Raporu, ülkemizin geleneksel ihraç ürünleri efsanesinin de yıkılışını gözler önüne serdi. Zira, rapor ülkemizde 2017 yılında 51 bin 28 ton tütünün, 352. 6 milyon dolar karşılığı ihraç edildiğini ortaya koyarken tütün ithalatının,  99 bin 773 tona ulaştığını, bu ithalat karşılığı yabancı ülke tütün üreticilerine cebine giren paranın ise 522.7 milyon dolara ulaştığını gözler önüne serdi.  Bir efsane yıkıldı. Fındık ve üzümden sonra ülkemizin en önemli tarımsal ihraç ürünü olan tütün, ithalat karşısında üstünlüğünü yitirdi. 

SÖZLEŞMESİZ TÜTÜN ÜRETİMİ BÜYÜK KAYBA NEDEN OLUYOR 

TEKEL’in tütün piyasalarından çekilmesinin doğurduğu çarpıcı sonuçlar ise raporda şu ifadelerle yer aldı: “Sigara fabrikalarının satılması neticesinde piyasaya tümüyle hakim olan çokuluslu şirketlerin, tamamen yerli tütünden imal edilen sigaraları piyasaya yeterince sunmamaları sonucu yurt içinde satılan sigaralarda yerli tütün kullanımı en alt seviyeye inmiştir. Bunun sonucunda özellikle Akdeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine olan talebin kısıtlanması ile tütün üreticileri sözleşme yapacak firma bulamamıştır. Ancak özellikle 2010 yılından sonra tütün mamulleri üzerinde artan vergi oranları, tüketicinin ucuz ürüne yönelmesi “Sarmalık Kıyılmış Tütün” olarak nitelenen piyasanın büyümesine neden olmuştur. Bu piyasa özellikle TEKEL in piyasadan çekilmesi ile boşlukta kalmış bulunan tütün üreticilerine yeniden bir alternatif sunmuştur. Sarmalık Kıyılmış olarak tüketilmek üzere yaklaşık 20-25 bin ton tütün üretiminin olduğu tahmin edilmektedir. Bu rakamın 2018 yılında 11 bin tonu kayıtlara geçmiştir. Hali hazırda sarmalık kıyılmış tütün piyasası zaten zirve yapmış ve kontrolsüz durumdadır. Var olan piyasayı yasal zemine çekmek gerçekçi bir yaklaşım olacaktır. Yurt içinde üretilen ve Sarmalık kıyılmış tütünün doldurulması ile tüketilen Makaron (boş sigara tüpü) üretim rakamları, resmi veri elde edemediğimiz bu sahada ki üretim ve tüketim rakamlarına ilişkin bir dayanak oluşturmaktadır. 2016 yılında yurt içinde satışa arz edilen 18 milyar adet makarona karşılık bu rakam 2017 yılında yarı yarıya bir artışla 27 milyar adete yükselmiştir. Üretilecek yeni politikalar ile önemli sayıda bu tütün üreticisinin kendi topraklarında yetiştirdiği ürünü tütün, kaçak olmaktan çıkarılmalıdır. Yasal zeminde üretimin ve satışın önü açılmalıdır. Üreticilerin veya yerli yatırımcının yüksek maliyetli yatırım gerektiren tesisler yerine yerli makine sanayicisinin ürettiği makinalar ile daha düşük yatırım gerektiren tesislerin de yasal üretim izni alınabilmesi sağlanmalıdır. Bu konuda özellikle Torba yasa sonrası üretici kooperatifleri ve tesislere ilişkin, çıkarılması beklenen düzenlemeler biran önce hayata geçirilmelidir.”

SORUNLARA KARŞI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Raporun öneriler bölümünde ise şu tesbitler yer aldı:

Tütün üreticileri yurt genelinde 100 bin üretici ailesini temsil eder. Ancak özellikle son yıllarda bu kesim unutulmuştur. Neredeyse tütünün tarımsal ürün olarak dahi görülmemesi yüksek ihracat kabiliyeti olan bir ürünün üreticileri ve ülkemiz için kabul edilebilir bir durum değildir. Tütün üretimi, Bakanlığımızın Milli Tarım Projesi ile yeniden tanımladığı Tarımsal Havzalar içerisine alınmalı ve desteklemelerden faydalanmalıdır.

Genellikle yüksek gelir grubu tarafından tarafından tüketilen ve önemli bir kısmı ithal edilen puro, sigarillo gibi ürünlere yüzde 40 Nisbi ÖTV uygulanırken, dünyanın her yerinde gelir seviyesi düşük kesimlerce üretilen ve tüketilen sarmalık tütünlere yüzde 63 Nisbi ÖTV uygulanmaktadır. Tek başına içilebilen yerli ve soslanmamış Sarmalık kıyılmış tütünde ÖTV yüzde 35 bandına çekilmeli, Avrupa’da ki örnekler dikkate alınmalıdır.

4733 sayılı yasanın Tütün Mamulü Üretim Tesisleri kurulumunu düzenleyen 6. Maddesinde ki hükümler çok yüksek yatırım miktarı ve zorlayıcı koşulları nedeni ile yerli üreticinin bu alana girişine engel olmaktadır. Bu maddeler esnetilmeli, yerli sanayicinin yerli tütünden sigara üretimine olanak sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir, ülkemiz tütüncülüğünün önünü tıkayan en önemli maddelerden biri bu düzenlemedir.

Tütün fonu, Türk tütününü koruyacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.

Ülkemizde örgütsüz ve sahipsiz durumda bulunana tütün üreticilerinin örgütlenebilmesi için çaba sarf edilmesi gerekmektedir.

Türkiye sigara tüketim miktarında dünyanın ilk on pazarından biridir. Bu nedenle Türkiye’de tütün mamulü üreten firmalara Pazar payları oranında belli bir miktar yaprak tütünü ülkemizden satın alma zorunluluğu getirilmelidir. Türkiye’de üretilmiş tütüne alım zorunluluğu getirilmesi, her yıl belli bir miktar tütün üretimini ve satışını garanti edecektir. Bu model ile yurt dışı kaynaklı sipariş dalgalanmaları ve üretici aleyhine gelişecek fiyatlandırmaların önüne geçilecektir.

Tütün ve tütün mamulleri sektöründe tasarruf yetkisi, Tarım ve Orman Bakanlığımıza geçmiş durumdadır. Toplumumuzu tütün mamullerinin tüketiminin zararlarından koruma çalışmaları devam etmeli, aynı zamanda, Bakanlığımızın üretimi ve ihracat boyutları ile ülkemizin önemli bir kesimini ilgilendiren tütün ile ilgili bir “Milli Tütün Politikasını” ortaya koyması gerekmektedir.

 


2
Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
1 Comment threads
1 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
2 Comment authors
Nihat cetinSerkan karakuş Recent comment authors
  Yorumunu Takip Et  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Serkan karakuş
Ziyaretçi
Serkan karakuş

Ben bir tütün üreticisi olarak çok vahim bir durumdayız ben Amasya gümüshacikoyden selamlar.

Nihat cetin
Ziyaretçi
Nihat cetin

Ben usak esme sehitli koyunden nihat bende tutun ekimi ile ugrasiyorum ama il sonu geldigi zaman elmize bir sey gecmiyor gelecek yilin avansi ile gelecek yili geciriyoruz anlayacaginiz borcu borcla donduruyoruz

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları