TÜTÜN DOSYASI

Sinan Doğan 15 Ağustos 2018

EGE’NİN SON TÜTÜNCÜLERİ

Sinan Doğan

Fotoğraflar: Sema Doğan

Kendimi bildim bileli tütüncüyüz. Çocukluğum tütün tarlalarında geçti. Şu an bir avuç tütüncü aile kaldı köyde. Gençler köyü bırakıp şehre gidiyor. Neden? Tütün işiyle sigortasını ödeyecek parayı kazanamıyor. 10 sene sonra bu köyde tütün ekecek insan bulamazsınız” diyor, Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Hacıhıdır Mahallesi’nde tütüncülükle geçimini sağlayan Gaffur Özkan.

Bir zamanlar yüzbinlerce tütün üreticisinin olduğu Ege’de artık parmakla gösterilen tütüncü köylerinden birinde, bir avuç tütün üreticisi arasında yer alan Gaffur Özkan ve Fatih Peker ile sohbet ediyoruz köy kahvesinde.

60 yaşındaki Gaffur Özkan, gece 4 saat tütün kırmış. Yorgunluğu ve uykusuzluğu yüzünden belli. Sohbet dönüp dolaşıyor hep o “geçmişteki güzel günlere” dönüyor. Anlaşılan o ki tütünün bu topraklarda geleceği yok oluyor.  Anlatılanlar hep geçmişe dair. Nitekim Salihli’den yola çıkıp bağları geride bıraktıktan sonra 30 kilometre boyunca tütüne rastlayamıyoruz. Kır ve yamaç araziler yakın zamanda dikilmiş zeytin ağaçları ile kaplı. TEKEL aracılığıyla yapılan destekleme alımları döneminde taban araziye kadar inen, dağı ovayı kaplayan bu “yoksul toprakların zengin ürünü”, kimi bölgelerde zeytin kimi bölgelerde şaraplık üzüm, kimi bölgelerde çilek, su imkânı olan yerlerde mısır tarafından kovulmuş, birkaç köyde küçük bir arazi parçasına kadar çekilmiş durumda.

Tütün üreticisi Gaffur Özkan, Ege’nin en kaliteli tütünlerinin yetiştiği bölgede, kimin tütün yetiştirdiğini isim isim biliyor: “Hacıhıdır, Poyraz, Gökeyüp, Kale’de tütün var. Buralar hep A-grad tütün yetişen yerlerdi. 70’li yıllardan 90’lı yılların sonuna kadar bir ton tütün işlediğin zaman tüm masrafını karşıladıktan, borcunu ödedikten sonra bir yıl harcayacak para kalırdı köylüye. Tekel’in alım yaptığı zamanlarda tütün baş fiyatı büyük rakı fiyatını takip ederdi. Ama şimdi nerede. Özel sektörün verdiği fiyat 15-20 lira arası. Mazotun fiyatı 5 liranın üstünde. Ben 10 dönüm tütün yetiştiriyorum. 950 ile 1100 kilo arası tütün alıyorum. Bir ton tütün 18 bin lira, bunun 6-7 bin lirası masraf”.

Hacıhıdır’da bugün resmi rakamlara göre 268 kişi yaşıyor. Köyün ilkokulu yıllar olmuş kapanalı. Köyde yaşayan 20’ye yakın çocuk, eğitim için kilometrelerce ötedeki Poyraz köyüne gidiyor. Bakımsızlıktan yıkılacakmış gibi duran cumbalı evler, köyün geçmişteki zenginliğine dair bir alamet. İki ortakçısıyla yaklaşık 100 dönümde tütüncülük yapan üretici Fatih Peker, “Yakın zamana kadar köyde seçmen sayısı 400’e yaklaşıyordu. Tütün dikiminde 100-110 amele çalışıyordu. Simav’dan, Kula’dan amele yatılı geliyordu. 10-15 ortakçı vardı. Eskiden göç alıyorduk, ama şimdi göç veriyoruz” diyor.

Hacıhıdırlı tütün üreticileri, bugün Anadolu’da geleceği belirsiz hale gelen tütün üretiminden henüz vazgeçmeyen yaklaşık 50 bin üretici arasında yer alıyor. Tütünün,  köylünün kendi tütününü “kaçırırken” kurşunlar altında can verdiği Reji döneminden Cumhuriyetin “öz evladı” haline geldiği zamana, kırsal kesimi oy deposu olarak gören iktidarların verdiği desteklerle dağı bayırı tütünün kapladığı 90’lı yıllara, IMF’nin dayatmalarıyla Tekel’in kapısına kilit vurulduğu 2000’li yıllara kadar hem ihtişamlı hem acı günleri olmuş.

TÜTÜN ZAMANI DÜĞÜN ZAMANI DEĞİL ARTIK!

İlk defa 1940’lı yıllarda devlet tarafından destekleme kapsamına alınan tütün, 1960’lı yıllardan 2001 ürün alım sezonuna kadar Tekel tarafından destekleme alımları ile desteklendi. Menderes döneminde Necati Cumalı’nın Urla’da geçen romanlarında olduğu gibi tütünün acı yılları da oldu, “tütün zamanı düğün zamanı” denilen günler de geldi. Üretim miktarını ve fiyatın yönünü hep destekleme alımları belirledi.

Azgelişmiş ülkelere neo-liberal politikaların dayatılmasıyla, Turgut Özal’ın Başbakan olduğu 1984 yılında sigara ithalatı serbest bırakıldı. İki yıl sonra da sigara üretiminde devlet tekeli kaldırıldı. Bunu 1989’da tütün ithalatının serbest bırakılması izledi. Yine Özal’ın izni ile hazırlıkları tamamlanan özel sigara fabrikaları 1992’de üretime başladı. Türk halkının Amerikan harmanlı sigaralara alışması çok uzun zaman almadı.

1990’lı yıllar oy kaygısıyla hareket eden iktidarların iyi fiyat vermesiyle Anadolu’da “tütün patlaması” yaşandı. Üretici sayısı yarım milyonun üzerine, tütün üretimi 300 milyon kiloya kadar çıkarken, Tekel’in kalitesine bakmaksızın almak zorunda kaldığı tütün depolara sığmadı. Yeni depolar kiralandı. O dönem “tütün yakmak” deyimi gazetelerin manşetini süslemeye başlamıştı. İktidar köylüyü yakmak yerine Tekel’in depolarındaki kalitesiz tütünü yaktı. Birkaç yıl uygulanan kota sistemi de üretim miktarını düşürmeye yetmedi.

2001 krizinden sonra jet hızıyla çıkarılan Tütün Yasası ise bu sefer tütünün yanı sıra üreticiyi de yaktı. Destekleme alımları sona erdi. Piyasa tüccarın insafına bırakıldı. Sözleşmeli üretim modeli Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da tütüncülüğü bitirdi. Ege ve Karadeniz’de sınırlı alanda üretim yapılırken, üretici sayısı 50 bine, tütün üretim miktarı ise 45 milyon kiloya kadar geriledi.

2008’de Tekel sigara fabrikalarının özelleştirilmesi sonucu sigaraların harmanlarında Türk tütünü miktarı hızla geriledi. Bugün Türkiye’de üretilen sigaralarda yerli tütün oranı yüzde 13’ün altına gerilemiş durumda. Oysa 15 yıl önce sigara harmanlarında Türk tütününün miktarı yüzde 48’e kadar çıkıyordu. 2017 yılı rakamlarına göre ülkemizde üretilen sigaralarda 12 milyon kilo yerli tütün kullanılırken, ithal tütün miktarı 100 milyon kilograma yaklaşıyor. Ancak tütün üretimi belli bir rakamda durdu. Gerileme yerini yükselişe bıraktı. Peki ne oldu da Türk tütünü üretimi, belli bir miktarın altına geriledikten sonra yeniden yükselişe geçti? Bunun yanıtı tüccar ve ihracatçının attığı adımlarda.


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Yorumunu Takip Et  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları