TÜTÜN DOSYASI IV- DOĞU’DA KIYILAN ÜRETİCİDEN KIYILMIŞ TÜTÜNE

Sinan Doğan 31 Ağustos 2018

 

 

Sinan DOĞAN

Fotoğraflar: Sema DOĞAN

 

Kız saçı” demiş zeybekler,

   Su içmez her damardan,

   Yerini kolay beğenmez,

   Üşür

   Naz eder,

   Darılır

   İki parmak arasında kıyılmış,

   Bir parçası var kalbimin

   İncecik, ak kağıtlara sarılır”

diyor Ahmet Arif o güzelim dizelerinde.

Tütün Yasası ile tütün üreticisi sahipsiz kaldı. Harmanların vazgeçilmezi olan Ege tütününü yetiştiren üreticisi her ne kadar para kazanamadıysa da, ürettiği tütünü satabildi. Oysa Adıyaman, Bitlis, Muş, Hatay gibi yörelerde Tekel devreden çıkınca tütünü alacak kimse kalmadı. Zaten terörden dolayı mağdur olan yöre halkı için bu büyük bir yıkım oldu.

Tütün sadece bir tarım ürünü değil. Tütün ve nihai mamulü sigaranın vergi ve sağlık boyutu da var. Devletin sigaraya yönelik vergileriyle beraber bölgede zaten var olan geleneksel sarmalık kıyılmış tütün talebi bir anda patlama yaptı.

Sigaradaki fiyat artışının sarmalık kıyılmış tütüne talebi artırdığına dikkat çeken Tütün Eksperleri Derneği Başkanı Servet Yaprak, “Yaklaşık 3-5 milyon kilodan 15 milyon kiloya, geçen yıl de 20-25 milyon kilo seviyelerine ulaşan bir üretim oldu. Bu aynı zamanda kayıtdışı bir piyasa. Üretici üretiyor, alıcılara satıyor. Adıyaman ve Urfa’da yerli kıyım atölyelerinin sayısı bir hayli arttı. Dolayısıyla kayıtdışı piyasanın hacmi oldukça büyüdü” diyor.

Kayıt dışı sarmalık kıyılmış pazarı önceki yıllarda tütün miktarı azalınca Karadeniz’deki sözleşmeli tütün piyasasını önemli oranda etkiledi. Bu işi yapanların Karadeniz’e kadar geldiğini belirten Yaprak, “Tüccarın sözleşme yaptığı tütünleri aldılar. Fiyat 25 liraya kadar çıktı. Tüccar üreticiye avans veriyor, ihracat siparişlerini yerine getirmeye çalışıyor. Ama birileri gelip haksız rekabet içinde o tütünleri alıp götürüyor. Bölgedeki iki milyon kilo tütünün bu şekilde alındığı düşünülüyor” şeklinde anlatıyor bu durumu.

Çözüm nedir? 24 Haziran seçimleri öncesi Adıyaman mitinginde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tütünün ticaretine yörede kurulacak kooperatifler vasıtasıyla izin verileceğini açıkladı. Kısa süre önce çıkan torba yasaya üretici kooperatifleri de girdi.

Servet Yaprak, kaçak sigara ve sarmalık kıyılmış tütün piyasasının yasal piyasanın yüzde 35’i olduğunu tahmin ettiklerini söylüyor ve sarmalık kıyılmış tütün piyasasının kayıt altına alınması için şunları öneriyor: “Bugün ülkemizde sarmalık kıyılmış tütün içen bir kitle oluştu. Bu ürünün ticareti de üretimi de sıkıntılı. Devlet buradan vergi alamıyor. Geleneksel sarmalık kıyılmış tütün bu ülkenin değeri. Üreticisi de var tüketicisi de. Devlet büyük firmalarla rekabet ettirmeden bu ürüne yönelik bir vergi politikası uygulamalı. Kooperatifler vasıtasıyla da sözleşmesiz üretim kayıt altına alınmalı. Kıyılmış tütün işlemek isteyen üretici kooperatiflerine teknik ve finansal destek verilmeli. Böylece hem üreten hem ticaretini yapan rahatlar. Devlet vergisini alır. Biz bu modeli aynı zamanda bir kırsal kalkınma modeli olarak görüyoruz.”

Yaprak, sadece Doğu ve Güneydoğu’da değil Ege Bölgesi’nde de kooperatifleşmenin şart olduğunu, böylece üreticinin pazarlık gücünün artabileceğini belirtiyor.

İZMİR LİMANI’NA ANGUS GELMİŞ!

Tütünle ilgili yazıya son noktayı koyarken, bir haber ilişiyor gözüme. İzmir Alsancak Limanı’na 6 bin 549 adet Angus cinsi inek getirilmiş. Bu hayvanlar Güney Amerika’dan zahmetli ve eziyet içindeki yolculuktan sonra kamyonlara yüklenip besiye çekilmek üzere Ege’nin kasabalarına ve çiftliklerine dağıtılacak. Son yıllarda canlı hayvan ve et ithalatı rekor kırdı. Yerli üretim neredeyse yok edildi.

Nisan sonu, mayıs başında dikilen tütün ağustos sonuna kadar kırılıyor. Üretici kırdığı tütünü serada bir hafta kurutuyor. Yağmur ve çiğden etkilenmemesi için artık açık alanda tezgâhta değil serada kurutuluyor tütün. Seradan sonra evlerin bitişiğinde ya da altındaki mağazalarda istife alınıyor. Sonra kolileme ve tulumbayla su verip tavlama yapılıyor. Ürün kutuya girene yani tüccar 2019 başında alana kadar üreticiye emanet.

Hacıhıdırlı üreticiler Gaffur Özkan ve Fatih Peker ile kahvedeki köylülerle vedalaşıp yola koyuluyoruz. Yanından geçtiğimiz tütün tarlasında hummalı bir çalışma devam ediyor. Kırılan ve kurutulan tütünler istiflenmek üzere traktörlerle köye taşınıyor.

Sadece tütün mü Anadolu topraklarında geleceği belirsiz hale gelen? Bir zamanlar şehir nüfusunu besleyen, birer küçük üretim üssü olan köy ve kasabalar yok artık. Köyleri kasabaları hazır gıda satan bakkallar ve marketler kuşatmış. Ege’nin bu kıraç toprakları gibi “zengin bir üretici” olmaktan çıkmış, “yoksul tüketici” olarak yaşamaya çalışıyor.

 


Yazara ait diğer yazılar:

Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Yorumunu Takip Et  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz