TARIMDA MALİYET- FİYAT KRİZİNE ÇÖZÜM: AGROEKOLOJİK TARIM

Toprakla Gelen 17 Mayıs 2019

Nihat DELİBAŞI 

Tarımla uğraşmak hiç bu kadar zor olmamıştı. Çiftçinin mazottan, sulamaya, ilaçtan gübre ve işçiliğe kadar maliyetleri sürekli artıyor. Bankalar kredi musluklarını kısarken, piyasadaki nakit sıkışıklığı yaşanan tüm bu gelişmelerin üzerine tuz biber ekiyor. Sorunun ülkemize özgü olmadığını ve evrensel bir problemle karşı karşıya olduğumuzu vurgulayan Tarım Ekonomisi Derneği Prof. Dr. Tayfun Özkaya, çözümünde evrensel olması gerektiğine dikkat çekerek, “Agroekolojik bir tarıma geçmek gerekiyor. Yani, endürstriyel tırnak içinde modern denilen girdileri kullanmayan ya da daha az kullanan bir tarım sistemine geçişi sağlamak gerekiyor” dedi.

TOPRAKLA GELEN’e konuşan Prof. Dr. Özkaya, “Çiftçiler evrensel bir problemle karşı karşıya. Özellikle 1980’den bu yana çiftçilerin girdilere ödedikleri fiyatlar çok hızlı artıyor. Kimyasal gübre, tarım ilacı, mazot, yem ve bunun gibi şeylerin fiyatları sürekli artarken buna karşılık sattıkları ürünlerden çiftçilerin eline geçen fiyatlar ya daha düşük ya aynı kalıyor. Hatta bazen daha aşağı düşüyor. Dolayısıyla ürettiği fiyatlarla elde ettiği fiyatlar arasında bir makas var. Bu makas 1980’den bu yana ama özellikle 200’li yıllara gelindikten sonra daralıyor. Bazı yıllar fiyatlar çok aşırı düştüğü zaman çiftçiler zarar ediyorlar. Türkiye’de de çok ciddi bir şekilde çiftçiler bunları yaşıyor. Yem fiyatları yüzde 60 artarken, süt fiyatları yüzde 10 artıyor. Buna karşı çare nasıl bulunabilir dediğimizde ise çare yine evrensel olmak zorunda” diye konuştu.

SORUN VAR, ÇÖZÜM DE VAR

Çözümü agroekolojik tarıma geçmek olarak açıklayan Özkaya, şöyle devam etti, “Yani, bu endüstriyel tırnak içinde modern denilen girdileri kullanmayan ya da az kullanan bir tarım sistemine doğru geçiş yapılabilir. Tarım ilaçları yerine kültürel tedbirler, ev yapımı ilaçlar ve ya dayanıklı çeşitler tercih edilebilir. Gübre yerine yeşil gübre, ara tarım, münavebe, komposto, kırmızı solucan gübresi gündeme getirilebilir. Mazot maliyetini azaltmak içinse, azaltılmış toprak işleme ve ya hiç toprak işlemeden anıza ekim yapılabilir. Bahçeler, meyve bahçeleri için ağaçların altını sürmekten vazgeçmek gibi tekniklere yani agroekolojik tekniklere geçtiğimiz takdirde çiftçi bu maliyetlerden kurtulmuş olacaktır.”

GELİRİ ARTIRMANIN YOLU

Özkaya, agroekolojik tarımı uygulamanın yanı sıra çiftçinin eline geçen parayı artırmak içinse çiftçilerin ürünlerini süpermarket ve ya tüccara satmak yerine gıda gruplarına, tüketim kooperatiflerine yönelmesi önesirinde bulundu. Özkaya, “Çiftçinin eline geçen fiyatlar konusunda ise şöyle bir şey söylenebilir. Çiftçiler ürünlerini süpermarketlere, tüccarlara satmak yerine, gıda gruplarına, tüketim kooperatiflerine vermek, internet üzerinden satmak ya da köylü pazarları kurmak gibi yollarla doğrudan tüketiciye satarlarsa o zaman daha yüksek fiyatlar ellerine geçer. O zaman bu makası iki yana doğru açmış olurlar. Bir çözüm olması gerekir. Bunları söylemek kolaydır ama hayata geçirmek o kadar kolay olmayabilir. Uğraşmak gerekecek. Yani çiftçiler eğer mücadele ederlerse yeni teknikleri benimseyerek, örgütlenip, kooperatifler kurarak, gıda grupları ve tüketim kooperatifleri ile temas ederek bunları hayata geçirebilirler” diye konuştu.


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Subscribe  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Nihat DELİBAŞITüm
Yazıları
Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
burcuesmerTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Erdim ERDURANTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları