TARIM SEKTÖRÜNE ÖZEL DESTEK VERİYORUZ

Toprakla Gelen 11 Ocak 2019

Adnan YILDIRIM

Türk Eximbank Genel Müdürü

Türkiye ekonomisinin dünden bugüne geldiği durumu incelerken tarım sektörünü mutlaka doğru açıdan değerlendirmeliyiz. Bunun için önce ekonomimizin tohumlarının atıldığı döneme dönüp bakmalıyız. Cumhuriyet’in ilk yıllarında ekonominin neredeyse yarısını oluşturan tarım sektörü, ülkemizin kalkınmasında ve bugünlere gelmesinde çok önemli bir yere sahip olmakla birlikte sanayi sektörü için gerekli sermayeyi sağlayan stratejik bir sektördü. Hem sanayiyi hem insanları, yani tüm ekonomiyi “besleyen” tarım sektörünün Türkiye ekonomisinin temelinde derin izleri var.

Bugün tarım sektörünün öneminin yeniden anlaşılmaya başlandığı bir dönem içerisindeyiz. Ekonomideki payı azalsa da tarım sektörünün stratejik niteliği hiç azalmadı. Gelişmiş ülkelerin tarıma yönelik özel politikalar geliştirmesi bu durumu doğruluyor. Türkiye de son dönemdeki özel destekler ve teşviklerle tarıma verdiği önemi artırma gayreti içerisinde yer alıyor. Tarım özel olarak desteklenmesi gereken bir sektör olduğunu biliyoruz. Neden? Çünkü tarım işi zahmetli bir iş, riskleri ve belirsizlikleri olan zor bir iş. Bu zahmeti göze alamayan insanlar daha kesin, risksiz, sonuçta ne olacağı belli olan işlere yoğunlaşıyor. Sektörün riskleri ve belirsizliği ilgiyi azaltıyor. Bu durum sektörün daha fazla ve özel bir desteğe ihtiyacı olduğunu gösteriyor.

SEKTÖREL DAĞILIM DİKKATE ALINDIĞINDA

Biz de Türk Eximbank olarak tarımı daha fazla ve özel olarak desteklenmesi gereken bir sektör olarak görüyoruz. Bankamız bilindiği üzere ihracatçılarımızın finansman ihtiyaçlarına yönelik çalışan bir ihracat destek kuruluşu. Tüm sektörlere verdiğimiz destek gibi tarım sektörünü de destekliyor, tarımsal ürün ihracatının artırılmasına katkıda bulunuyoruz. Bankamızın desteklerinin sektörel dağılımına göre “gıda, tarım ve hayvancılık sektörü” yüzde 11 pay alıyor. Biz tarıma yönelik desteklerimizi artırmak için sektörün ihtiyaçlarını inceleyerek özel çözümler üzerinde çalıştık. Çalışmamızda şunu gördük: Tarımsal üretim mevsimsel faktörlerden etkilenmesi bakımından oldukça hassas. Bununla beraber üretimin belli dönemlerde yoğunlaşması tarım sektörünün dönemsel niteliğini öne çıkarıyor. Yani belirli dönemlerde üretimin yoğunlaştığı, mevsimlerin etkili olduğu bir sektörden bahsediyoruz. Dolayısıyla finansman ihtiyaçları hasat dönemlerine ve mevsimsellere göre şekilleniyor.

MEVSİMSEL DESTEK KREDİ DESTEK PROGRAMI

Çalışmamızın sonucunda yeni destek programımızı devreye aldık. Sektörde özellikle mevsimsel alımlar ve alım dönemleri itibarıyla finansmana ihtiyacın yoğun olduğu dönemler için geliştirdiğimiz “mevsimsel kredi destek programını” Kasım ayında diğer destek programlarımız arasına ekledik. Pamuk, incir, üzüm, zeytin, fındık, kayısı, tütün ve diğer tarım ürünleri ihracatı yapan firmalarımıza desteğimizi artıracak, 2018 yılsonuna kadar olan 2 aylık dönemde 200 milyon dolar ilave kredi desteği vereceğiz. Tarım ürünleri ihracatçılarının Türk Eximbank’tan kredi taleplerine ihracat dönemlerinden önce ve ihracat dönemlerinde öncelik vererek sektöre yönelik kredilerin toplam krediler içindeki payını artıracağız. Mevsimsel kredi destek programımızı önümüzdeki yıllarda da sürdüreceğiz.

ALACAK SİGORTASI İLE OLASI RİSKLERE ÖNLEM

Tarım ürünleri ihracatçısı firmalarımızı kredi programlarımızın yanı sıra alacak sigortası ile de destekliyoruz. Alacak sigortası ile yurt dışı pazarlara girişlerinde ülke, sektör ve firma bilgisi edinmelerini sağlıyoruz. Sigorta aynı zamanda firmalarımızın mevcut pazarlarında rekabet gücü kazanmalarına da yardımcı oluyor. Poliçenin teminat olarak kabul edilmesi de sigortanın finansmana dönüşümünü gösteriyor. Yani sigorta ile firmalarımız hem alacaklarını garanti altına almış oluyor, hem poliçesini teminata dönüştürebiliyor hem de satış yaptığı pazarlarla ilgili ticari istihbarat elde ediyor.

Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatının 2017’de 15 milyar dolara ulaşması tarımda güzel gelişmelerin habercisi. İhracata odaklanmış bir sektör olmak Türk Eximbank’ın tarım sektörüne desteğini artırması için yeterli bir sebep. İhracatta atılım yapma hedefi olanların en yakın finansman ortağı olarak Bankamız 2017’deki 39. 3 milyar dolarlık desteğini 2018’de 44 milyara yükseltiyor. 2017 başında 7 bin 700 olan ihracatçı portföyümüzü yüzde 43 oranında artırarak 2018 sene sonunda 11 bin ihracatçıya ulaşmış olacağız. Bu firmaların yüzde 70’ini KOBİ’ler oluşturuyor.

FİNANSMANI DOĞRU ZAMANDA VE YERİNDE SAĞLAMAK

Bankamızın daha fazla ihracatçıya daha fazla destek verebilmesinin arkasında doğru ürünü doğru zamanda doğru yerde vermesi var. Bankamızın bu atılımı hem “yerinde hizmet” anlayışıyla çalışan yeni yapımız hem de mevsimsel kredi destek programı gibi ihracatçılarımıza ve sektörlerimize sağladığımız “özel programlarımız” sayesinde oldu. Bugün 12 şube ve 15 irtibat bürosu ile yerinde hizmet anlayışını sürdüren Bankamız 2019’da 8 yeni şube ve 4 yeni irtibat bürosuyla ihracatçılarımızın yoğun olduğu yerlerde şubeleşmeye devam edecek. Bu şubelerimiz bulunduğu şehirleri iyi tanıyan, firmaların sorunlarını yerinde gören, yerinde çözüm geliştiren yerel birimlerimiz olacak. Firma ziyaretleri, toplantı, seminer, eğitimlerle tarım sektöründe faaliyet gösteren ihracatçıların uygun finansman olanaklarından azami şekilde faydalanmasına odaklanacaklar. Üretime, istihdama, ihracat katkısı bakımından Türkiye’yi besleyen sektörlerden olan tarım sektörünün Bankamızın olanaklarından daha fazla yararlanmasını istiyoruz. Tarım sektörünün ihracatla büyüyeceğini, ihracatın da Türk Eximbank’la güçleneceğine inanıyoruz.


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Subscribe  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Nihat DELİBAŞITüm
Yazıları
Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
burcuesmerTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları
Erdim ERDURANTüm
Yazıları