SAKIZ AĞACI VE DAMLA SAKIZI

Toprakla Gelen 10 Aralık 2018

AYDIN ŞENER

Ziraat Yük. Mühendisi

Sakız ağacı, antik çağlardan beri bilinen, yurdumuzda Ege ve kısmen de Akdeniz kıyılarında yetiştirilebilen, yapraklarını dökmediği için her mevsim yeşil (her dem yeşil), çalı formunda bir bitkidir. Bütün Akdeniz kıyılarında doğal yayılış gösterse de en çok Yunanistan’ın Sakız Adasında (Chios) yetiştirilir. Gövde ve dallarının çizilmesi ile damla sakızı elde edilir. Sakız Adası’nın 8 km doğusunda bulunan Çeşme İlçesine bağlı Çiftlikköy ve Alaçatı’nın doğal örtüsü içinde sakız ağacı varsa da günümüzde ticari anlamda damla sakızı üretimi sadece Sakız Adasında yapılmaktadır.

Antep fıstığının yakın akrabası olan sakız ağacının bilimsel adı Pistacia lentiscus L., damla sakızı üretilen varyetesi ise Pistacia lentiscus var. chia Duham’dır. (Familya: Anacardiaceae, Cins: Pistacia, Tür: Pistacia lentiscus) Yunanistan’ın Sakız Adasının güneyinde bulunan 24 köyde yıllara göre değişmekle birlikte 120 – 140 ton üretim yapılır. Sakız ağacı yetiştiriciliği, damla sakızı üretimi ve pazarlanması Yunanistan Parlamentosu’nda 1938 yılında çıkarılan bir yasa ile kurulan üreticiler birliğince yapılmaktadır. Tarih boyunca sakız ağaçlarının ve damla sakızı üretiminin korunması amacıyla sert yasalar çıkarılmış ve uygulanmıştır.

AKDENİZ ÇANAĞINA ÖZGÜ

Bütün Akdeniz çanağında olduğu gibi Ülkemizde de yüzyıllardan beri sakız ağacı yetiştirildiği bilinmektedir. Dünya üretiminin tamamını karşılayan Sakız Adası’nın hemen doğusunda bulunan ve hemen hemen aynı ekolojiye sahip olan Çeşme ve çevresinde bulunan eski sakızlık kalıntıları bu bölgede belki de yüzyıllardan beri sakız yetiştiriciliği yapıldığına işaret etmektedir. Fakat son yıllarda gerek damla sakızı üretiminin zahmetli ve maliyetli oluşu gerekse halkımızın 2. konut (yazlık) ve girişimcilerin turistik tesis yapma hevesi nedeni ile sakız ağacı yetiştirilen bölgelerin arsa olarak değerlendirilmesi sakız ağacı sayısını azaltmıştır.

Bu konuda önemli bir etken de Yunanistan’da olduğu gibi sakız ağaçlarının korunması amacıyla bir yasanın düzenlenmemiş olması sayılabilir. Diğer taraftan zeytinliklerin korunması hakkında özgün bir yasanın var olduğu bilinmekle beraber (3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, kabul tarihi: 26/1/1939) zeytinlik alanların korunamadığı da bir gerçektir. Ülkemizde var olan sakız ağaçlarının korunması ve üretiminin yaygınlaştırılması amacıyla Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin ve Orman Genel Müdürlüğü’nün Çeşme ve civarında bazı önemli çalışmaları vardır. Fakat diğer taraftan bilinmektedir ki sakız ağacı gibi uzun sürede yetişen ve yetiştirilmesi ve sakız üretimi son derece ustalık isteyen bu çalışmaların kısa sürede sonuç vermesi beklenemez.

SAKIZ AĞACI YETİŞTİRİCİLİĞİ

Sakız ağacı yetiştiriciliği ve sakız üretimi oldukça zor, zahmetli, maliyetli ve ustalık isteyen bir uğraştır. Sakız ağacı tohumla, çelikle ve aşı ile üretilebilir. Pratikte uygulananı çelik ile üretmektir. Sakız ağacı 2 evcikli bir ağaçtır. Yani dişi ve erkek çiçekler ayrı ağaçlar üzerinde bulunur. Kaliteli ve bol damla sakızı ise erkek ağaçlardan elde edilir. Bu nedenle erkek ağaçlardan alınan çelikler köklendirilerek fidan elde edilir. Tohum ile üretimde bazı fidanlar erkek, diğerleri üretimde tercih edilmeyen dişi fidanlar olacaktır. Aşılama ile üretim ise çitlenbik (Familya: Cannabaceae, Cins: Celtis, tür: C. australis. Karaağaçgillerden, sıcak iklimde yetişen, büyük ve yuvarlak yapraklı, meyveleri mercimekten biraz büyük ve buruk fıstık tadında olan bir bitki) veya dişi sakız ağaçları üzerine göz veya kalem aşısı yapmak şeklinde gerçekleştirilir.

Sakız bahçelerine fidanlar 4 x 5 metre sıra arası ve sıra üzeri olacak şekilde dikilir. Bahçe kenarlarına yapılacak dikim ise daha kısa aralıklarla örneğin 3 veya 4 metre aralıklarla yapılır. Sakız ağacının şekil budaması ve verim budaması özellik ve dikkat isteyen işlemlerdir. Yapılacak toprak analiz sonuçlarına göre hayvan gübresi ve ticari gübre kullanmak gerekebilir. Sakız fidanları 5 yaşından itibaren çizilmeye yani sakız vermeye başlar ve gittikçe artan sakız miktarı yetişkin ağaçlarda ağaç başına 350 grama kadar çıkabilir. Yavaş gelişen sakız ağacı 100 yıldan fazla yaşar.

Sakız ağacı sulama istemez. 20 – 25 metreye kadar inebilen kökleri ile toprağın derinliklerinden su ve bitki besin maddesi alabilir. Kuraklığa en dayanıklı ağaçlardan birisidir. Hatta ülkemizde yetişen ve kurağa dayanıklılığı ile bilinen zeytin ve incirden derine giden kökleri sayesinde daha dayanıklıdır. Yangın veya yıldırım düşmesi gibi nedenlerle toprak üstü kısmı zarar gören ağaçlar kökleri toprak altında sağlam olduğundan kısa zamanda yeniden filizler vererek ağaç oluştururlar.

DAMLA SAKIZ ÜRETİMİ

Damla sakızı üretilecek ağaçların altı (taç izdüşümleri) temizlenir ve düzeltilir. Üzerine ince elenmiş kireçli beyaz toprak serilir. Zeminin düzgün ve özel toprakla kaplı olması ürünün (sakızın) toprakta kaybolmaması için önemlidir.

Damla sakızı her yılın haziran ayı ortasından ekim ayı ortasına kadar geçen süre içerisinde sakız ağacının gövde ve kalın dallarının çizilmesi ile elde edilir. Bilindiği gibi ağaçların gövde ve kalın dallarının ortasında odun dokusu vardır ve bitkinin topraktan aldığı su ve besin maddelerini yapraklara taşır. Yapraklarda fotosentez denilen ve güneş ışığı sayesinde gerçekleşen olaylar zinciri sonucu bitki bünyesine faydalı bileşikler oluşur. Bu bileşiklerin bir kısmı gövdede dış tarafta bulunan soymuk tabakası ile köklere taşınır. Bu iki tabaka arasında gövdenin büyümesini ve kalınlaşmasını sağlayan kambiyum tabakası vardır. Gövdenin dış tarafında bulunan soymuk tabakasının çizilmesi ile bu iletim demetlerinde bulunan salgı kanallarındaki salgı hücreleri tarafından üretilen ve asıl amacı ağacın kesilen yerinin mikroplardan korunması ve iyileştirilmesi olan sakız reçinesi salgılanır.

BİR DİĞER ADI REÇİNEDİR

Kesilen soymuk tabakasından akan reçine (miktarına bağlı olarak) ya gövde üzerinde kalır ya da yere serilen toprak üzerine damlalar halinde düşer. İlk oluşumda reçine, kıvamlı bir sıvı olmakla birlikte hava ile temas ettiğinde pıhtılaşır ve sertleşir. Bu oluşum adeta insanın vücudunda bir yerin kesildiğinde oradan akan kanın pıhtılaşarak kan akımının durdurulmasına benzetilebilir. Sakız damlalarının toplanabilecek sertliğe gelmesi hava şartlarına bağlı olarak yaklaşık 2-4 haftalık bir sürede gerçekleşir. Gövde ve dallar 1–2 ay ara ile iki kez çizilir. Damla sakızı fiziksel ve kimyasal özellikleri bakımından bitkisel salgıdır ve reçine olarak adlandırılır. Gövde ve dallar üzerinde oluşturulan yaralardan akan doğal reçine sertleştiğinde damla sakızının karakteristik yuvarlak, oval şeklini alır. Rengi ise ilk akmaya başladığı günlerde donuk yeşilimsi olmakla birlikte zaman içinde sarı renk alır.

Zamanla sertleşen sakız damlaları beyaz ve kireçli topraktan ya elle ya da süpürge ile toplanır. Ağaç gövdesi ve dallarında kalan damlalar ise spatula ile kazınarak alınır. Toplanan sakız önce toprak ve taş gibi yabancı maddelerden temizlenir. Sonra içine sabun tozu karıştırılmış soğuk suda çalkalanır ve temiz su ile durulanır. Sonra da kuruması için bez üzerine serilir. Kuruyan sakızlar üzerinde yapışık yabancı maddeler varsa çakı ile temizlenir ve iriliklerine göre boylanır. Artık pazarlanmaya hazırdır. Görüldüğü gibi sakız ağacı yetiştirmenin zaman alıcı ve sabır isteyen bir iş olmasının yanında yetişmiş ağaçtan sakız üretimi de zahmetli ve bilgi, beceri isteyen bir iştir.

KULLANIM ALANLARI

Damla sakızı bitkiden elde edildiği haliyle sakız (çiklet) olarak çiğnenebilir. Ayrıca bununla ilgili bir sanayi gelişmiştir. Damla sakızı; ilaç sanayinde, kozmetikte, boya yapımında, reçel, dondurma yapımında ve alkollü ve alkolsüz içecek yapımı gibi birçok alanda kullanılır.


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Subscribe  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Nihat DELİBAŞITüm
Yazıları
Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
burcuesmerTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Erdim ERDURANTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları