ORGANİK ÇAY TARIMININ DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI

Toprakla Gelen 14 Kasım 2018

Erdim ERDURAN

Entansif tarım uygulamalarının beraberinde getirdiği olumsuz sonuçlar insanların sağlıklı, üretiminde kimyasal kullanılmayan organik ürünleri tercih etmesine neden olmuştur. Gün geçtikçe organik ürünlere olan talep her geçen gün giderek artmış ve tüketiciler daha fazla üründe organik üretimi talep etmişlerdir. Bu talep edilen ürünlerden bir taneside ülkemizin Doğu Karadeniz bölgesinde monokültür olarak yetiştiriciliği yapılan çay bitkisidir. Organik çay tarımına ilk olarak 1983 yılında Srilanka’da başlanmıştır. İlerleyen yıllarda organik çay tarımına Hindistan’ ın Darjeling bölgesinde başlanmış olup, daha sonra Assam ve Güney Hindistan bölgelerine yayılmış aynı dönemde Çin, Japonya, Kenya ve Tanzanya’da organik çay tarımına başlanmıştır. Çay yetiştirilen ülkelerin dışında ilk olarak 1989 yılı sonlarında organik çaylar İngiltere’ de satışa sunulmuştur. Ülkemizde ise organik çay tarımı faaliyetleri Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından 2003 yılında çalışmalar başlatılmış, bu kapsamda 2006 yılında Artvin ili Borçka ilçesi ve Rize ili Çamlıhemşin ve Hemşin ilçelerinde organik çay tarımı faaliyetleri oluşturulan organik çay tarımı komisyonu tarafından başlatılmıştır. 2007 yılında 135 üretici ile organik çay tarımı sözleşmesi imzalanmış ve 378 dekarlık alanda organik çay projesi başlatılarak üreticiler adına ‘ Grup Sertifikası’ almak üzere ilgili firma tarafından gerekli kontrollerin başlanması sağlanmıştır.

Tablo 1. Türkiye’de Yıllar İtibarı İle Organik Çay Tarımı

YILLAR

ÜRETİCİ SAYISI

ÇAYLIK ALANI (Dekar)

2010

1.438

3.555

2011

1.448

3.557

2012

3.843

11.298

2013

9.940

28.906

2014

11.155

32.506

2015

11.360

36.133

2016

11.786

38.035

2017

11.943

38.808

Tablo 2. Türkiye’de Organik Yaş Çay Yaprağı Üretimi Ve Üretilen Kuru Çay Miktarları

YILLAR

Yaş Çay Ürünü Üretim Miktarı (Ton)

Siyah Çay

Yeşil Çay

Toplam

2010

384

152

5

157

2011

1.743

313

13

326

2012

1.724

339

10

349

2013

1.732

353

9

362

2014

1.927

341

26

367

2015

7.781

1.328

21

1.349

2016

22.330

4.449

39

4.488

2017

25.509

4.495

9

5.004

ORGANİK ÇAY ÜRETİMİ BAKIMINDA EN AVANTAJLI ÜLKEYİZ

Bugün dünyada organik çay üretiminde en avantajlı ülke Türkiye, en avantajlı çay Türk çayıdır. Çünkü dünyada en kuzey enlemlerde yetiştirilen ve üzerine kar yağan tek çay Türk çayıdır. Bu durum Türk çayını diğer çaylardan ayıran en önemli özelliktir ve çay üzerine kar yağması çay tarlalarında haşere ve zararlı sorununu ortadan kaldırmaktadır aynı zamanda zararların neden olduğu verim ve kalite kaybı görülmemektedir. Bunun nedenle Türk tipi çaylarda pestisit kullanılmamaktadır haliyle çay tarımında pestisit kullanımı zorunlu olan ülkelerin yanında hiçbir pestisit kullanılmayan ülkemizde organik tarım sistemini yönetmek çok daha kolaydır. Hali hazırda böyle bir avantajımız mevcut iken sadece organik gübreler ile diğer çay yetiştiren ülkelerden farklı olarak organik tarım sistemi daha rahat bir şekilde uygulanmaktadır.

ORGANİK ÇAY TARIMININ NE OLDUĞU İYİ KAVRANMALI

Türkiye’de yapılan organik çay üreminde yanlış uygulamalar sonucu çay veriminde kimyasal gübrelere göre ciddi kayıplar yaşanmaktadır bu durum hem organik çay üreticisinde hem de organik üretime geçmeyi düşünen üreticilerde olumsuz etki yaratmaktadır. Konveksiyonel tarımı bırakıp organik tarıma geçen her çay üreticisi; kimyasal gübrelerin yarattığı etkiler geçene kadar kayıp yaşayacaktır bu olağan bir durumdur ancak bu verim kaybı organik tarıma geçiş süreci tamamlandıktan sonra ürün tipine uygun doğru gübrelemeyle ortadan kalkacaktır. Yaşanan verim kayıplarını sadece bir nedene bağlamak yanlıştır ancak asıl neden organik tarım teknikleri hakkında eksik ve yanlış bilgiye sahip olunmasıdır. Köy sohbetlerine katıldığımda ve bu konular üreticiler arasında konuşulmaya başladığında üreticilerin çoğunluğu organik gübreleme ve organik tarımın esasları hakkında yetersiz bilgiye sahip olduklarını hatta bazılarının organik tarımda herhangi bir gübre kullanılmayacağı gibi yanlış bir bilgiye sahip olduklarını görüyorum. Organik tarım kimyasal girdinin olmadığı, gübrelemenin ve zararlı mücadelesinin organik yöntemlerle yapıldığı bir sistemdir, Japon çiftçisi Masanobu Fukuoka’ nın felsefesi olan sürümsüz, gübresiz, yabancı ot mücadelesi ve budama yapılmaksızın olağanüstü düşük işçilikli hiçbir şeysiz tarım metoduna benzemez. Organik çay tarımında tabi ki de gübre uygulaması, budama ve yabancı ot kontrolü yapılacaktır ancak bu uygulamalar kimyasal girdi olmadan organik yöntemlerle yapılacaktır. Organik çay üretiminde kullanılacak gübre herhangi bir organik gübre değil çay yetiştiriciliğinde kullanılabilecek bir gübre olmalıdır yani bugün çay yetiştiriciliğinde nasıl her azotlu gübreyi değil de çaya özel 25.5.10 kompoze gübre kullanıyorsak organik çay tarımında da kimyasal gübredeki gibi çayın isteklerine uygun bir gübre kullanmalıdır. Ülkemizde yetiştiriciliği yapılan ürünler arasında azota en fazla ihtiyaç duyan ürün çaydır yani azot yetiştiricilikte olmazsa olmazdır. Bu nedenle organik tarım yönetmeliğinin izin verdiği ölçüde azot sağlayabilecek gübre kullanılmalıdır eğer çayın azot isteği başka besin maddelerinden ikame edilmeye çalışıldığı takdirde alınan verim üreticileri tatmin etmeyecek organik üretimden vazgeçmelerine yol açacaktır.

ÇAYIN ALTERNATİFİ ÇAYDIR

Ülkemizde 1924 yılında başlayan çay tarımında, elde edilen ürünlerimizin değerini ve kalitesini artırmak istiyorsak dünden ve bugünden farklı olmamız gerekir. Daha inovatif üretim yapılmalı ki dünyada çay sektöründen isminden söz edilir bir pozisyona gelelim. Türkiye’de çay bol yağış alan Doğu Karadeniz bölgesinde çoğunluğu Rize ilinde olmakla birlikte Trabzon’un doğusu ilçeleri ve Artvin’in kuzey ilçelerinde tarımı yapılan bir bitkidir. Bu bölgede bol yağış olduğundan ve bölge engebeli olduğundan dolayı çay gibi tarımı yapılabilecek ikinci bir ürünün şansı çok çok düşüktür yani çayın alternatifi yine çaydır. Bu yüzden hem Doğu Karadeniz’de ekonomik canlılığı korumak ve artırmak, Türk milletinin vazgeçilmezi olan çayımızın sürdürebilirliğini sağlamak hem de avantajlarımızı rantable şekilde kullanarak katma değerli ürün üretmek zorundayız. Bahsettiğimiz avantajları fırsata dönüştürmenin tek yolu vardır oda üreticileri eğitmektir eğitim olmadan, üreticilerin tarım bilgisi seviyesini yükseltmeden başarı sağlanacağını düşünmüyorum. Yani organik çay üretiminde başarının anahtarı eğitimdir, çiftçi eğitimleri etkili olduktan sonra tüm sorunlar giderilir yeter ki bilgileri etkin kullanalım ve bilinçlenelim zaten devamı gelecektir.


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Yorumunu Takip Et  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları