NARIN BEREKETİNE İNANDI: 50’SİNDEN SONRA GİRİŞİMCİ OLDU

Nihat DELİBAŞI 17 Ocak 2019

27 yıl çalıştığı gıda firmasından emekli olan Abdullah Şahin, Kemalpaşa Armutlu’da Core markası ile üretime başladı. Portakal, nar ve karadut suyu ile başlayan üretim, mevsimine göre çeşitlilik gösterecek. Üretimini talebi günden güne artan doğal nar ekşisi gibi ürünlerle zenginleştireceklerini belirten Core tarım Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret İthalat İhracat Llt. Şti. Genel Müdürü Abdullah Şahin girişimcilik öyküsünü TOPRAKLA GELEN ‘e anlattı.

OTUZ ALTI YILLIK İŞ HAYATININ ARDINDAN

“36 yıllık iş hayatım var. Bunun yaklaşık 27 yılı Susitaş’ta geçti. Susitaş’a makinacı olarak girdim. Üretim ve sonrasında satınalmaya geçtim. Satınalmacı olarak Kırgızistan ve Özbekistan’da 10 yıl kaldım. Başta kapari olmak üzere mevsimine göre ayçekirdeği ve ceviz temin ediyor, kış döneminde de üretimlerinde bulunuyordum.

OKEY OYNAMAYI BİLE BECEREMEDİM

Emeklilik düşüncemi hayata geçirdim. Bir ayın sonunda baktım olmuyor. Balık tutmaya gittim beceremiyorum. Arkadaşlarımla okey oynayayım dedim, ikinci oyunu zor oynuyorum. Yine bildiğim işi, küçük ölçekli olarak yapayım düşüncesi oluştu. Kemalpaşa Armutlu’da şu an bulunduğumuz fabrika devren kiralıktı. Böyle büyük bir yatırım düşünmüyordum ancak, ailem, yakın çevrem, arkadaşlarım destek verdi.

ÜÇ DİLDE DE ANLAMLI

Böylece yola çıktık. Core, İngilizcede meyve özü anlamına geliyor. Türkçe anlamı ateş. Orta Asya Türkçesi’nde ise gardaş anlamına geliyor. İsmimiz böyle doğdu. İlk başladığımızda nar sezonuydu. Amblemimiz nar oldu. Narın bereketiyle yola çıktık. Amblemimiz nar. Bundan böyle yürürsek narın bereketiyle devam etmiş olacağız.

MEVSİMİNE GÖRE ÜRÜNLER

Nisan 2018’de ilk olarak limonata ile başladım. Sezon limon dönemiydi. Onun ardından çilek ve frambuazlı donut ürettik. Bu sırada makine ve proje yatırımları gerçekleşti. Nar sezonu geldi ve nar suyu üretimine başladık. Yine, doğal nar ekşisi ürettik. Kasım ayında nar dönemi bitti. Portakala başladık. Ürünlerimizi iyi tarım yapan, organik tarım yapan bahçelerden temin ediyoruz.

YERDEN DEĞİL DALINDAN ÜRÜN

Kalitenin bir bedeli var. Piyasada suluk deyince yere dökülen, çürüyen işe yaramayan ürünler toplanıp kullanılıyor. Suluk deyince en ucuzunu, en kötüsünü söylüyorlar. Bugüne denk konvansiyonel üretimde böyle bir alışkanlık olmuş. Ben onu almıyorum, benim ürünüm bu olacak dediğimizde ise anlaşmalı bahçelerden almak en doğrusu.

YERİMİZ DAR AMA GÖNLÜMÜZ GENİŞ

Sivas Divriği’ de bir söz vardır; ‘Yerimiz dar, ama gönlümüz geniş’ şeklinde. Nara başladığım dönemde sermayem yoktu. Benim sermayem yıllarca çalışmam sonucunda elde ettiğim birikimlerimdi. Bu işe girerken ortak bir arkadaş ile başlayalım diye projelendirdik. Ancak, arkadaşım ‘piyasa kötüye gidiyor, ben bunun sonunu göremiyorum diyerek yokum’ dedi. Geri çekilmek olmazdı. Kısa dönemde birikimlerimi satarak, elde ettiğim sermaye ile başladım. Bu arada Avrupa’ya nar gönderen bir ihracatçı firma ile denk geldik. Tesisi gördü, üretimi beğendi. Ürünleri işleme konusunda anlaştık. Büyük beğeni kazandı. İç pazara girmeden ihracat yapar olduk.

TALEP UCUZ ÜRÜNDE AMA

Limonata ile başladığımızı söylemiştim. Limonatada, limon, beyaz şeker ve limonun kabuğu vardır. Limon tuzu kesinlikle yoktur. Limonun tarladan geldiği andaki asit oranı neyse limonatanın ekşilik oranı odur. İç pazarda, tüketicinin talebi ucuz üründe. Ancak bizim üretimimiz, doğal, sağlıklı ancak maliyeti olan bir ürün. Ürünümüz çok beğeniliyor. Ama bu doğal ürünü tüketiciye ulaştıracak doğru satıcıyı bulamadık. Doğru dağıtım kanalı ve pazarlama ağı arayışımız sürüyor. Doğal ürünlere artan bir talep var. Bu durum bizim iş kolumuzda da geçerli. Yemek ortamında ne içersin denildiğinde insanımız belli şekerli ürünleri söylüyor. Bu söylemi yıkmak gerek. Bunun içinse zamana ihtiyaç var.

İDDİALIYIZ

Ürünlerimizde iddialıyız. Örneğin, tüketimi giderek artan nar ekşisi… İddia ediyorum, piyasadaki nar ekşilerinin yüzde 90′ ı nar sosudur. Yani glikoz kullanılarak yapılıyor. Biz tamamen doğal nar ekşisi yapıyoruz. Yaklaşık 100 kg nardan 7 kg ekşi elde ediyoruz. Artı, geleneksel metodda nar ekşisi kazanlarda kaynatılarak yapılır. Bu da içinde kanserojen maddelerin açığa çıkmasına neden olur. Biz ise basınçlı kap altında, 55 derece hafif ateşte ve vakum altında üretim yapıyoruz. Bu sayede ürünün rengi ve aromasında hiçbir kayıp söz konusu olmuyor.


1
Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
1 Comment authors
Yusuf Şahbaz Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Yusuf Şahbaz
Ziyaretçi
Yusuf Şahbaz

Hayatın boyunca başarılı olduğunu belirterek şunları belirmek isterim dürüst olmak başarının sırrı bu işte başarılı olacağına inanıyorum

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Nihat DELİBAŞITüm
Yazıları
Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
burcuesmerTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları
Erdim ERDURANTüm
Yazıları