KURU İNCİR Mİ JES Mİ ?

Toprakla Gelen 25 Ekim 2018

 

Nihat DELİBAŞI

Bundan böyle tarım ve tarıma dair konuları NOTLAR başlığı ile sizlerle paylaşacağım. Düzenli notlar olması için özel çaba harcayacağım NOTLAR’ın ilk konusu kuru incir olacak.

Kuru incirin pazar sıkıntısı var, kuru incirin rekolte sıkıntısı var, kuru incirin aflatoksin sorunu var, var oğlu var. Ama son 3- 5 yıldır bu sorunlara öyle bir sorun eklendi ki bu sorun çözülmediği takdirde diğer sorunların hiç bir önemi kalmayacak. O SORUNUN ADI: JES (Jeotermal Enerji Santralleri)

Gün geçmiyor ki bir JES projesi, sondaj için herhangi bir bölgede sondaj izni almasın. Manisa’dan Denizli’ye, Çeşme’den Sultanhisar’a, Ayvacık’tan Germencik’e kadar. Neyse konumuz bu değil…

Aydın’ı Aydın yapan iki büyük tarım ürünü var. Zeytin ve Kuru İncir. Bu iki ürünü olmasa biraz iddialı bir söz olacak ama Eliya Çelebi’nin ‘Dağlarından yağ, ovalarından bal akan’ şehir olarak nitelendirdiği tarımın başkenti Aydın diye bir vilayet olmaz.

Tarımın başkenti Aydın, Dünya toplam kuru incirinin toplam yüzde 74′ ünü gerçekleştiriyor. Kuru incir, Ortaklar’ dan başlayıp, Nazilli’ye kadar giden çok dar bir şeritte yetiştiriliyor. Dünyadaki toplam kuru incirin yüzde 74’ünün yetiştirildiği Aydın’da Dünyadaki kaliteli incirin ise yüzde 100′ ü yetiştiriliyor.

Kuru incir, bu kadar önemli bir ürün. Türkiye’nin değil, aslında dünya serveti. Koruma altına alınması gereken bir ürün çeşidi.

İKİSİ YANYANA GELDİĞİNDE

Enerji, olmazsa olmaz. Sanayi için özellikle. Enerjiyi, bizde olmayan petrolden, doğalgazdan, sudan, denizden, güneşten, herşeyden elde edersin. Ama kuru incir sadece burada oluyor. Şimdi ikisi yan yana geldiğinde bir seçim yapmak zorundasın.

Çünkü, incirin kuruduğu – şekerin- oluştuğu aşamada bünyesinde yeralan mikroorganizma (mantar sporu) yüzde 20’nin altındaki nemlerde uyku halinde. Uyku halinde bu mikroorganizmanın hiçbir zararı yok. Ama ne zaman ki nispi nem yüzde 20′ nin üzerine çıkıyor. O mantar sporu, o mikroorganizma harekete geçiyor. Canlılığını bir üst aşamaya taşıyor. Beslenebileceği çok güzel şekerli bir ortam var , o şekere saldırıyor. Mikroorganizma, o şekeri yemeye başladığında içerisinde yer aldığı hücre zarı, dokular parçalanıyor ve incirde akıtma denilen olay gerçekleşiyor. İncir akıtması sonucunda incir daha olmadan ekşimiş bir halde yere düşüyor. Kalite sıfıra iniyor. Hurda incir oluyor. Hurda incirin fiyatı bugün 80 kuruş. Normal incirin fiyatı 13- 15 lira arasında, yemeklik kaliteli incir 30 lira. (Enver Hoca’nın kulakları çınlasın. O 40 lirayı geçti diyor )

İNCİRİN GÖZYAŞLARI

Enerjiyi biraz daha ucuza mal edeceğim diye, yerin 2 bin metre altında 2 bin derece basınç altındaki buharı elektrik enerjisine çevirme sırasında bir damla buharı atmosfere salmamak gerekiyor. Tek damla buharı atmosfere salmadan kendini 6- 7 senede amorti edecek JES, o buhar atmosfere salındığında yatırımı 4- 5 yılda amorti ediyor. 2 yıl böyle bir yatırımda çok büyük maliyet avantajı sağlıyor. Olan da dünya mirası kuru incire oluyor.

Kuru incir, Aydın’ın değil, Dünya’nın serveti, korunması gereken bir ürün. Onu korumaktan vazgeçmeyelim…


Yazara ait diğer yazılar:

Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Yorumunu Takip Et  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz