KAZDAĞI HEPİMİZİN SAHİPSİZ BIRAKMAYIZ

Toprakla Gelen 21 Temmuz 2019

Ege ve Marmara Çevre Belediyeler Birliği ile Çanakkale Belediyesi ortaklığında Çanakkale’nin tek içme ve kullanma suyu kaynağının yer aldığı Kirazlı Atikhisar Havzası’nda yürütülen metalik madencilik faaliyetlerinin bölgede yarattığı büyük zarara karşı tek ses olmak için vatandaşlar ve çevreciler Çanakkale’de bir araya geldi.

Kazdağları’nın kuzeyinde Çanakkale`nin tek içme ve kullanma suyu kaynağının yer aldığı Kirazlı Atikhisar Havzası`nda yürütülen metalik madencilik faaliyetlerinin bölgede yarattığı büyük zarara karşı tek ses olmak için, Ege ve Marmara Çevre Belediyeler Birliği ile Çanakkale Belediyesi ortaklığında Çanakkale İskele Meydanı`nda basın açıklaması yapıldı. Basın açıklaması öncesinde Ege ve Marmara Çevre Belediyeler Birliği`nin encümen toplantısı da bölgede yürütülen madencilik faaliyetlerine istinaden Çanakkale`de gerçekleştirildi.

Encümen toplantısının ardından etkinliğe katılan heyet Atikhisar Havzası`nda yürütülen metalik madencilik faaliyetlerini Kirazlı bölgesine giderek yerinde inceledi ve ‘Kazdağı hepimizin sahipsiz bırakmayacağız’ mesajı verdi.

ÇEVRECİ BELEDİYELERDEN ORTAK MESAJ

İncelemenin ardından Çanakkale İskele Meydanı’nda “Katliama dur demek için, Kazdağları’na ses ver” başlığı ile geniş katılımlı basın açıklaması yapıldı. Ege ve Marmara Çevre Belediyeler Birliği Başkanı Selman Hasan Arslan, Ege ve Marmara Bölgeleri’nden 34 belediyenin üye olduğu Ege ve Marmara Çevre Belediyeler Birliği’nin konuya ilişkin ortak basın açıklamasını kamuoyuyla paylaştı. Başkan Arslan, “Kazdağları dünya mirasıdır, talan edilemez” sözleriyle başladığı açıklamasında şöyle konuştu; “Ormanlık alanlar bulundukları ülkelerin çok önemli zenginlikleri olup, tüm canlılar için vazgeçilmez nitelikler taşır. Bunun en önemli örneği Kazdağlarıdır. Ülkemizin en güzel coğrafyası olan Biga Yarımadasının güneyinde yer alan Kazdağları, barındırdığı tarihsel, kültürel, ekolojik ve ekonomik değerleri nedeniyle, yeryüzünün en özgün yaşam kaynaklarının başında gelmektedir. Kazdağları bu bölgede yaşayan yaklaşık bir buçuk milyon insanın, bitkilerin, yaban hayatın, meraların, tarım alanlarının, en önemlisi de su kaynaklarının yaşam sigortasıdır. Ancak, doğal etkenlerin yanı sıra, bacalarından zehir çıkan termik santraller, RES’ler, HES’ler ve madencilik faaliyetleri, efsaneler diyarı güzelim dağlarımızın taşıdığı değerleri olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle madencilik adı altında sürdürülen altın işletmeciliği faaliyetleri, bulunduğu yörelerdeki yaşamsal tüm süreçleri yok etmenin eşiğine getirmiştir. Bunun en son ama en tehlikeli örneği Kirazlı’da yaşanmaktadır. Çanakkale ilimizin Kirazlı Köyü, Balaban mevkiinde Kanadalı bir şirkete verilen izinler nedeniyle birliğimiz ve Çanakkale Belediyemiz olaya müdahalede bulunmuş ve ÇED Olumlu Raporunun iptali için 2013 yılında dava açmış ve Danıştay 2014 yılında ÇED Olumlu Kararlarını iptal etmiştir. Ancak Danıştay yeniden görüşülmesi için dosyayı yerel mahkemeye göndermiş, yerel mahkemenin aleyhimize karar vermesi üzerine, Danıştay’a itirazda bulunulmuştur. Hukuki süreç devam etmektedir. Proje sahası Çanakkale’nin tek içme ve sulama suyunu sağlayan Atikhisar Barajı’nın hemen üzerindedir. Bu da bize içme suyumuzun kirleneceğini göstermektedir. Kaldı ki çıkarılan cevher, aynı bölgede kurulacak siyanür havuzlarında işleneceği için kirlenmeden öte içme suyumuz zehir saçacaktır. Bu durum ve Çanakkale ve civarında yaşayan başta insanlar olmak üzere tüm canlılar için büyük tehlike arz etmektedir. Su, yaşamın olmazsa olmaz en önemli kaynağıdır. Ne acıdır ki ülkemizin her yerinde su kaynakları kirletildiği için milletimiz su fakiri konumuna düşmüştür. Önümüzdeki 15 yılsonunda iklim değişikliği nedeniyle küresel ısınma tüm şiddetini artıracak, sıcaklık ve kuraklık sonucu birçok canlı türünün yaşamı tehlikeye girecektir. Yakın gelecekte böylesine büyük bir felaketi göğüslemek için Çanakkale’nin Atikhisar Barajındaki tatlı suya mutlak ihtiyacı vardır. Çocuklarımızın geleceği için baraj havzasında üretime geçecek altın madenine izin veremeyiz. Çünkü bu faaliyet Çanakkale’de yaşayan tüm canlıların su hakkına tecavüzdür. Devlet yetkilileri, dile getirdiğimiz bu gerçekleri göz önüne alarak söz konusu projeyi derhal iptal etmeleri gerekmektedir. Bizler de daha öncesinde olduğu gibi bundan sonra da sorunun takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.” (TOPRAKLA GELEN)


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Subscribe  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Nihat DELİBAŞITüm
Yazıları
Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
burcuesmerTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları
Erdim ERDURANTüm
Yazıları