KADINLAR VE KADIN KOOPERATİFLERİ…

Toprakla Gelen 14 Ağustos 2018

Serap Dikmen AHMETOĞLU

Kooperatifçilik üretimden gelen gücü örgütleyerek, birlikte çalışıp birlikte kazanmayı hedefler. Üyelerine, işin hem patronu, hem işçisi olup ürettiğinin karşılığını almanın hazzını yaşatır. Ancak maliyetler ve pazar konusunda yaşanan bir takım sorunlar, kooperatifçiliğin gelişmesi ve yaygınlaşması için engel oluşturur. Kooperatifçiliğin genel sorunlarını başka bir yazının konusunda işlenmek üzere şimdilik kayda alalım.

Ülkemizde hızla yaygınlaşan kadın kooperatifleri, bu yazının konusu. Kadın kooperatifleri, son yıllarda çeşitli kurumlar tarafından destekleniyor. Öncelikle Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın kadınların sahip olduğu potansiyeli ekonomik ve sosyal yaşamda harekete geçirmek amacıyla ortakları kadınlardan oluşan “Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi” örnek ana sözleşmesini hazırlayarak uygulamaya koymasından bahsetmek gerekir.  Bakanlık verilerine göre kadınların ürettiği geleneksel gıda ürünleriyle giyim, süs eşyası, takı ve hediyelik eşyaların pazarlanması, turizm bölgelerinde yöresel yemeklerin sunumun yapıldığı lokantaların işletilmesi gibi pek çok konuda Türkiye’nin her bölgesinde başarılı uygulama örnekleri sergileyen bu kooperatiflerin sayısı 163’e ulaştı.

Tarım ve Ormancılık Bakanlığı da kırsal alanda yaşayan kadınların güçlendirilmesi kapsamında kadın kooperatiflerine önem veriyor. Tarımsal kalkınma kooperatiflerinin kurulması sürecinde hibe ve destek sağlanıyor.

Kadınların rekabet gücünü yükselten, kadınlara ekonomik aktivitelere katılma ve etkileme fırsatları sunan kooperatifler kadınların ekonomik, sosyal ve kültürel durumlarının iyileştirilmesine katkı sağlıyor.

Kadın kooperatiflerinin yaşamını güçlenerek sürdürebilmesi için sorunlarını araştırıp, çözüm üretip sunan çeşitli sivil toplum örgütleri de mevcut. Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı gibi kuruluşlar, Türkiye’deki kadın kooperatifleri konusunda ciddi araştırma ve çalışmalar yapıyor.

Bu çalışmalarda ortaya çıkan çarpıcı sonuç ise, kadın üreticilerin sosyal ve ekonomik refah için güçlerini birleştirerek kurduğu kooperatiflerin yasal ve ekonomik sorumluluklar nedeniyle zorluklarla mücadele ettiği ve kendini sürdürmekte zorlandığı yönünde. Bir takım teşvik ve hibelerin mevcut olmasına karşın, KDV ve vergi muafiyeti talebi öne çıkıyor.

Cinsiyet eşitliği, yoksulluk azaltma, istihdam artışı, sosyal içerme, sürdürülebilir çevre ve kalkınma gibi getirileri olan kadın kooperatiflerinin içinde yaşadığı sorunların aşılması, mevcutların yaşaması, yenilerinin kurulması için bir yol haritası çizilmesi elzem görünüyor.

Kadın Emeği ve İstihdam Girişimi’nin yayınladığı Türkiye’de Kadın Kooperatifleşmesi: Eğilimler ve İdeal Tipler adlı raporda böyle bir yol haritası mevcut. Girişime üye örgüt temsilcilerinden oluşan Kooperatif Çalışma Grubu ile gerçekleştirilen buluşma ve atölye çalışmalarından çıkarılan sonuçlar şöyle sıralanmış:

  1. Kadın kooperatifleri, salt ticari amaçlı ve ticari mahiyetteki girişimler olarak görülemezler, sosyal kalkınma açısından önemli fonksiyonları bulunmaktadır.
  2. Kadın kooperatiflerinin yasal düzeyde yapı kooperatifleri ile aynı statüyü paylaşması uygun değildir. Bunun yerine ölçek, faaliyet alanları ve sosyal amaçlarına uygun bir statüye kavuşturulmalıdır.
  3. Kadın kooperatiflerine yerel yönetimlerin verdikleri çeşitli türden desteklerin bir protokol şartı ile asgari süre şartına bağlanması kooperatiflerin önlerini görebilmelerini sağlayacaktır.
  4. Kadın kooperatiflerine yasal ve idari işler, beyan ve raporlama gereklerini yerine getirebilmeleri için yerel düzeyde, ortaklaştırılmış teknik bilgi ve uzmanlık sağlanmalıdır.
  5. Kadın kooperatiflerinin ihtiyaçlarının düzenli olarak takip edilmesi ve raporlanmasına yönelik bir sivil kapasite oluşturulmalı ve işler kılınmalıdır.
  6. Bölgesel düzeyde kadın kooperatifleri arasında iletişim ağları oluşturulmalı ve birbirlerinden öğrenme, alışveriş, birleşme imkanları artırılmalı, teşvik edilmelidir.
  7. Kadın kooperatiflerinin geleneksel kadın işleri ile sınırlı gelir getirici faaliyet alanlarına sıkışmasına engel olunmalıdır.
  8. Kadın kooperatiflerinin yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde ağ ve birlik şeklinde örgütlenmesi önündeki mali engeller kaldırılmalıdır.
  9. Kooperatiflerin büyüme perspektifini destekleyen idari ve vergi mevzuatı ile ilgili düzenlemeler yapılmalıdır.
  10. Kadın kooperatiflerinin oluşma ve yerleşme süreçlerinde mali destekler ve mali yükümlülüklere ilişkin istisnalar sağlanmalıdır.
  11. Kadın kooperatiflerinin ortaklarının sosyal güvenlik sistemine girişine ilişkin özel düzenlemeler yapılmalıdır.
  12. Kooperatiflerin pek çok konuda kapasite geliştirme ihtiyacı bulunmaktadır. Bunlar arasında örgüt içi iletişim, ürün geliştirme ve pazarlama/satış en öncelikli olanlardır.

Kadın kooperatiflerinin güçlenerek bu süreçte yol almaları ve daha fazla kadının emeğini kooperatiflerde değerlendirerek önce kendisi, sonra ailesi ve ülke ekonomisine katkıda bulunması en büyük dileğimiz. Unutmayalım, kadınları ekonominin dışına iterek dünya ile rekabet etmemiz olanaksız.


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Yorumunu Takip Et  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz