Kabını getirene ucuz zeytinyağından, tasarım ödülüne uzanan yolculuk: TARİŞ ZEYTİNYAĞI

Toprakla Gelen 15 Ağustos 2018

Yaklaşık 60 yıl önce gazetelerde çıkan haberlerde ‘kabını getirene ucuz zeytinyağı satacak başlıklı’ habere konu alan Tariş Zeytinyağı, bugün markalaşmanın olmazsa olmazı ambalaj tasarımında aldığı ödül ve madalyaları ile anılır oldu. Sarı altın zeytinyağına, daha düne kadar kıyas edilmeyeceği margarinin Pazar kavgasına dahil edilmeye çalışılan zeytinyağının değerine ulaşmasında öncü rol oynayan Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Hilmi Sürek, Toprakla Gelen’e özel açıklamalarda bulundu.

 

Hilmi Bey, Tariş’i başarıya götüren bu yolculuk nasıl başladı anlatır mısınız?

Hilmi Sürek– Her şey 16 Haziran 2000 tarihinde Birliğin özerkleşmesi ile başladı. Ulusal ve uluslararası pazarlarda söz sahibi olmak ve Türkiye’nin de imajını güçlendirmek isteyen Birliğimiz, serüvenin başında önce bir durum tespiti yaptı. Üniversiteler, araştırma kurumları ve marka danışmanlarıyla ortak çalışma başlatarak bu tarihten sonra üretici ve tüketici odaklı çalışmalar yürüttü. Tariş Zeytinyağı markasını iç piyasada tüm coğrafyaya yayılmak, dış pazarlarda ise kendi markasıyla prestij alanlara ulaşarak, ‘’Dünya markası’’ oluşturma hedefine koydu. Hedeflerin belirlenmesi ve marka konumlanmasıyla devam eden süreçte, ürünler yeniden tanımlanırken yeni talep alanları da yaratıldı. Tariş için, zeytinyağında uzman olmak, ürünü her noktada kontrol edebilmek, en iyiyi iddia olarak ortaya koymak, farkını da belirginleştirdi.

 

Birliğiniz için geçmiş ile gelecek arasında köprü vazifesi gördü diyebilir miyiz?

Hilmi Sürek– Özerkleşmeye en uyumlu birliklerden biri olarak 2001 yılında Tariş Zeytin A.Ş. adıyla yeni, çağdaş ve hızlı bir satış ve pazarlama ağı oluşturan Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, geçmişten gelen güçlü ve köklü yapısını, pazarın dinamik ve yenilikçi yapısıyla harmanlayarak geçmişle gelecek arasında köprü kurma bu süreçte önemli misyonu oldu.  Gücünü Ege’deki 31 kooperatifin bilgeliğinden, 28 bin üreticinin alın terinden alan ve üstün kalite güvencesiyle üretilen Tariş Zeytinyağı, güvenin de adı oldu. Lider olma misyonunu, yurt içi ve yurt dışından aldığı çok sayıda ödülle taçlandırdı.

Gerçekleşen değişim ve dönüşüm tüketiciden de büyük kabul gördü öyle değil mi?

Hilmi Sürek–  Aynen öyle. Ölmez ağaç zeytine hak ettiği değeri veren Tariş Zeytinyağı, 2000 yılı öncesi ağırlıklı Ege Bölgesi’nde bilinen ve pazar payı yüzde 14 iken gerçekleştirdiği atılımlarla, Çanakkale’nin Ezinesi’sinden  Muğla’nın Milas ilçesine dek yöresel değerleri koruyan Ege Koleksiyonu ile Ege’nin lezzetlerini dünyaya taşıdı. Pazarı butik mağaza kavramı ile tanıştırdı. Farklı tat ve ambalajlarda 122 çeşit ürünle, marka bilinirliğini, algısını, farkındalığını üst seviyelere ulaştırdı.

Hilmi Bey, bugün üretim açısından da dünyanın sayılı ülkeler arasında yer aldığımız zeytinyağı sektörünün durumu hakkında neler söylersiniz?

Hilmi Sürek- Dünya’da 3 milyon 271 bin ton zeytinyağı üretimi beklenen 2017- 18 sezonunda ülkemiz rekoltesi 288 bin ton. İspanya, İtalya ve Yunanistan’dan sonra Tunus’taki üretim durumuna bağlı olarak 4. veya 5. üretici ülkeyiz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ismi Tarım ve Orman Bakanlığı olarak değişen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın geçmişte koyduğu dünya ikinciliği hedefi dikkate alındığında önemli miktarda yeni fidan dikimleri oldu.  288 bin ton rekolte ile hedefe hızla yaklaşıyoruz. Ağaç varlığımız 177 milyonu buldu.  450 bin ton üretim hedefine ulaştığımızda Türkiye, sektörün İspanya’dan sonra en önemli ikinci üreticisi konumuna gelecek.

Başkan, üretim miktarı artıyor, ülkemiz Dünya ikinciliği hedefine adım adım ilerliyor ama tüketim yerinde sayıyor. Bu konuyu nasıl çözeceğiz?

Hilmi Sürek- Türkiye’de zeytinyağı sektörünün önemli sorunlarından biri kişi başına zeytinyağı tüketiminin düşük olmasıdır. Kişi başına tüketim hala 2 kg seviyesinde. AB ülkelerinde bu rakam oldukça yüksek, hatta İtalya ve İspanya gibi önemli üretici ülkelerde bu rakam 10-12 kg’dir. Özellikle sağlıklı yaşam trendinin öne çıkmasıyla beraber Tariş Zeytinyağı, Türkiye’nin yıllık 700 bin tonluk zeytinyağı rekoltesi ve İspanya’dan sonra dünya ikinciliği hedefi için de özel çalışmalar yürütüyor. Halen  kişi başı yıllık tüketimin 1.5-2 litre olduğu ülkemizde zeytinyağı tüketimini 3 litreye çıkarmak için Ar-Ge’den ürün geliştirmeye kadar pek çok alanda da kendini geliştirmeye devam ediyor.

Zeytinyağı ihracatında iki yıldır yaşanan artış sektöre de büyük moral oldu. Bu konudaki yorumunuz netdir?

Hilmi Sürek– Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre 2016-17 sezonunda 44 bin 500 ton ihracat karşılığı 174 milyon dolarlık ihracat geliri elde edilirken 2017- 18 sezonunda ise Temmuz sonu itibari ile 54 bin ton ihracat ve yaklaşık 220 milyon dolar ihracat geliri elde sağlandı. Yıl bitmeden, geçtiğimiz sezonun ihracat rakamını aştık. Yıl sonuna kadar bu olumlu tablonun devam edeceğine inanıyoruz. Ambalajlı ihracatlar henüz istenilen seviyede değil. Dökme ihracatlar da; döviz kuru, yurt içi üretim, yurt dışı üretim ve yurt dışı fiyatların uygun olduğu dönemlerde yapılabiliyor

Marka olarak iletişim ve pazarlama çalışmalarınızı hangi doğrultuda sürdüreceksiniz?

Hilmi Sürek- Sektörün en önemli sorunlarından biri tağşiştir. Zeytinyağının tüketiciye başka bitkisel yağlar ile karıştırılarak satılması ve tüketicinin kandırılması sektörün öncelikli konuları arasındadır. Birlik olarak biz, pazarlama ve tüketici iletişiminde bilgilendirmeyi ve üründeki coğrafi farklılığın zenginliğini ortaya koyuyoruz. Ege Bölgesi’nde Çanakkale’nin Ezine ilçesinden Muğla’nın Milas ilçesine kadar uzanan coğrafyada örgütlü olan Tariş markası, gelecek dönemde de kalite bazlı yatırımlarına devam edecek. Yanı sıra tüketiciyi ve üreticiyi bilinçlendirici eğitim programları yaparak marka imajımızı güçlendireceğiz. Tüm bunları yaparak üreticimiz ile birlikte daha da gelişmeyi planlıyoruz. Zeytinyağında Asırlık, erkence, olgunca, sprey zeytinyağı gibi yenilikçi ürünlerimiz var. Ayrıca Zeytinyağı bir kültür bunu da sabun, mutfak gereçleri, yayınlar ve benzeri ile pekiştirmeyi hedefliyoruz.

NEREDEN NEREYE?

Yaklaşık 60 yıl önce gazetelerde çıkan haberde “Tariş, kabını getirene ucuz zeytinyağı satacak” başlıklı haberde ‘’Tariş Tarım Satış Kooperatifleri Birliği, valiliğin girişimleri sonucunda halka pazar yerlerinde litresi 111 kuruştan rafine zeytinyağı satmaya karar vermiştir. Ancak Tariş’in elinde kap bulunmadığı için yağ almak isteyenler kaplarını getireceklerdir. Kooperatif ayrıca bölgedeki yağhanelerden de yağ toplayıp halka satacaktır. Teneke ithalatı gerçekleştirildikten sonra piyasaya 2.5 ve 5.0 litrelik tenekelerde yağ da çıkarılacaktır’’ deniliyor.


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Yorumunu Takip Et  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz