İZMİR’İN GELECEK YOLCULUĞUNDA TARIM HEP VAR OLACAK

Toprakla Gelen 31 Temmuz 2019

İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Türkiye’nin en güçlü marka şehirlerinin başında gelen İzmir’in bereketli toprakları, yetişmiş insan gücü ile çekim merkezi olduğunu belirterek, “Kentimizin gelecek yolculuğunda geçmişte olduğu gibi tarımın hep önemli bir rolü ollacak. Bereketli toprakların bizlere sunduğu bu imkanları değerlendirmeye mecburuz” dedi.

Dünyayı etkisi altına alan iklim krizinin İzmir’in önemini daha da artırdığını ifade eden Kestelli, “Kent olarak gelecek hedeflerimize ilerlerken tarımda modern teknolojileri, akılı tarım uygulamalarını, bilimi, markalaşmayı ve nitelikli üretimi hakim kılmalıyız” diye konuştu.

BAŞARAMAZSAK YOK OLURUZ

Türkiye’nin, dünyanın önde gelen süt üreticilerinden biri olmasına rağmen peynircilik alanında arzu edilen noktadan çok uzakta olduğunu belirten Kestelli; “Başta İzmir tulumu olmak üzere Ezine peynirinden Kars gravyerine kadar tam 200’ün üzerinde peynir çeşidimiz bulunuyor. Buna karşılık, 2017 yılı rakamlarıyla 31 milyar dolar düzeyinde olan dünya peynir ticaretinden aldığımız pay 160 milyon dolar civarında. toplam peynir ticareti içindeki payımız sadece ve sadece yüzde yarım düzeyinde. Türkiye, yılda 661 bin ton peynir üreterek bunun 160 milyon dolarlık kısmını ihraç ederken; Konya büyüklüğündeki Hollanda, yılda 889 bin ton peynir üreterek 3,5 milyar dolarlık ihracat yapıyor. İtalya’nın Parma kentinde üretilen parmesan, Fransa’nın roquefort kasabasında üretilen rokfor, İsviçre’nin gravyer ve emmental peynirleri tek başlarına birer milyar doları aşan ihracat rakamlarına imza atıyor. söz ettiğimiz nitelikli üretim, markalaşma tam olarak da budur. bizlerin benzer bir başarı öyküsünü izmir tulumunda yazabilmemiz lazım. Bunu başaramazsak 2008 yılında 1.54 dolar olan kilogram başına ihracat fiyatımızın, 2018’de 1. 36 dolara gerilemesine engel olamayız. bir başka anlatımla, ihraç mallarımızın niteliğini yükseltemezsek, kilogram başına değerin inip çıkmasını belirleyen tek unsur o günkü döviz kurları olmayı sürdürür. bizler de ileri gittiğimizi zannederken yerimizde saymaya devam ederiz” dedi.

BU TABLOYU TERSİNE DÖNDÜRMELİYİZ

Gençlerin köyleri terk ettiğini, 1980- 2016 yılları arasında nüfusu yüzde 114 artan kentin Büyükşehir Yasası ile şimdi mahalle olan 15 köyünde nüfusun yüzde 38 gerilediğini anlatan Kestelli, “Nüfus hareketlerindeki bu değişim sadece tarımsal üretimi olumsuz etkilemiyor. Zaten kalabalık olan şehir merkezlerindeki sorunların daha da ağırlaşmasına neden oluyor. Bu nedenle kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın sadece gelirlerini artırıcı değil, topyekün yaşam kalitelerini artırıcı çalışmalar içinde olmalıyız” dedi.


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Subscribe  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Nihat DELİBAŞITüm
Yazıları
Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
burcuesmerTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Erdim ERDURANTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları