HAYVANCILIĞIN MERKEZİ S.O.S VERİYOR

Toprakla Gelen 14 Mayıs 2019

TOPRAKLA GELEN‘in Kasım 2018’de manşetten duyurduğu önlem çağrısında bulunduğu gelişme ne yazık ki bir ilçenin ekonomik olarak çöküşüne neden oldu. İzmir’in hayvancılık üssü Halilbeyli’de bundan çok değil, 2 yıl önce 10 bini bulan büyükbaş hayvan varlığı 2 bin 500’e kadar düştü. Sadece Kurban Bayramı’nda 4- 5 bin büyükbaş havyan satışının gerçekleştiği ilçede hayvancılık yapanlar borç içinde kıvranırken, satılık arazi satışları tavan yaptı. Halilbeyli’nin içine düştüğü durum yakın bir zamanda Ödemiş, Bergama, Menemen, Tire gibi hayvancılık yapılan ilçelerde de benzer gelişmeler yaşanacak mı endişesi yarattı.

KISIR DÖNGÜNÜN BAŞLANGICI

Üretici, tüccar, tüketici üçgenindeki kısır döngünün başlangıcı döviz kurunda yaşanan hareketlilik oldu. Doların biranda hızlı yükselişi ve ortaya çıkan maliyet enflasyonu ilk önce etkisini ithal girdiye bağımlı olan yem fiyatlarında gösterdi. Yemciler fiyat artışını anında yansıtırken, hayvan üreticisi bu artışı fiyatlarına yansıtamadı. Bu yapılan kontrolsüz ithalat et fiyatlarında çöküşe neden oldu. Yerli üreticiden hayvanı alıp kesen, pazarlayan tüccar ise piyasadaki nakit sıkışıklığı karşısında faizleri katlanan ticari kredi kullanmaktan başka seçenek bulamadı. Bu arada et talebinde bulunan yerel market zincirleri, hazır yemek firmaları ve en nihayetinde süt firmaları birbiri ardına konkordato ilan edince piyasada para sıkışıklığı had safhaya çıktı. Tüccar sattığı ürünün parasını tahsil edip, geriye dönüp üreticiye borcunu ödeyemedi. Bu kısır döngü İzmir’in hayvancılık merkezi Halilbeyli’de çöküşü hazırlayan etken oldu.

DOĞU’DAN ANLAMLI MESAJ

Halilbeyli’nin eski hayvan yetiştiricisi, Bergama ve köylerinden de kesimlik büyükbaş alımı yapan Hilmi Doğu, geçtiğimiz günlerde konkordato başvurusu yaptı. Telefonla görüştüğümüz Doğu, 14 Mayıs’a denk gelen Dünya Çiftçiler Günü için hazırladığı mesajı TOPRAKLA GELEN ile paylaşırken, “Bu yaklaşan tsunaminin ilk dalgaları” uyarısında bulundu. Doğu mesajında şu görüşleri dile getirdi: “Değerli köylü kardeşlerim. Dünya Çiftçiler Gününüz kutlu olsun. Mazot 6.5 lira. Dap gübresi 140 lira. Dana ithal, saman ithal, buğday, arpa ithal. Soğan, patates, mercimek, nohut ithal. Avrupa’da tarıma en elverişli ülke bizim ülkemiz ama tarım ürünü ithal ediyoruz. Tarım ürünü ihraç eden ülkemiz, neden tarım ürünü ithal ediyor. Ülkemizde neden tarım iflas etti bu hale neden geldik. Başkalarında hata arama hatalı biziz. Örgütümüz yok, tarımsal kooperatiflerimiz yetersiz. Böyle devam ederse çiftçi ve köylü tümüyle yok olacaktır. ”

BUZDAĞININ GÖRÜNÜN YÜZÜ

İzmir Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Bülent Arman ise dolar kurundaki yükselişe bağlı olarak girdi maliyetlerinin arttığı sektöre ikinci darbeyi ticari kredi faizlerindeki yükselişin vurduğunu, ardından yaşanan iflas, konkordato gibi gelişmeler sonucunda parasını tahsil edemeyen üreticinin ne yapacağını bilemez bir duruma sürüklendiğine dikkat çekti. “Halilbeyli bizim en yakınımızdaki örnek” diyerek benzeri birçok gelişmenin Anadolu’nun hayvancılık yapılan il, ilçe ve köylerinde de yaşandığını vurgulayan Arman, “Bu durumdan sadece üreticiyi sorumlu tutmak doğru bir yaklaşım değil. Ticaretin aksaması bu duruma neden oldu ve yakın bir gelecekte, düzelme emaresi de ne yazık ki gözükmüyor. Sıkıntının daha da büyümeden çözümü için acil tedbir şart” dedi.


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Subscribe  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Nihat DELİBAŞITüm
Yazıları
Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
burcuesmerTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları
Erdim ERDURANTüm
Yazıları