GIDA SEKTÖRÜNDE FIRTINA ÖNCESİ ‘SESSİZLİK’

Toprakla Gelen 06 Kasım 2018

Döviz kurunda yaşanan dalgalanmanın ardından yaşanan maliyet enflasyonu gıda sektöründe olumsuz etkilerini göstermeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Balıkesir’de faaliyet gösteren sektörün önemli oyuncularından Yörsan’ın ardından Ak- Du Süt Ürünleri Gıda Tarım ve Hayvancılık ve Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketi, konkordato ilan etti. Peynirde İzmir’in etkili ve büyük 3 firması arasında gösterilen Ak- Du’nun konkordato ilanı fırtına öncesi sessizlik yorumlarına neden oldu.

TOPRAKLA GELEN olarak ulaştığımız, üretici, tüccar ve sektör temsilcilerinin görüşlerini derledik. Edindiğimiz izlenim, üretim maliyetlerinde düşüş olmadığı takdirde krizin derinleşebileceği, konkordatoları iflasların izleyebileceği oldu.

İKİ KÖYDE 650 BİN LİRA

Ak-Du firmasının günlük olarak süt aldığı Bergama köylerinde üreticileri ‘ödemeler ne olacak’ korkusu sardı. Aylık ödeme yapılan süt toplama bedellerini son bir yıldır gecikmeli ödeyen firmanın sadece iki köyde üreticilere borcunun 650 bin lirayı bulduğu, üreticilerin çare arayışını sürdürdüğü belirtiliyor. Öte yandan Ak-Du’nun aradan çekilmesi ile birlikte Bergama ve çevresindeki köylerdeki süt üreticisini fiyatlar ne olacak endişesi sardı. Ulusal Süt Konseyi’nin sütün kilogram fiyatını 1 lira 70 kuruş olarak açıklamasına rağmen, alıcı 3- 5 firmanın arasında anlaşarak üreticiye çiğ sütte 1.40, soğutulmuş sütte ise 1.50 lira fiyat dayatırken üretici cephesinde bir diğer olumsuz gelişme de üreticiye yem desteği veren alıcı firmaların bu desteği kesmesi oldu. Kozak’ta süt alıcısı 3 firma, üreticiye yem göndermeyi keserken, Bergama ve yöresi köylerinde süt üreticilerinin 15 Kasım’dan sonra yem temininde büyük sıkıntılarla karşılaşabileceği ifade ediliyor.

İNEKLER BIÇAĞA GİDİYOR

40- 50 kilogram süt verimi olan ve dövizdeki hareketlenme öncesi 15 bin liradan rahatlıkla alıcı bulan ineklerin şu an 7 bin liradan alıcı bulamadığı, yaklaşık 6 bin büyükbaş, 7 bin civarında küçükbaş hayvan varlığına sahip Kozak Yaylası’nda kasaplar, kilogramı 28 lira olan dana yerine kilogramı 20 liradan inek kesimi gerçekleştiriyor.

‘B’ PLANIM OLSA BİR DAKİKA DÜŞÜNMEM

Çamavlu Köyü’nden üretici Mehmet Gelir, üretici cephesinde ciddi sıkıntılarla boğuştuklarını söyledi. Bu işi uzun süredir yaptığını, birçok krize tanık olduğunu ancak böylesini ilk kez yaşadığını kaydeden Gelir, “Çamavlu Köyü, süt ve et havyancılığı ile geçimini sağlıyor. 50 kilogramlık yemin çuvalı 90 lira. Firmalar kendi arasında anlaşıp, 1. 70 kuruş olan çiğ süt fiyatını 1.40’a düşürdü. Şu bir B planım olsa, bir dakika düşünmez bu işi bırakırım” diye konuştu. Ak- Du firmasının bölgeden önemli miktarda süt aldığını ve onun devreden çıkması ile kalan aracı firmaların fiyatı 1.25 kuruşa düşürecekleri dedikodusunun piyasada konuşulduğunu ifade eden Gelir, “Tamam firmalar zorda ama üreticiler daha zorda. Acil önlem bekliyoruz” çağrısında bulundu.

BÜYÜKLER, KÜÇÜKLERİN KREDİSİ İLE KENDİNİ FİNANSE EDİYOR

1978’de Bayındır Çırpı’da kurduğu Eşme Peynircilik firmasının faaliyetini geçtiğimiz günlerde sonlandırdığını kaydeden Rıfat Eşme ise Tire, Ödemiş ve Bayındır’da irili ufaklı işletmelerin kapısına kilit vurduğunu söyledi. Eşme, “Bu işin özeliği, sütü hergün alacak, hergün işleyecek ve satacaksın. Ancak, sen bu işi günlük yaparken, ürünü pazarlayan firma sana vadeli ödeme yapacak. Sıkıntının yoğunlaştığı nokta burası” dedi. Büyük zincir marketlerin küçük üreticilere fiyat dayattığını, reyona sergi için açtıkları ancak satılmayan ürünü geri almak zorunda bıraktıklarını vurgulayan Eşme, “Birçok üretici marketlerden çekindiği için zararı sineye çekiyor” dedi. Eşme çözümün yem fiyatlarında acil indirim ile çözümünü mümkün gördüğünü dile getirdi.

Ali Özkanlı

TÜKETİCİ ALDATILIYOR

İzmir Ticaret Borsası Meclis Üyesi Ali Özkanlı ise mevcut durumda ineklerin kesime gönderildiğini, mandıraların kapısına kilit vurulurken sektörde sıkıntının katlanarak arttığı uyarısında bulundu. Özkanlı, “Firmalar işin kolayını buldu. Sütü mayalıyor, ertesi gün taze peynir diye pazarlıyor. Oysa bu insan sağlığına da aykırı. Peynirin en az 3- 6 ay türüne göre 12 ay beklemesi gerekiyor. Taze peynir diye bugün mayalayıp, ertesi gün köy peyniri diye satanlar var. Bu insan sağlığını da tehdit eden bir unsur. Üretim nizamı tekrar elden geçirilmeli” dedi. Özkanlı, çözüm için sektörün tüm paydaşlarının katıldığı geniş bir toplantı önerisinde bulundu. Özkanlı, “Bu iş elbirliği ile çözülür” dedi.


Yazara ait diğer yazılar:

Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Yorumunu Takip Et  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz