GIDA SEKTÖRÜ ÇÖZÜM DEĞİL, ÇÖZÜMLER BEKLİYOR

Toprakla Gelen 27 Kasım 2018

NİHAT DELİBAŞI

Döviz kurunda yaşanan dalgalanma sonrası ortaya çıkan maliyet enflasyonu et, süt, meyve- sebze, su ürünleri derken tüm bir gıda sektöründe olumsuz etkilerini göstermeye devam ediyor. Olumsuz etkiyi katmerleyen gelişme ise tüketicinin harcamalarını kısması oldu. Tüketici markalı ürünlerden uzaklaştı. Tüketicinin talebi kısması ile ilgili anlamlı gösterge ise zincir marketlerde saptanan alışveriş alışkanlıkları oldu. Zincir marketlerde et, kutulu süt ve yine markalı meyve suyu satışlarında daralma yüzde 10’u aştı.

ET’TE TEDİRGİN BEKLEYİŞ

İzmir’in Halilbeyli, Menemen, Bergama, Tire, Bayındır, Ödemiş ilçelerinde et ve süt hayvancılığı büyük bir sıkıntı ile karşı karşıya. Manisalı büyük et tedarikçisi Altınkuş firmasının konkordato ilan ettiği, ardından hazır yemek sektöründe faaliyet gösteren Kemalpaşalı Antor firmasının kapanması ve piyasadan çekilmesi Menemen ve Halilbeyli’deki kasaplık et üreticilerini nakit sıkıntısı ile baş başa bıraktı. Yaz aylarında 8 bin civarında olan büyükbaş hayvan varlığının 3 binlere gerilediği Halilbeyli’de üreticiler paralarını tahsil edememekten şikayetçi. Nakit sıkışıklığı içindeki üreticinin kesimhanelere yığılması fiyatların toparlanmasına engel oluyor. Arz cephesinde bu gelişmelerin yaşandığı ette, zincir marketlerde tüketimin düşmesini de dikkate alarak talebi kıstı. Piyasanın holding seviyesindeki büyük oyuncuları da bu gelişime ayak uydurdu ve kesimi azalttı. Sektör vadeleri uzatarak bu dönemi hasarsız atlatmak istiyor. Ancak üreticisi cephesi büyük tedirginlik içerisinde.

SÜT KESİLMEK ÜZERE

Asıl büyük endişe süt ve süt ürünleri sektöründe yaşanıyor. Yörsan, Ak-Du gibi büyük üreticilerin konkordato ilan ettiği sektörde üretiden, sektöre mal tedarik eden sanayiciye, oradan tüketiciye kadar uzanan endişeli bir süreç bu. Büyüklerin konkordato ilan ettiği, ardından irili ufaklı birçok işletmenin kapısına kilit vurduğu Bergama ve Tire ise sütte krizin en fazla hissedildiği ilçeler oldu. Büyük süt alım firmaları piyasadan çekilir ve alımları azaltırken küçük üretici ineklerini kesime göndermekten başka çare bulamıyor. Ancak bunlardan da öte sütte asıl endişe veren gelişme son 1.5- 2 aydır yaşanan kalite sorunu oldu. Sütün kalitesinde yaşanan belirgin düşüş ve bakteri artışı alıcı firmaları kara kara düşündürüyor. Maliyetlerle baş edemeyen üretici hijyen koşullara eskisi kadar dikkat etmezken, süt kesilmek üzere uyarılarına kulak verilmesi isteniyor.

MEYVESİZ MEYVE SUYU

Alkolsüz içecekler sektöründe tonaj sıralamasında üçüncü sırayı alan meyve suyu, Türkiye’ de 100 haneden 94′ üne girerek, aileler tarafından en fazla tercih edilen içecek olurken Anadolu’da yetişen meyvelerin değerlendirilmesi adına ayrıca büyük önem taşıyan bu sektör krizi derinden hissetmeye başladı. Sene başında, meyve suyu kategorisinin yüzde 60′ ını oluşturan nektar kategorisini etkileyen yüzde 10 ÖTV vergisi ile karşı karşıya gelen sektörün pazar ilk 7 ayda yüzde 6 daraldı. Sektör litre fiyat değerine bakıldığında meyve içermeyen kategorilere göre rafta daha yüksek bir fiyata sahip. Dolayısıyla fiyat hassasiyeti olan bir bu ürün grubunda ikinci yarı yılda yaşanan kur dalgalanmaları, birim maliyet anlamında ambalajlar üzerinde kaçınılmaz bir etki yaptı. Bu etkinin fiyatlarına yansıması, talebi düşürmeye devam edecek.

SONUÇ

Kur artışının daha uzun vadeye yayılan zincirleme enflasyonist etkisiyle enflasyonla etkin mücadeleye rağmen, üretim giderleri gıda sektörü üzerinde ciddi baskı yaratmaya devam ediyor. Sektör temsilcileri gıda ürünlerine acil önlem değil, önlemler paketi talep ediyor.


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Yorumunu Takip Et  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları