“KARMAŞANIN ORTASINDAKİ MİSTİK GÜZELLİK: KUDÜS”

Türker Adakale 10 Nisan 2019

TÜRKER ADAKALE

Farklılıklar zenginliği de beraberinde getirir. Ve dünyanın en çok farklılıklara sahip yerleri, tarihsel uzamda derin bir karmaşanın ortasında çok yelpazeli bir kültürel zenginliği de filizlendirmişlerdir.

İşte Kudüs; tarih boyunca uğruna çok kan dökülen, bitmeyen bir kaosla boğuşan, ancak bir o kadar da kültürel zenginliği içinde filizlendirip büyütmeyi başaran yerlerden başında gelen bir kent.

Bunca tartışmaya ve karmaşaya konu olması, belki gezginler için ilk sıralarda ve kolay tercih edilir bir yer olmamasına sebep olabilir. Ancak, bu bölgenin zenginlikleri ve güzellikleri Kudüs’e seyahate yönelik endişelerinize baskın gelebilir. Özellikle tarihe, mimariye, sıra dışı kültürlere, farklı inanışlara meraklıysanız Kudüs tüm gizemiyle sizi bekliyor. Hangi görüşte olursanız olun, Kudüs bünyesinde barındırdığı çeşitliliklerle ziyaret edilmeyi sonuna kadar hak eden bir şehir.

Tarih boyunca Yeruşalim (Jerusalem), Kudüs-ü Şerif, vb. daha pek çok isimle anılmış Kudüs’ün dünya gündeminde bunca yer bulmasında elbette siyasi meseleler ve üç semavi dinin ortak kutsal değeri olması en büyük paya sahip. İşte çölün ortasındaki bir vaha misali, Kudüs de bu bitmek bilmez tartışmaların ortasında, keşfedilmeyi bekleyen güzel bir diyar gibi.

GİZEM VE ZENGİNLİK BARINDIRAN BÖLGE

İsrail’in Tel Aviv şehrine yalnızca 1 saatlik araç yolculuğu mesafesindeki Kudüs’ü ilk kez görmek için hareket ediyoruz. Şehre ulaştığımızda, farklı toplu taşıma araçları ve hareketleri sokaklarıyla oldukça modern bir kent yapısı bizi karşılıyor. Ancak, asıl gizem ve zenginlik barındıran bölge ise, haber bültenlerinden ve filmlerden sıkça görmeye alışık olduğumuz görüntülere sahip, surlar ardındaki tarihi Kudüs bölgesinde yer alıyor.

Tarihi Kudüs’ü gördüğünüzde ilk edindiğiniz izlenim, surlar ve duvarlar içerisinde birbirini kesen taş yollardan oluşan bir kent oluyor. Kudüs, bir labirenti andıran bu görünümüyle, tarihi bir film setine de benziyor. Sokaklar boyunca, farklı milletlere ve inanışlara mensup insanların evleri ve dükkanları yan yana konumlanmış durumda. Bu derin kozmopolitliğin kendi içindeki ahengi doğrusu oldukça şaşırtıcı.

Mescid-i Aksa, Kubbet’üs Sahra ve Ağlama Duvarı gibi Kudüs’le özdeşleşmiş, tüm dünyada dikkat çekici bilinirliğe sahip kutsal mekanlar da tabii ki bu tarihi bölgede. Bu kutsal mekanların nerdeyse 24 saat her an ibadet edenlerle dolu olduğunu gözlemleyebilirsiniz. Tabii ki, her kutsal mekanın kendi özel kuralları olduğunu not düşmekte de fayda var.

HER KUTSAL MEKANIN KENDİ ÖZEL KURALLARI

Örneğin; Ağlama Duvarı’na girerken başınıza takmak üzere Kippa dağıtıldığına tanık olabilirsiniz. Diğer taraftan, Mescid-i Aksa ve Kubbet’üs Sahra Bölgesi’ne girmek için ise önce görevliler tarafından durdurulup Müslüman olup olmadığınız soruluyor ve Müslüman olduğunuzu söylediğinizde de bunu ispatlamanız için onların sorduğu bir sureyi hatasız biçimde okumanız isteniyor.

Bazen farklı dinlere mensup bireylerin ibadetlerinin birbirlerine karışan sesleri bile Kudüs’ün, farklılardan doğan zenginliği anlamanıza yetiyor. Gerek ibadet gerekse keşif amaçlı farklı ülkelerden gelmiş, çok sayıda turistin bireysel ve grup halinde Kudüs’te olduğunu görmeniz, buranın popülerliğini ortaya koyan bir diğer detay.

Kutsal ibadethanelerle birlikte, Kudüs’ün çok renkli bir esnaf kültürü olduğuna da söylemek gerek. İstanbul’un Kapalı Çarşı’sını andıran bir görünüme sahip yan yana dizilmiş dükkanlarda, adeta Ortadoğu kültürünün kozmopolitliğinin bir yansıması şeklinde… Giysilerden ev eşyalarına, günlük aksesuarlardan, yemeklere kadar bu zenginliği keşfetmek mümkün.

LABİRENTİ ANDIRAN ÖZGÜN YAPI

Kudüs’ün arka sokaklarına doğru uzandığınızda ise, buranın labirenti andıran yapısını daha çok keşfediyorsunuz. Kenti pek çok kere gezseniz dahi, henüz girmemiş olduğunuz bir sokak karşınıza çıkabiliyor. Bu açıdan, bu dar sokaklarda kaybolmanız da oldukça mümkün. Son derece karmaşık görünse de sonunda kesişen sokaklar, adeta gizli tünel ve geçitlerle dolu bir piramidi andırıyor. Keşif merakı ve macera ruhu söz konusu olduğunda, bu kayboluşlar endişe değil, keyif veriyor.

Yine kutsal sayılan bir mekan olan, Zeytin Dağı’nın tepesine çıkarsanız Kudüs’ü panaromik bir bakışa çok daha geniş açıdan görüp, fotoğraflayabilirsiniz. Sonuç olarak Kudüs, gezginler için çok mistik bir dünyanın, zengin bir kültürün ve antik zamanlara yolculuğun kapılarını aralamasıyla, davetkarlığını hiçbir zaman kaybetmeyen bir yer olarak hafızanıza kazınıyor.


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Subscribe  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Nihat DELİBAŞITüm
Yazıları
Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
burcuesmerTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Erdim ERDURANTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları