GELİN ADAYI KEÇİLER İLGİ BEKLİYOR *

Toprakla Gelen 16 Kasım 2018

Döviz kurunda yaşanan dalgalanmanın ardından yaşanan maliyet enflasyonu gıda sektöründe dengeleri yerinden oynattı. Büyük ve küçükbaş besicilik yapan işletmeler başta yem olmak üzere artan girdi maliyetleri karşısında üretimi sürdürmenin yollarını arıyor.

TOPRAKLA GELEN olarak rotamızı besleyici değeri ile anne sütüne en yakın besin kaynağı olarak gösterilen keçi sütü yatırımlarının yoğunlaştığı Yarımada’ya çeviriyoruz. Bu alana yapılan yatırımların milyon dolarla ifade edildiği Karaburun, Urla ve Seferihisar’ ı içine alan Yarımada’da son 4 ayda 7 işletme kapısına kilit vururken, üretime devam eden işletmelerde başlıca şikayet konusu başta yem fiyatları olmak üzere yüksek girdi maliyetlerine karşın düşük süt fiyatları…

Sektörde son durumu konuşmak üzere Seferihisar Düzce Köyü’nde 35 yıllık bankacılık deneyiminin ardından Gezdan A.Ş.’yi hayata geçiren Atilla Yavaşal’a konuk oluyoruz. Bu çok modern hani neredeyse keçiler için 5 yıldızlı otel kıvamındaki tesiste en başta sorulacak soru değil ama sektörde yaşananlar ve yansımaları karşısında ilk sorumuz ‘Pişman mısınız’ oluyor.

Ardından başlayan sohbette ise deneyimlerini paylaşan Yavaşal’ın çok yerinde tespit ve önerilerini not alıyoruz. Söz, Gezdan A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Yavaşal’ın…

ŞU AN BURASI O KADAR ETMEZ

ATİLLA YAVAŞAL- 35 yıllık bankacılık serüvenim var benim. Pamukbank’ta müfettiş yardımcısı olarak başladım. 5 yıl işim gereği tüm Anadolu yu dolaştım. Sonra İzmir Basmane’ye şube müdürü olarak atandım. Ardından buradaki çalışma düzenini Karadeniz’de uygulayalım diyerek Karadeniz’ e bölge müdürü olarak atadılar beni. Sonuçta genel müdür yardımcısı seviyesine kadar geldiğim Pamukbank, Fon’a devroldu. Ben, Finansbank’ a geçtim. Ama sonunda hem İstanbul, hem bankacılık, yorulduğumu hissetim. Burayı da zamanında çiftlik kurmak amaçlı almıştık. Sonra dedik ki onun maliyetlerini karşılayacak kadar bir şey yapalım. Yaklaşık 35 yıllık bankacılık sektöründe tüm Türkiye’yi adım adım dolaştım, dolayısıyla tüm sektörleri, farklı kültürleri, farklı iş yapma modellerini sentezledim ve bu yapılanı daha iyi yaparım diye yola çıktım. Kendimize göre aile anayasası oluşturduk, vizyonumuzu, misyonumuzu belirledik. Dedik ki hem sürdürülebilir olalım, hem kendi yemediğimiz gıdayı başkasına yedirmeyelim, teknolojiyi kullanalım. Bilimden yararlanalım diyerek buraya yaklaşık 1 milyon dolara yakın para harcadık. Bugün burası o kadar yapmaz.

PİŞMAN DEĞİLİM AMA YORULDUM

ATİLLA YAVAŞAL- Pişman mıyım? Değilim ama yoruldum. Ama hem hırslıyım hem bugüne kadar yaptığım işlerde hiç başarısız olmadım. Başarısızlığı da kabullenmediğim için, biraz da finanstan gelen bütçe yapma, biraz hesap kitap, matematiğini yapma, iyi senaryo, kötü senaryo planlaması yapmıştım. Ama umduğumuzdan daha kötü gitti. 3. yılımızdayız. 3 yıl önce 35 lira ile başladığımız yem fiyatı şu an 95 lira. Kesif yem dediğimiz, 95 lira olan 50 kilogramlık yemin kilogramı 1.9 lira. Kaba yem, silaj, arpa, yonca hariç. Onları eklediğiniz zaman yaklaşık 2. 62 kuruş oluyor. Bunun üzerine işletme gideri, elektrik, su, çalışanları eklediğinizde işletme maliyeti denilen şey daha da artıyor. Dolayısıyla sütü 4 liraya falan satmam lazım ki başabaş noktasını yakalayayım.

YAPILMASI GEREKENLER

ATİLLA YAVAŞAL- Bence ilk sorun verimlilikle ilgili…Verim, onlardan aldığımız günlük süt miktarının ortalaması. Sürü ortalaması denen sağdınız kaç tane hayvan varsa, örneğin, 100 tane hayvan varsa onun ortalamasından söz ediyoruz. Ama onun içersinde bir tane hayvan var, yarım kilo süt veriyor, bir hayvan var, belki 5 kilo süt veriyor. Devamlı seleksiyona tabi tutmanız lazım.

UYGUN IRK ÇALIŞMASI

ATİLLA YAVAŞAL- Sütü ortalama 2. 5 liraya mal ettiğimizi düşünürsek, sürüdeki en kötü hayvan minimum 2 litre ve üzeri süt vermeli ki işletme başabaşı yakalasın. Bu hem ciddi bir takip hem de ciddi bir vizyona sahip olmayı gerektiriyor. Devletin damızlık, iyi nitelikli ve bu işe gönül vermiş kişilere doğru hayvanlar veriyor olması lazım. Biz burada o genetik ıslahı yapıyoruz. Sürümüz elit sürü. Dolayısıyla her bir hayvanın çiftleşmesinde annesini babasını biliyoruz tek tek. Ardından belli bir ölçeğe ulaşması lazım. Yani belli bir ölçeğe ulaşmadığınızda birim maliyetleriniz düşüyor. Hayvan sayısının artması yetmiyor. 1. 5 litre veren hayvandan bin tane olsun, şu kadar süt çıkardım demek yetmiyor. Çünkü, ona paralel maliyetiniz de artıyor. Yani, bin tane hayvandan çıkarttığınız süt miktarını 700- 800 hayvandan çıkartıyorsanız başarılısınız.

BUGÜN YAPIYOR OLSAYDIM

ATİLLA YAVAŞAL- Bugün yapıyor olsaydım bu ahılı nasıl yapardım dediğimde, bir kısım gözlemlerim var. 5 yıldızlı otel gibi yaptık. Bugün bu kadar toprağa para gömmeyebilirdim. Yemi dışarıdan almak maliyetleri yüzde 20 – 30 daha artırır. Dolayısıyla ölçek ekonomisini yakalamak ve yem maliyetlerini düşürmek için birleşmek, benzer çiftliklerle yem bitkilerini daha büyük ekim alanlarından temin etmek bir yöntem olabilir. Dolayısıyla kooperatifçiliği daha fazla geliştirilmeliyiz.

KÜÇÜK İŞLETMELER YAŞATILMALI

ATİLLA YAVAŞAL- Küçük işletmelerin devamı doğru ırklar verilebilirse olur. Örneğin, Hollanda’ da 9 litreye kadar süt veren keçi ırkı var. Hollanda’ dan hayvan ithalatı, Türkiye’ nin şartlarına, iklimine uygun olmayabilir belki ama buraya uygun ırkı yetiştirmek yazım. Örneğin, köyde bir ailenin iki- üç tane keçisi var. Peynir yapıyor, yöresel pazarda satıyor ve çarkı belki döndürüyor ama refah seviyesini artırmak, bunu biraz daha bilimsel yapabilmek için çok büyük yatırımlara da gerek yok. Doğru hayvan ırkını verseniz aile işletmeleri bu işi yapabilir.

DİRENENLER KAZANACAK

ATİLLA YAVAŞAL- Zorlu meşakkatli bir süreç. Ama ben çok keyf alıyorum. Dolayısıyla dayanıyoruz ama nereye kadar dayanırız onu bilmiyorum açıkcası. Ancak önümüzdeki sene ve gelecekte yanlış, bilinçsiz yatırım yaptığı için ve ekonomik gücü yeterli olmadığı için ayrılanlar elbette olacak. Ama direnebilenler, yoluna devam edebilenler için önümüzdeki ve daha sonraki yıllarda bu işin daha değerleneceğini düşünüyorum.

* Havyanlar, ilk doğduğundan 0- 3 ay arasında oğlak, 9 aya kadar çepiç olarak adlandırılıyor. 9 aydan sonra doğum yapana kadar ise ismi GEZDAN. Yani, doğurmamış gelin adayı genç keçilere GEZDAN deniyor. Başlığımızdaki göndermedeki mizahın izahını böylece yapmış oluyoruz…


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Yorumunu Takip Et  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları