EKMEK ZAMMINA ÇÖZÜM ÖNERİSİ: TAHSİS UN

Toprakla Gelen 31 Ekim 2018

İTB Meclis Üyesi Necati Polat, ekmek üreticisinin zam yapamaz bir durumda büyük sıkıntı yaşadığını belirterek, “Türkiye ekmekte nahr sistemine geçmemiş durumda. Resmi olmasa bile fiili bu şekilde. Yapılması gereken tahsis una dönülmesidir. Yani TMO’nun ekmek üreticilerine tahsis un vererek maliyetlerini düşürmesidir” dedi.

İTB Ekim ayı meclis toplantısında hububat sektörü ile ilgili bilgi aktaran Polat, Mayıs ayı ortasından itibarin Türkiye’de hububat ürünler iile başlayan hasat döneminin arpa, çavdar ve yulaf ile devam ettiğini belirtti.  Eylül ayı itibariyle de başlayan mısır ve çeltik hasadının tamamlandığını ifade eden Polat, “Ülkemiz mısır yetiştiriciliği açısından önemli noktada. Zira, buğday ve arpadan sonra 3. ürünümüz. Üretimimiz 5. 5 milyon  ton kadar. Her yıl da 2 milyon ton kadar ithalat yapıyoruz” dedi. Mısırın beslenmenin yanı sıra endüstride etanol üretimi ve sıra yem bitkisi olarak kullanıldığını ifade eden Polat, “Mısırda  bu yıl yüzde 10 üretim daralması oldu. Ama gelecek yıl, bu telafi edilecek. Mısır ekimi artacak” dedi. 800- 900 bin ton çeltik hasadından 450 bin ton dolayında pirinç elde edileceğini, 2 lira seviyesine gerileyen fiyatların TMO müdahale etmezse sıkıntı yaşanabileceği uyarısında bulundu.

BUĞDAYLA KOYUN GERİSİ OYUN

Konuşmasının devamında Anadolu’da çok kullanılan ‘buğdayla koyun, gerisi oyun’ sözüne atıfta bulunan Polat, “Anadolu çiftçisi ambarına buğdayını koyduktan sonra ahılında bir kaç büyükbaş, 5- 10 küçükbaş hayvan varsa gerisini bir angarya olarak görür. Dolayısıyla buğday ülkemiz için çok stratejik bir ürün. Bizde böyle dünyada farklı mı? Değil. Temmuz ayı ortalarından itibaren dünya rekoltelerinde 42 milyon tonluk bir azalma ve 26 günlük bir buğday stokundan bahsedildi. Bu büyük bir paniğe neden olan köpürtülmüş bir haberdi. Aslında böyle bir şey yoktu.Böyle bir haber bile bizim ülkemizde buğday ve un fiyatlarını tetikledi. Arkasından gelen dolarizasyon harekatı ve TL’nin değer kaybı işin tuzu biberi oldu” diye konuştu.

SIKINTI KATİLETİ BUĞDAYDA

Geldiğimiz nokta itibariyle ülkemizde 19.5 milyon ton civarında bir buğday üretimi olduğunu kaydeden Polat şöyle devam etti, “Aslında bizim 14- 15 milyon ton dolayında bir buğday tüketimimiz var. Turistler ve ülkemizdeki misafirleri dikkate aldığımızda bu rakam bize yetiyor. Sıkıntımız kalitede. Zamansız yağmurlar ve düşen kalite şu an TMO’nun ithal buğday ihalesiyle neticelenen bir süreç var. Bu süreç sonunda piyasa rahatladı gibi. Ama görülen o ki dolar 4 TL’leri görmezse, buğdayla ilgili sıkıntı yaşayacağız. Çünkü, ithal buğdayın yüksek rakamları ister istemez ülkemizdeki rakamlara yansıyor. Biz aynı zamanda 5 milyon ton ile dünyanın en fazla un ihraç eden ülkesiyiz. İhraç ettiğimiz unu DİR kapsamında ithal ederek yapıyoruz. Bunda sıkıntı yaşabiliriz. Diğer taraftan ekmek ve ülkemizdeki buğday ve un fiyatlarına. 25 tane girdisi olan ekmeğimize şu an zam yapamıyoruz beklemedeyiz. Türkiye ekmekte nahr sistemine geçmemiş durumda. Resmi olmasa bile fiili bu şekilde. Yapılması gereken tahsis una dönülmesidir. Yani TMO’nun ekmek üreticilerine tahsis un vererek maliyetlerini düşürmesi. Çünkü ekmekteki maliyetin yüzde 50’si undan kaynaklanmaktadır. Bu sağlanmazsa eğer ekmek üreticisi sıkıntıda. Hatta, ekmek üreticisi diyapozda. Oksijen nefes verilmesi için kesinlikle tahsis una geçilmelidir.”‘


Yazara ait diğer yazılar:

Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Yorumunu Takip Et  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz