ÇİFTÇİNİN NABZINI TUTAN ARAŞTIRMADAN ÇARPICI SONUÇLAR

Toprakla Gelen 15 Ağustos 2018

Türkiye genelinde 81 ilde, 665 ilçede 3 bin 187 üretici ile 10 bölgede gerçekleştirilen araştırma sonucunda çiftçilerin yüzde 88’inin 10 veya daha uzun süredir çiftçilikle uğraştığı ortaya çıktı. İşletme büyüklüğüne paralel olarak eski çiftçi oranının arttığının gözlendiği araştırmada, çiftçiliğe yeni başlayan 1- 3 yıl tecrübeli çiftçilerin oranı ise Akdeniz ve Trakya’da yüzde 4’ü ancak buldu. Diğer bölgelerde yeni çiftçi oranı yüzde 1 ila 3 arasında değişti.

KAZANÇ  AZALIYOR

Araştırmanın ortaya çıkardığı en çarpıcı sonuç,  çiftçilerin kazançları ile ilgili soruya verilen yanıtla ortaya çıktı. Bu soruyu yanıtlayan çiftçilerin yüzde 61’i beş sene öncesine göre kazançlarının azalmasından şikayet etti. Türkiye ortalamaları dikkate alındığında çiftçilerin yüzde 84’ü çiftçilik faaliyetlerinden para biriktirecek kadar para kazanmadıklarını belirtirken, çiftçilikten para kazandığını beyan eden çiftçilerin oranı yüzde 16’da kaldı. Doğu Karadeniz ve GAP’taki üreticilerin yaklaşık yüzde 50’si yaptıkları iş ile para kazanılamayacağını savunurken, yüzde 68’i yakın zamanda tarlasına yatırım yapmadığını beyan etti. Yani sulama, traktör ve diğer ekipman yatırımı yapabilen çiftçi oranı yüzde 32 seviyesinde tespit edildi.

MALİYET HESABI YAPMIYOR

Doktar’ın Çiftçinin Nabzı Araştırması’na yanıt veren çiftçilerin yarısından fazlasının maliyet hesabı yapmadığı, sadece Çukurova ve Ege’de çiftçilerin yüzde 50’sinden fazlasının maliyet hesabı tuttuğu gözlendi. Girdilerini peşin olarak alan çiftçilerin oranının yüzde 29 olduğu, kalan yüzde 71 oranındaki üreticinin ise değişik finans modelleri kullandığı belirtildi. Kredi kooperatifleri, bankalar ve bayi çiftçiye en çok kredi sağlayan kurumlar oldu. Çiftçilerin yüzde 48’inin kullandığı kredi ya da vadeli alımlarda ödediği faizi bilmediği, Türkiye genelinde her 4 küçük üreticiden 1’inin banka hesabının bulunmadığı yine sözkonusu araştırma ile ortaya kondu.

SİGORTA ORANI DÜŞÜK

Sel, dolu, don gibi risklere karşı üreticiyi koruma amaçlı uygulanan Tarım Sigortası da çiftçinin rağbet göstermediği alanlardan biri oldu. Çiftçilerin sadece yüzde 24’ü tarım sigortası yaptırırken, küçük üreticilerde bu oran yüzde 16’ya kadar düştüğü belirlendi. Doğu Anadolu’daki üreticilerin ise ancak yüzde 11’inin tarım sigortası yaptırdığı vurgulandı.

SATIŞTA İLK AKLA GELEN TÜCCAR OLUYOR

Araştırmanın orta koyduğu diğer önemli bulgu her ürün grubundaki üretici için bir numaralı alıcının tüccar olması. Çiftçilerin yüzde 59’u ürününü tüccara satarken; ürününü kooperatif ve birliklerin satan çiftçilerin oranı yüzde yüzde 16’larda kaldı. Çiftçilerin sadece yüzde 1’inin lisanslı depoculuğu kullandığı, yüzde 77’sinin lisanslı depoculuktan bihaber olduğu, küçük üreticiler arasında ise lisanslı depoculuk kullanan olmadığının ortaya konduğu araştırmada, çiftçilerin yüzde 80’inin ne ekeceğine kendi karar verdiği, aile ve yakın çevrenin bu konuda yüzde 10 oranında etkili oldu belirlendi. Ziraat mühendislerini ekilen için başvuru oranı ise yüzde 4’de kaldı.

  

GÜBRE VE İLAÇ KULLANIMINDA DANIŞMA NOKTASI: BAYİLER

Üretici kullanacağı gübre ve ilaca ağırlıklı olarak kendi karar verirken, danıştığı ilk kurum kuruluş ne ilçe tarım müdürlükleri, ne ziraat odaları, ne de tarım kredi kooperatifleri oldu. Bu konuda üreticinin kendi deneyim dışında dikkate aldığı kişi bayiler oldu. Yüzde 18 oranında çiftçi, kullanacağı ilaç ve gübre kullanımında bayinin tavsiyesine uyarken, Ziraat Odası, Tarım Kredi Kooperatifleri ve bu kurumlarda çalışan ziraat mühendisleri, çiftçinin ilaç ve gübre tercihinde etkili olamadı.

MAZOT, GÜBRE VE PAZARA ERİŞİM

Mazot ve gübre maliyetleri ile pazara erişimde zorluk çiftçinin başlıca şikayet konuları olarak dikkat çekti. Yüzde 57 oranındaki çiftçi yüksek mazot maliyetlerinden, yüzde 44 yüksek gübre maliyetinden, yüzde 27 çiftçi pazara erişimde zorluk ve hak edilen fiyatı önemli sorun olarak gösterdi. Araştırmanın ortaya koyduğu bir diğer önemli bulgu ise Doğu Karadeniz çiftçisinin ürünün satışı ile ilgili sorunları girdi maliyetlerinden daha ön planda tutması. Doğu Karadenizli çiftçinin yüksek mazot maliyetlerinden şikayet oranı yüzde 32, yüksek gübre maliyetinden şikayeti yüzde 29, pazara erişimde zorluk ve hak edilen fiyattan şikayet ise yüzde 38.

HAYATA VE GELECEĞE BAKIŞ

Türkiye’deki çiftçilerin yüzde 45’inin gelecekten umudu olmaması ise Çiftçinin Nabzı Araştırması’nın ortaya koyduğu çarpıcı sonuçlardan biri olarak dikkat çekti. Gelecekten umutlu çiftçilerin oranı yüzde 41’de kalırken, Doğu Anadolu ve Trakya’da gelecekten kaygılı çiftçilerin oranı yüzde 53’u buldu. Üreticilerin yüzde 64’ü kendi çocuklarının kendi işlerini yapmasını istemezken, bu soruya ‘isterim’ ve ‘kesinlikle isterim’ yanıtı veren çiftçilerin oranı yüzde 30’da kaldı. Yine üreticilerin yüzde 58’i devletin tarım politikalarından memnuniyetsizliğini dile getirirken, memnun olanların oranı yüzde 29, kararsızların oranı ise yüzde 13 olarak tespit edildi. Akdeniz, Ege ve Trakya devlet tarım politikalarından memnun olmayan bölgelerin başını çekti.

SOSYAL MEDYA KULLANIMI

TRT 1’in açık ara en fazla seyredildiği TV kanalı olarak ortaya çıktığı araştırmada 5 ve 6. sıraları çiftçiye yönelik yayınları ile dikkat çeken Bereket ve Çiftçi TV paylaştı. Çiftçilerin yüzde 61’i herhangi bir internet sitesini kullanmazken, yüzde 12 oranında çiftçinin siteler aracılığıyla hava durumu takibi yaptığı, her 4 üreticiden birinin  (facebook, twitter, youtube vb.) sosyal medyayı kullandığı, tarım ile ilgili sitelere girenlerin oranının ise yüzde 3’te kaldığı görüldü.

HER YIL DÜZENLİ ARAŞTIRMA

Doktar Genel Müdürü Tanzer Bilgen, Türkiye’de çiftçi davranışlarını inceleyen bir araştırmanın eksikliğini yıllardır hissettiklerini belirterek tarımda dijital dönüşüm ile katma değeri artırmayı amaçlayan bir şirket olarak bu araştırmayı her sene düzenli olarak yapmaya karar verdiklerini söyledi. Bilgen, “Bizim açımızdan en temel bulgu, çiftçinin işinden gurur duyduğu ve bu işi yapmaya devam edeceğini ancak gelirinin artmamasından dolayı çocuklarının bu işi yapmasını istemediği yönünde. Bununla birlikte maliyet hesabı tutmak, sigortalar, depoculuk, toprak analizi, zirai bilgiyi etkin kullanım gibi konularda yeterli bilgi sahipliği yok. Dolayısı ile üreticilik giderek yaşlanan ve temel zirai işletme prensipleri uygulanmadan yapılmakta bu da ülkenin topraklarından alabileceği katma değeri kısıtlamaktadır. Üreticilerin ve özellikle gençlerin zirai işletme yönetimi, finansal okuryazarlık, dijital tarım teknolojileri gibi konularda eğitilmesi ve desteklenmeleri bu doğrultuda ülkemiz için temel bir öncelik olmalı” diye ekledi.


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Yorumunu Takip Et  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz