BİR KAMERAMANIN ARILARLA İMTİHANI –2

Toprakla Gelen 20 Kasım 2018

 

1. Bölümü Okumak İçin Tıklayınız.

 

ÖZGÜR KURŞUN

Haberciler sürekli zamanla yarışır. Görüntüyü ve haberi daha hızlı ve daha önce kurumuna ulaştırmak için sürekli oradan oraya koşuşturur. Bu zamanla yarış hali artık yaşam şekline dönüşmüştür bizim için. Hızlı yer, hızlı yürürüz. Çalışmadığımız zamanlarda bile atlı kovalarcasına yaparız her işimizi. Ama arı sakinlik ister, dinginlik ister. Aceleyi hiç sevmez.

Anton Çehov ‘un tiyatro ile ilgili bilinen çok önemli bir kuralı vardır. Çehov’un Silahı diye adlandırılan bu kural şöyledir; eğer birinci perde açıldığında duvarda bir tüfek asılı duruyorsa veya oyunculardan birisinin belinde tabanca görülüyorsa o tüfek veya tabanca mutlaka patlamalıdır. Yoksa seyirci şaşırır. Arılarla uğraşan her insan da bilmelidir ki arı o iğnesini mutlaka batıracaktır. Yok, efendim benim arım sakindir, yok efendim benim arım beni tanır. Bunların hiçbiri geçerli değildir arı karşısında. Mutlaka o sizi sokar.

BAZEN İKİ GÜN SÜRER ACISI

Arıcılığa başladığımda tabii ki ilk deneyimlediğimde bu olmuştu benim için. Her kovan açtığımda en az beş on arı vücudumum çeşitli yerlerini ziyarete gelirdi. Sonra ertesi gün elinizde suratınızda şişlikler… Namussuz öyle de acıtır ki bazen iki gün sürer acısı.

Usta arıcılar ise öyle değildir. Kovanı maskesiz açar. Bütün gün arılarla içli dışlı yaşar ama yine de bizim maskeli halimizden az sokulur. Bunu kendi arılığımda da gözleme şansını defalarca bulmuşumdur. Bana bu işi öğreten ustam Hasan Cesur kovanda maskesiz dolaşırken, benim çay içerken bile maske taktığım günler olmuştur. Hasan ağabeye bunun sırrını sorduğumda “Sen sırtında kamera varmış gibi gidiyorsun arıya” demişti. Haklıydı. Ben kovanların yanından bile geçerken koşturuyordum.

SAKİNLİK- DİNGİNLİK İSTER

Yukarıda da söylediğim gibi arı sakinlik ister, dinginlik ister. Onun görevleri vardır. O hızla peteklerin üzerinde yürümesi, havada oradan oraya uçması sadece muazzam düzeni bozulmasın diyedir. Sizin acelenize hiç bakmaz. Çünkü aceleniz onun düzenine bir saldırıdır. O yüzden kovanlara usulca yaklaşmalı, usulca işini yapmalıdır arıcı. Böyle olursa kovanın ahengini bozmaz. Kovanın parçasıymış gibi çalışabilme şansını yakalar. Tabii Anton Çehov’un silahı her an aklında olmalıdır. Çünkü sahnede arının iğnesi var. Ani bir hareketinizde patlamaya hazır beklemektedir.

Şüphesiz ki benim gibi amatör olarak arıcılığa başlayanların en büyük dertlerinden biridir, arı tarafından sokulmak. Kıyafetle sürekli dolaşamazsınız. Hep elinizde eldiven olamaz. O yüzden günlük işlerinizin kaygılarından ve telaşından kurtulmanız gerekir arılıkta. O dinginliği yakalayabildiğiniz an arıcı olmuşsunuz demektir. Artık kovanın üretim çarkında bir dişli olabilirsiniz. Artık balın, kovanların, doğanın keyfine varabilirsiniz.

Son olarak üretmek ve hayal kurmak her şeydir. Bunun elinizden alınmasına izin vermeyin. İyi günlerde üreterek kalın…


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Yorumunu Takip Et  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları