BAKIRÇAY İZLENİMLERİ- KINIK

Toprakla Gelen 06 Ağustos 2019

NİHAT DELİBAŞI

TOPRAKLA GELEN olarak geçtiğimiz günlerde yolumuzu Bakırçay Havzası’nın bereketli topraklarına düşürdük.

Bu izlenimleri paylaşmak istiyoruz sizlerle..

Tarım ve tarıma dayalı sanayisiyle bölgenin yanı sıra ülke ekonomisine güç veren Bakırçay Havzası’nda ürün desenini domates, mısır, pamuk v etütün oluşturuyor.

İlçe sınırları ve çevresinde salça fabrikalarının da etkisiyle dağ taş domates tarlası. Köy yollarında, ilçe karayolunda traktörler römorklarla salça fabrikalarına mal taşıyor. Kasalı taşımalar ise kurutulmuş domates için.

Sergilerin henüz kurulduğu Kınık Organize Sanayi Bölgesi, Poyracık’taki dayıbaşı sistemi Orhan Kemal’in Çukurova’da pamuk işçilerini anlatan eşsiz eseri Bereketli Topraklar Üzerinde’ yi anımsatıyor. Mal sahibi ile toplam ürün miktarı üzerinden anlaşan dayıbaşı ve yevmiyeye çalışan çoğu üç beş çocuklu kadın işçiler…Kadınlar kesim yaparken kızlı erkekli çocuklar sığındıkları gölgede oyun oynuyor.

ÜRETİCİNİN BİTMEK BİLMEYEN ÇİLESİ

Molayı ilçe merkezinde bir kahvehanede veriyoruz. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Basın Şefi Yeliz Savran’ın babası Hasip Savran ev sahipliği yapıyor bize. CHP Kınık Belediye Meclis Üyesi Ahmet İnanlı, emekli öğretmen Mehmet Ali Köroğlu ve Hidayet Merdim ile sohbete koyuluyoruz.

Ortak tespit üreticinin yüksek girdi maliyetleri karşısında üretimde yaşadığı zorluklar oluyor.

Yaklaşık 12 bin büyükbaş hayvan varlığına sahip ilçede ağırlıklı olarak süt besiciliği yapılıyor. Günlük üretilen 120- 150 tonluk sütü özel firmalar ve irili ufaklı mandıralar alıyor. Süt üreticisi kooperatif çatısı altında biraraya gelemiyor. Zira, ilçede kurulu süt kooperatifinin sadece 15 üyesi var ve yeni üye kabul etmiyor. Üreticiler ilçe sınırları içersinde aynı konuda başka kooperatif kurulamaz düzenlemesi nedeniyle eli kolu bağlı vaziyette bekliyor.

Zeytin, domates, slajlık mısır ilçenin başlıca tarım ürünleri. Bakırçay Ovası ile simgeleşen pamuk ekiminde artış başlamış.

Tekel’in özelleştirilmesinin ardından tütün tarımının dağ köyleri ile sınırlandığı ilçede kurulması planlanan Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ise henüz ilçe sakinlerinin gündeminde yok.

Bir dönem iyi alıcı olan salça fabrikaları, ürün paralarını geciktirince imdada kuru domatesçiler yetişmiş. Kurutmacılar olmasa, çiftçi fabrikalar karşısında perişandı vurgusu ortak görüş olarak dile getiriliyor.

TOPRAK ÜSTÜNDEN YERİN ALTINA İTTİLER

Hidayet Merdim, ilçede yaşayan yaklaşık 6 bin dolayındaki Alevinin sahipsizliğine dikkat çekiyor. Tekel’in özelleştirilmesinin ardından tütün tarımıyla uğraşan dağ köylerindeki Alevilerin madenlerde çalışmaya başladığını kaydeden Merdim, “Tütün bizim elmasımızdı. Tekel özelleştirilip tütün bitince yerin üstünden yerin altına ittiler bizleri” diyerek sözü Soma Maden faciasına getiriyor. Kınık’ın 52 şehit verdiğini facia sonrası haklarını arayan işçilerin tazminatları dahi verilmeden işten atıldığını belirten Merdim, “450 Kınıklı işinden oldu. 450 kişinin sadece aylıkları 2 milyon liraydı. İlçe ekonomisi işten çıkarılmalar sonucu bu 2 milyon liralık gelirden de mahrum kaldı” dedi.

MADENCİ İNŞAATLARDA ÇALIŞIYOR

İşten atılan madencilerin geçinmek için inşaatlarda çalıştığını, ilçeden her gün 3 otobüs dolusu insanın Aliağa’da inşa edilen Star Rafinerisi’ne gittiğini, rafineri inşaatının bitmesinin ardından kendileri için yine işsizlik kabusunun başlayacağını vurgulayan Merdim, “Bir çocuğum üniversitede. Diğeri gelecek sene sınava girecek. Ben madenciyim. Uzmanlığım bu. Ancak, bizleri mimlediler. Madenler bizleri işe almıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Tazminatlar ödenecek” sözü halen yerine getirilmedi. Neden?” diye soran Merdim sözlerini, “Tarıma elbette dönmek isterim. Ancak bu şartlarda oda çok mümkün değil” diye noktalıyor.

KOOPETİFLEŞME ÇALIŞMASINA HIZ VERİLECEK

Kendisi de kurutmalık domates işi yapan Ahmet İnanlı ise, bu yıl salçalık domatesin kilogramının 45, kurutmalık domatesin ise 65 kuruştan satıldığı bilgisini veriyor. Domates tarımının ilçe ekonomisi için önemine değinen İnanlı, eksikliklerinin kooperatifleşmede olduğunu belirterek, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in kooperatifleşme ile ilgili mesajlarından aldıkları güçle bu yönde çalışma başlatacaklarını vurguluyor.

YAZ AYLARINDA TÜTÜN EKERDİM

Hasip Savran da tarımın içinde bir hayat yaşadığını belirterek, “Öğretmenlik yaptığım yıllarda boş arazi olmazda. Herkes bir şey ekerdi. Hatta ben ve birçok öğretmen arkadaşım icardan kiraladığı arazide tütün ekimi yapardık. Bu sayede ek gelir elde ederdik. Bu sıkıntılı günlere aşmanın yolu üreticinin kooperatifler çatısı altında birlik olması” dedi.

SÜT ÜRETİCİSİ YEMCİNİN TAŞERONU OLDU

Telefonla ulaştığımız Kınık Ziraat Odası Başkanı Murat Tosun, çiftçinin üretimde değil maliyetlerde sorun yaşadığına dikkat çekiyor. Süt besiciliğinin ilçe tarım ekonomisindeki önemine değinen Tosun, “12 bin büyükbaş hayvan varlığına sahibiz. Bunun yaklaşık 8 bini süt verir konumda. Süt besicilerinin en büyük sıkıntısı yem. Yemciler, kendisi süt işine girmeye başladı. Besiciler, neredeyse yemcinin taşeronu konumunda. Tamamen yeme çalışıyoruz. Üreticiyi maliyet kıskacından kurtarmak gerek. Dekarda 12 ton domates, 650 kg pamuk verimi varsa bu üreticinin başarısıdır. Çiftçi üretiyor. Maliyetler düşürülmeli” diyor.

Bakırçay Havzası’ndan izlenimlerimiz Bergama Kozak notları ile devam edecek…


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Subscribe  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Nihat DELİBAŞITüm
Yazıları
Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
burcuesmerTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları
Erdim ERDURANTüm
Yazıları