ALTERNATİF BİR ÇİM BİTKİSİ: AK ÜÇGÜL

Aydın Şener 10 Kasım 2018

AYDIN ŞENER

Ziraat Yük. Mühendisi

Bütün dünyada olduğu gibi Ülkemizde de kaliteli içme ve kullanma suyu temini günden güne zorlaşmaktadır. Ülkemizin çok yıllık yağış ortalaması 643 mm.’dir. Bu miktar; bir yılda ülkemiz sathına (783 bin km2) yağışlarla 503 milyar metreküp (diğer bir ifade ile 503 milyar ton) su düştüğü anlamına gelir. Ülkemiz topraklarına düşen bu suyun bir kısmı akışa geçerek akarsular vasıtası ile barajlara, göllere ve denizlere taşınır, bir kısmı ise yeraltı suyunu besler. Diğer bir kısmı da toprak ve su yüzeyleri ile bitki yapraklarından buharlaşma ile tekrar atmosfere karışır. Yeraltı suyunu besleyen yağışların bir miktarı pınarlar vasıtasıyla tekrar yeryüzüne çıkar ve kullanıma hazır hale gelir. Günümüzün teknik ve ekonomik şartları içerisinde çeşitli amaçlar için tüketilebilecek yerüstü su miktarı 98 milyar metreküptür. Yeraltından çekilerek kazanılan 14 milyar metreküp su ile birlikte 112 milyar metreküp eder. Bu miktar ülkemizde kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarının yaklaşık 1.400 metreküp (ton) olduğunu gösterir ki, bu da ülkemizin “su azlığı” yaşayan ülkelerden birisi olduğuna işaret eder.

DEĞERLENDİRME KISTASLARI

Su varlığı yönünden ülkelerin durumu bilim çevrelerinde şu şekilde değerlendirilmektedir.

Su zengini ülkeler: Yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 8.000 tondan fazla olan,

Su ihtiyacını karşılayan ülkeler: Yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 2.000 – 8.000 ton arasında olan,

Su azlığı çeken ülkeler: Yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1.000 – 2.000 ton arası olan,

Su fakiri ülkeler: Yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1.000 tondan az olan ülkeler.

Bu sınıflandırmaya göre ülkemiz su azlığı çeken ülkelerdendir. Bu nedenle; ülkemizde suyu değişik amaçlarla kullanan; tarımcısı, sanayicisi ve kişisel ihtiyaçlar için su kullanıcısı olarak su kaynaklarını çok iyi koruyup tasarruflu ve akılcı bir şekilde kullanmak zorundayız.

YERALTI SULARININ DURUMU ENDİŞE VERİCİ

Çeşitli amaçlarla kullanmak için yeraltı sularının ruhsatlı ve ruhsatsız şekilde kapasiteden fazla kullanıldığı günümüzde birçok habere konu olmuştur. Bu aşırı tüketim sonucunda ülkemizin birçok bölgesinde yeraltı suyu gittikçe daha derinlerden elde edilir olmuştur. Örneğin çok değil daha 30 yıl önce 40-50 metreden elde edilebilen yeraltı suyu (kuyu suyu) zamanla 80-100 metreden, daha sonra 120-150 metreden ve nihayet 300-400 metreyi bulan derinliklerden elde edilebilir olmuştur. Hatta içme ve kullanma amaçlı olarak Ankara’ya Kızılırmak’tan, İstanbul’a Melen Çayından su getirildiği ve tarım amaçlı olarak bazı ovalara başka ovalardan su getirildiği kamuoyunun bilgisi içindedir. Bu açıdan bakıldığında gelecek yıllarda bizi su temini konusunda daha büyük zorlukların beklediğini tahmin etmek zor olmayacaktır.

PEYZAJ UYGULAMALARINDA SU KULLANIMI

İçme, kullanma, sanayi üretimi ve tarımsal sulama için kullanılabilen suyun bir kullanım amacı da peyzaj (basit tarifi ile dış mekan düzenleme sanatı) uygulamalarıdır. Ülkemizde su varlığı ve su tüketimine peyzaj uygulamaları, park ve bahçelerin düzenlenmesinde kullanılan bitkiler açısından bakıldığında; çim uygulamalarında daha çok buğdaygil çim bitkilerinin kullanıldığı görülür. Değişik baklagil yem bitkileri de çim bitkisi olarak kullanılabilir ve bu bitkilerin su gereksinimi buğdaygil çim bitkilerinden azdır. Bu bitkilerin başında da ak üçgül gelir.

AK ÜÇGÜL (TROFOLİUM REPENS L.)

Baklagil yem bitkilerinden olan ak üçgül esas olarak bir yem bitkisidir. Halk arasında tırfıl, tirfil gibi isimlerle de anılır. Hem küçükbaş hem de büyükbaş hayvanların beslenmesinde gerek otlarının biçilerek kuru ot yapılmasında, gerekse hayvanların yayılarak otlatılmasında kullanılan değerli bir yem bitkisidir. Park ve bahçelerin yeşillendirilmesinde de kullanılması günden güne artmaktadır. Zira ak üçgül; en önemli özellik olarak buğdaygil çim bitkilerine oranla daha az su tüketerek yetişir, kuraklığa dayanıklıdır. Peyzaj amacıyla kullanıldığında buğdaygil çim bitkilerine göre daha geniş aralıklarla sulanması durumunda da sağlığını ve yeşilliğini korur. Çok yıllık bir bitkidir ve yılın her mevsiminde yeşildir. Bilindiği gibi birçok buğdaygil çim bitkisi kış soğuğunun etkisiyle sararır fakat ak üçgül her mevsim yeşilliğini koruyan bir bitkidir. -15 derecelere kadar sağlığını ve yeşilliğini korur. Baklagil bitkisi olduğundan bu sınıftaki diğer bitkiler gibi havadaki serbest azotu köklerindeki azot yumrucukları (nodozite) marifeti ile bağlar ve toprağı azot yönünden zenginleştirir. Ayrıca aşağıda tarımı konusunda bahsedileceği gibi üretilmesi ve bakımı göreli olarak kolaydır.

Ak üçgül oldukça derine (60-80 cm.) inen, ince, küçük bir kazık köke ve ana bitkiden çıkan, toprak üzerinde sürünen saplardan çıkan ikincil yan köklere sahiptir. Bu özelliği sayesinde toprağın derinliklerinden su ve bitki besin maddeleri alabilir. Bitkinin dalları ise her yöne doğru gelişir, üzerindeki boğumlardan önce kök sonra yaprak çıkarır. Böylece toprakta kısa zamanda ve kolayca yayılır. Bu sürünücü saplar sayesinde bitki kendini devamlı yeniler ve yetiştirildiği yerde varlığını korur.

AK ÜÇGÜL TARIMI 

Ak üçgül toprak isteği yönünden seçici değildir, her türlü toprakta yetişebilir. Ancak kaliteli bir çim bitkisi yetiştirmek ve alanı tamamen kapatması isteniyorsa humuslu ve asitlik yönünden nötr veya hafif asit toprakları tercih eder. Ev ve yazlık bahçelerinde zaten var olan ve organik maddece fakir toprakta yetiştirmek isteniyorsa sahaya iyi yanmış çiftlik gübresi atarak toprak bitki besin maddesi ve su tutma kapasitesi yönünden takviye edilmelidir.

Ak üçgül hayvan yemi amacıyla üretilecekse tohumdan üretilmesi tercih edilmelidir. Tohumları çok küçük olduğundan tohum yatağı iyi hazırlanmalı ve dönüme 0,5-1,0 kg tohum atılmalıdır. Park ve bahçelerin yeşillendirilmesi amacıyla üretilecekse tohumundan üretilebileceği gibi (çevrede ak üçgül yetiştirilen bir bahçe varsa) çelikleme denilen dallarının toprağa gömülmesi yoluyla da üretilebilir. Bunun için mevcut bitkilerden yeteri kadar (en az 20 cm. kadar) uzamış dallar kesilir ve çim tesis edilecek yerde yumuşatılmış toprağa 3-4 cm. kadar derine yatırılarak üzeri toprakla örtülür. Dalların 40-50 cm. aralıklarla dikilmesi yeterlidir. Bir hafta süre ile günde iki kez sulandığında çeliklerin tuttuğu, boğumlardan kök ve dal çıkarmaya başladığı görülür.

Dikildiği yere tutunan ak üçgül kısa sürede tüm bahçeyi kaplayacaktır. Özelliği nedeniyle sık sulama istemeyecektir. Hava sıcaklığına bağlı olmak üzere (buğdaygil çim bitkileri her gün veya gün aşırı sulama isterken) haftada bir kez sulama yetecektir. Yağış miktarı ve sulama sıklığına göre yılda 3-4 kez biçilmesi yeterli olacaktır. Gübreleme yönünden de (kendi azotunu temin ettiğinden) yılda bir kez gübreleme yeterlidir. Örnek: Mart ayında dekara 15 kg. (üç onbeş denilen) 15-15-15 gübresi verilebilir. İstenirse haziran ayında bir miktar daha örneğin 15 kg/dekar azotlu bir gübre (amonyum nitrat veya amonyum sülfat) verilebilir.

SONUÇ

Sadece yurdumuzun değil aynı zamanda dünyanın yakın gelecekte karşılaşacağı problemlerden olan temiz su temini konusunda duyarlı olmak ve mevcut su kaynaklarının korunup doğru kullanılması gerekmektedir. Gelecekteki ülkeler arası savaşların en büyük nedeninin su paylaşımı olacağı şimdiden tahmin edilmektedir. Mevcut su kaynaklarının tasarruflu kullanılmasının yollarından birisinin de peyzaj çalışmalarında yani park ve bahçelerde yapılacak yeşillendirme çalışmalarında baklagil yem bitkilerine daha fazla yer verilmesi (bu bitkilerin başında da ak üçgül gelmektedir) doğru olacaktır. Çeşitli amaçlarla kullanmak üzere su temin etmek için yeni kuyular açmak çare değil, kötüye gidişi hızlandıracak bir uygulama olacaktır.


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Yorumunu Takip Et  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz