AÇIK HAVA MÜZESİ AHLAT

Nihat DELİBAŞI 19 Şubat 2019

Nihat DELİBAŞI

Toprakla Gelen olarak Van merkezli 4 günlük seyahatimizin ilk bölümünü Karlar Diyarı Van başlığı ile geçtiğimiz günlerde paylaşmıştık sizlerle. İzmir Tarım Fuarı, yeni dergi hazırlıkları derken zaman hızla akıp geçti.

Gezimizin ikinci bölümü notlarına kadim kent Ahlat ile devam edeceğiz. 1071’de Malazgirt Savaşı ile Türklerin Anadolu’ya giriş kapısını ardına kadar aşan zaferin komuta merkezi Ahlat. Bitlis’e ağlı Ahlat’a Van’dan ulaşım için bir uzun, birde kısa yol var.

Her ikisi de karayolu ulaşımını esas alan Van- Ahlat arası yolculukta tercih Erciş- Adilcevaz güzergahı üzerinden sağlanıyor ve yaklaşık 190 km. Diğer güzergah ise Gevaş- Tatvan üzerinden sağlanıyor ve 140 km.

Gece boyunca yağan kar gözümüzü biraz korkutuyor. Kısa yolu tercih ediyoruz. Bunda karadan çevresi 430 km olan Van Gölü’nün etrafında tam bir tur atma hedefi ve Van Gölü’nün etrafını tam turlayanların dileği kabul olurmuş söylencesinin de etkili olduğunu itiraf etmeliyim.

GECE BOYU YAĞAN KAR

Yola çıkıyoruz. Van şehir merkezi sabahın erken saatine rağmen yine hareketli. Araçlar hızla akıp gidiyor. Edremit’i geçiyoruz önce, ardından Gevaş’ı geride bırakıyoruz. Kar yağışı yeniden başlıyor. Sağımızda Van Gölü, solumuzda karla kaplı sıra dağlar. Tek sıkıntı bir müzik CD’si ya da flash bellek ayarlamamış olmak. Zira, yaklaşık bin 700- 2 bin rakımda dinleyebileceğiniz bir radyo istasyonuna denk gelemiyorsunuz. Köyleri, kasabaları birbiri ardına geride bırakırken, gözümüz trafik yönünü gösteren tabelalarda. Hemen her karayolu tabelasında İran yönünü gösteren bir ok işareti görmenin şaşkınlığı coğrafi bilgilerimizi tazelememiz gerektiğini ortaya koyuyor. Ne de olsa Türkiye’nin en doğusunda İran’ın hemen yanıbaşındayız(!) Yol bizi alıp götürüyor. Tatvan İlçe merkezinden geçerek, Ahlat yönüne doğru ilerliyoruz. Kar yağışı altında Ahlat’tayız.

AŞAĞI ÇARŞI- YUKARI ÇARŞI

34 bin nüfuslu ilçe son yıllarda hızlı bir değişim geçirmiş. İlçe Eski Ahlat diye tabir edilen Aşağı Çarşı- Yukarı Çarşı olarak ikiye ayrılmış. Aşağı Çarşı, Van Gölü kıyısında Ahlat taşı kullanılan, kendine has renkteki genelde tek katlı evlerin bulunduğu dar sokaklarıyla karda zorlukla yol veriyor. Yukarı Çarşı’da ise çevre il ve ilçelerden göçün tetiklediği yapılaşma ile çok katlı binaların birbiri ardına sıralandığı görülüyor.

Kar yağışına rağmen ilçenin her noktasından Van Gölü’nün uçsuz bucaksız görüntüsüne takılıyor gözlerimiz. Devam eden kar yağışına rağmen ilçe merkezi hareketli. İlçe sakinleri bizim gibi acemilerin aksine karda hızlı adımlarla yürüyor. Ertesi gün Bitlis merkez ve onca soğuğa ve kara rağmen donmadığını ümit ettiğimiz Muradiye Şelalesi’ni görme planıyla hızlı hareket etmek istiyoruz. Ancak vakit öğle üzeri. Yolda acıktırdı. İlçenin et yemekleri ile meşhur Van Gölü Restaurant’ta yemek molası veriyoruz.

EMİR BAYINDIR VE BÜYÜK SELÇUKLU MEZARLIĞI

Molanın ardından hızlı adımlarla Büyük Selçuklu Mezarlığı’nı görmek üzere yoldayız. Anıt mezarlığa ana giriş kapısı yerine Emir Bayındır Türbesi’nin bulunduğu bölümden giriyoruz. Caminin kapısı açık.

Şöyle bir göz gezdirip, 200 dönümlük araziye sahip, 12- 15 yüzyıllar arasında yaşamış, ünlü kadı, sanatkar, devlet büyüklerinin yanı sıra savaşlarda ölen askerlerin bedenlerinin yattığı Selçuklu Mezarlığı’ndayız. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ nde yer alan anıt mezarlık karlar altında. Sonu olmayan bir beyazlıkta, kahverenginin değişik tonlarındaki mezartaşları, yürürken bıraktığımız ayak izleri, esen rüzgar, şiddetini artıran kar yağışı ve hissedilen duygu: Sonsuzluk…

AHLAT KAYA EVLERİ

Kar yağışı devam ediyor. Anıt Mezarlık’ tan ayrılıyoruz. Yönümüz Ahlat Kaya Evleri- Harabeşehir (Mağara Evleri) oluyor. Kar altında Bayındır Köprüsü’nden geçiyoruz. Altımızda dere görül gürül akıyor. Mağara Evleri yakından görmek için karlı zeminde yavaş adımlarla merdivenleri çıkıyoruz.

Kimi bir göz kimi iki göz oda şeklinde mağara evlerini birbiriyle bağlantılı. Anıt mezarlığın ardından yaşayan bir canlı olmayan mağara evlerinin uyandırdığı ‘hiçlik’ duygusu kendisini ağır biçimde hissettiriyor. Belki de bu duygunun etkisi ile bir iki kare fotoğraf çekiminin ardından Mağara Evleri’nden hızla ayrılıyoruz.

MÜZENİN BÜYÜLEYEN ATMOSFERİ

İlk başta yapmamız gerekeni sona bırakmışız. Ahlat Müzesi’ne yöneliyoruz. Mesai saatinin bitmesine yakın müzeye giriş yapan ziyaretçiler ilgiyle karşılanıyor. Biletlerimizi alıp müzeyi dolaşıyoruz. Fotoğraflarda göreceğiniz gibi tarihin güzel bir canlandırması yapılmış. Çiniler, tokalar, süs eşyaları, savaş aletleri, çanaklar… Binlerce yıl öncesinden kalan buluntuların estetiği büyüleyici. Hele takılarda kullanılan taşların renklerinin günümüzle benzerliği şaşkınlık veriyor.

HIZLANDIRILMIŞ TUR(!)

Ahlat Müzesi görevlileri karakışın ortasında yolu müzeyi düşmüş İzmirli misafirleri görmenin de etkisiyle olsa gerek demledikleri çaydan ikram etmek istiyorlar. Oysa havanın kararmasına az kaldı. Daha Ahlat Kuş Cenneti ve Malazgirt Zaferi ile Türklerin Anadolu’ya girişinin tarihi 1071 kutlamaları için oluşturulan Otağ’ı görecek, Hoca yerinde ise ok atacak, kıl çadırları gezeceğiz(!) Geçmiş zaman televizyonlarda yayınlanan ve süre aşımı karşısında rejiden gelen uyarı ile hızlandırılmış tura geçen turistler gibiyiz.

Soğuk ve karlı havada tahmin edeceğiniz gibi kuş cennetinde pek değil, hiç kuş göremiyoruz. Ardından Tatvan- Ahlat karayolu üzerinde ara yolda büyük bayraklarla süslenmiş ana caddeden yaklaşık 3 km içerideki Otağ’a yöneliyoruz. Kıl çadırlar iklim şartlarına karşı büyük ve sağlam muşambalar ile örtülmüş. Belli belirsiz seçebiliyoruz. Okçuluk alanı hemen önümüzde. Ancak, Hoca az önce ayrılmış, ok atma hayalimiz suya düşüyor. Çadırlara doğru gitmekten ise aracımızın kara saplanma ihtimali, kararan hava endişesi ile öteliyoruz.

 

GENÇLERİN HAYALİ MEMURLUK

Onca soğuğun ardından geçtiğimiz aylarda açılan Ahlat AVM’de içimizi ısıtacak bir kahve molası veriyoruz. AVM’nin üst katındaki Çanakkale Sergisi ise bu minik molanın bonusu oluyor. Bu Gözlerimizin Mustafa Kemal Atatürk’ü aradığı bu dünya tarihini değiştiren kahramanlık destanını buruk bir şekilde gezdikten sonra kahve molasında ilçe sakinleri ile sohbet şansı buluyoruz. Tarım ve hayvancılığın neredeyse bittiği ilçede kışın çetin koşulları da üretimi sınırlıyor. Köylerde problem aynı. Nüfus yaşlanıyor. Gençler çalışmak için arazisini değil, şehiri seçiyor. Devlet memurluğu hayali gençlerin gelecek planlarında ilk sırayı alıyor.  Cevizi ile meşhur Ahlat’ta bu sene ürün yok denecek kadar az. Hastalık vurmuş. Meşhur Ahlat patatesinin akıbeti de meçhul. Marketlerde satılan patatesin menşeini kestirmek mümkün değil. Lezzetiyle müsemma Ahlat Elması bu sene iyi mahsül vermiş. Ama orada da üretici fiyattan memnun değil. Ahlat Balı, peyniri derken bu lezzetlerin birarada olduğu mekan arayışı ve ‘Ahlat Pazarı hangi gün kuruluyor’ sorumuz boşlukta kalıyor. Ahlat’ta pazar kurulmuyor. Sebze ve meyveler hale geliyor. Domates, patates, soğan gibi sebzeler çuvalla satılıyor.

TARIM VE HAYVANCILIK YERİNİ TURİZME BIRAKIYOR

Sohbetten tarım kesimi ile çıkarımlarımız özetle böyle. İlçe sakinleri geleceği turizmde görüyor. Bu noktada gözler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yapılacağını açıkladığı Cumhurbaşkanlığı Köşkü ile ilgili gelişmelere çevrilmiş durumda. 1071 metrekarelik Cumhurbaşkanlığı Köşkü için Ahlat Belediyesi, Van Gölü kıyısında 10 dönümlük bir alan belirlerken, Cumhurbaşkanlığı Köşkü’ nun kurulacağı alan ve Ahlatlıların yazın sayfiye olarak kullandığı Aşağı Çarşı’daki içlerinde birçok tarihi evi barındıran araziler şimdiden birkaç kat değerlenmiş.  Turizmle ilgili beklentiler böyleyken, nasıl olacak, kim yol gösterecek belirsiz…Bu konuda Ahlat Belediyesi’nin yerel seçimlerin ardından çalışmaları hızlandıracağı beklentisi hakim.


1
Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
0 Comment authors
Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
trackback

[…] Gelen olarak Van merkezli 4 günlük seyahatimizin Karlar Diyarı Van ve Açık Hava Müzesi Ahlat başlığı ile sizlerle paylaşmıştık. Yazımızın bu son bölümünde önce Bitlis, ardından […]

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Nihat DELİBAŞITüm
Yazıları
Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
burcuesmerTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları
Erdim ERDURANTüm
Yazıları