2019 TARIMSAL ÜRETİM YILI OLSUN

Toprakla Gelen 10 Ocak 2019

TOPRAKLA GELEN

Ülkemizde son 15 yıldır ithalata dayalı büyüme modeli her alanda kendini gösterdi. Gıda fiyatlarında her artışta ithalat silahı çekildi. A’dan Z’ye ucuz ürün ithalat ile ülkeye girdi. Bunun sonucu olarak tarımdan uzaklaşan bir ülke haline geldik. Bugün tarımın önemi ve topraktan uzaklaşan köylünün yeniden toprağını işlemesi gerekliliği bir kez daha kendini gösterdi. Bugün her sektörde bir gerileme yaşanabilir ancak 2019’dan itibaren tarımın küçülmesine engel olmak gerekiyor. Tüm gözlerin tarım sektörüne çevrilmesi ve desteklenmesi gerekiyor. Çünkü ayakkabıyı, beyaz eşya ve tatil ertelenebilir ancak, gıdanın ertelenme şansı yok.

Tüm bunlara rağmen çiftçimiz 81 milyon ülke nüfusunu, 5 milyon mülteciyi, 40 milyon turisti beslemektedir. 17 milyar dolarlık tarım ve gıda ihracatına da hammadde sağlamaktadır. Fakat daha küçük nüfusu ve daha az toprağı ile bizden daha fazla ürün üreten ve ihracatta söz sahibi olan ülkelerin olduğunu bilerek daha katma değerli üretim için daha fazla çalışmalıyız. Ülkemizin dağını taşını ekerek daha fazla üretmeye ihtiyacı var.

GENÇLER TARIMDAN KAÇIYOR

Ülke genelinde tarımdan uzaklaşma istatistiklerde de kendini gösteriyor. Eskiden 35-40 yaş bandında seyreden çiftçi yaş ortalaması 50’nin üzerine çıktı. Bir zamanlar tarımda kendi kendine yeten ülkelerden olan Türkiye’de bu yaş ortalaması ile arzu edilen tarım ülkesi konumuna ulaşması mümkün görülmüyor. Ovalarından bal dağlarından yağ akan bir tarım kenti olan Aydın’da çiftçilik yaşının 58’e yükselmiş olması önemli bir uyarı niteliğinde.

Köyde yaşam ve çiftçiliğin özendirilmesi genç çiftçi desteklerini özendirici olması gerektiği ifade ediliyor. Yüzlerce hanesi olan köylerin boşaldığı ve sadece 5-10 haneye inerek orada da yaşlıların kaldığı düşünüldüğünde tarımda çalan tehlike çanlarına kulak kabartmak değil acil önlem almak gerektiği ortaya çıkıyor.

Her ay üç yüz bine yaklaşan kişi tarımdan kopuyor. TÜİK rakamlarına göre Eylül’de tarım sektöründe çalışan sayısı 264 bin kişi azaldı. Genç çiftçiler sektörden uzaklaşmaları hakkında diyorlar ki, çobana kız vermiyorlar. Adam kız istemeye varmış, ben çobanım, Onlar da kız vermeyiz diyorlar. Sigortası olsun da, gitsin şehirde bir kapıcı olsun diyorlar. Tarımdaki yani genç nüfusun tarım Bağ Kur’u devlet tarafından ödenmesi bu duruma çözüm getirebilir, tartışması yaşanıyor.

TAHIL ÜRETİMİNDE DURUM

Tarım Bakanlığı’nın rakamları 2018 yılının iyi olduğunu ve geleceğe ilişkin değerlendirmelerin de de iyimser bekletilerini dile getirse de Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, Birliğin yayın organında “İyi bir sezon olmasını arzu etmemize karşın 2017 – 2018 dönemini iyi kapatmadık. Hem afetler hem de kritik ürünlerde medyana gelen bitkisel hastalıklar tüketimimizi ciddi oranda düşürdü. Öyle ki, üretim sebzelerde 30. 8 milyon tondan 29. 9 milyon tona, meyvelerde 20. 8 milyon tondan 20. 5 milyon tona, tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 68. 4 milyon tondan 65. 5 milyon tona indi” ifadeleriyle üretici açısından yılı özetliyor.

DÖVİZ KURLARININ ETKİSİ

Geçtiğimiz yıl tarım ürünlerinde artışa karşın her yıl artan maliyet çiftçinin işini zorlaştırıyor. 2018’de bitkisel ürünlerin ekim zamanlarında kurların yüksek oluşu; gübre, mazot, zirai ilaç, tohum, yem fiyatlarında artış yaşattı. Bu dönemde ortaya çıkan sorunların bu yıl ürün deseninde bozulmalar yaratıp yaratmayacağı 2019 yılı hasat zamanında ortaya çıkacak. Zor şartlar altında üretim yapan çiftçilerin talebi, yeni yılda başta gübre ve mazot olmak üzere, sulama, tohum ve yem konularında desteklerin yeni koşullara göre yeniden yapılandırılması.

KIRMIZI ET’TE MEVCUT DURUM

Ulusal Kırmızı Et Konseyi (UKON), yılın sonuna yaklaşırken “Kırmızı Et Sektörü 2018 Yılı Değerlendirme Raporu” yayımladı. 17 sayfalık ‘uyarı’ niteliğindeki raporda sıkıntıların başında köyden kente göçün üretimi baltaladığı saptamasına yer verilmiş. Öte yandan toplam kırmızı et üretiminde bir önceki yıla göre yüzde 3. 6 artışa karşın, üretimdeki söz konusu artışın yerli üretim yanında ithal edilen kesimlik ve besilik hayvanları da içerdiğine dikkat çekiliyor.

2017 yılında, 2016’ya göre besilik hayvan ithalatı yüzde 64 artarak 666 bin 950 başa ulaşırken, kesimlik hayvan ithalatı yüzde 417 artarak 115 bin 316 başa çıktı. Karkas et ithalatı ise aynı dönemde yüzde 364 artışla 18 bin 879 tona çıktı. Söz konusu rekor artış 2018 yılında katlanarak sürüyor.

Rapora göre bu yılın ilk dokuz ayı itibarı ile 897 bin baş besilik büyükbaş hayvan ithal eden Türkiye, 119 bin 500 baş da kesimlik hayvan ithalatı gerçekleştirdi. Bu dönemde karkas ve kemiksiz et ithalatı ise yaklaşık 45 bin 500 ton ile rekor seviyelere çıktı.

Bir başka deyişle 2018, canlı hayvan ve kırmızı et ithalatında rekor bir yıl olacak.

DESTEKLEMELER ARTARAK DEVAM ETMELİ

Türkiye tarım arazisi varlığı bakımında dünyanın 17’nci ülkesi durumunda. Bu varlıklar ile tarımsal hasıla bir önceki yıl 190 milyar TL olarak gerçekleşti. Daha yüksek rakamlara ulaşmak için çalışan Tarım Bakanlığı 2019 yılında kırsal kalkınma çalışmalarına ağırlık vereceğini açıkladı. Öte yandan, tarımsal ihracat 17 milyar dolar, ithalat ise 12 milyar dolar civarında gerçekleşti. Tarım Bakanlığı 2018 yılında verdiği 14 milyar TL’lik desteği 2019 yılında 16.1 milyar TL’ye çıkardı. Tarım Bakanlığı desteklerin artmasının üretime olumlu yansıdığını bildirdi. Buna göre “Bitkisel üretimimiz, yüzde 22 artışla 98 milyon tondan 120 milyon tona, süt üretimimiz yüzde 146 artışla 8. 4 milyon tondan 20. 7 milyon tona, kırmızı et üretimimiz yüzde 167 artışla 421 bin tondan 1 milyon 126 bin tona yükseldi. Aynı şekilde tavuk eti üretimimiz, yüzde 200 artışla 700 bin tondan 2. 1 milyon tona, yumurta üretimimiz ise yüzde 66 artışla 11. 6 milyar adetten 19. 3 milyar adede ulaştı. Ancak rakamsal büyüme alın terinin karşılığını almak isteyen üreticye yansımadı. Çftçinin en büyük derdi artan maliyetler ve her yıl bir önceki yıla oranla toprakla yapılan mücadelenin daha da ağırlaşması oldu.

GÜBRE DESTEĞİ

Öte yandan çiftçi temsilcilerinin en büyük arzusu gübrede dekar başına 4 lira olan desteğin, gübre kullanımını olumsuz etkilemeyecek şekilde yeterli bir seviyeye yükseltilmesi. Ekim döneminde gübre satışlarındaki düşüşlerin dikkate alınması gerekiyor. Özellikle de tahıl ekilen alanlarda azalması yıllık 25 milyon tonun altında bir üretim ile fiyat yükselmesi ardından da ekmeğe zam anlamı taşıdığı ortaya konuluyor. İthalatın da pahalı olduğu ucuz buğday bulma şansının olmadığı düşünüldüğünde 2019 yılında buğday üretimine özel destek verilmesi gerektiği vurgulanıyor.

TARIMSAL ELEKTRİK KULLANIMI

Üreticiler buna ek olarak maliyetlerde önemli yer tutan elektrik konusunda da iyileştirme yapılması talebinde bulunuyor. Elektrikte tarımsal abone fiyatlarının makul seviyelere çekilmesi, hayvancılık ile balıkçılık işletmelerinin elektrik kullanımında, tarımsal sulama abone grubuna dahil edilmesi, tarımsal sulamada teminat istenmemesi, faturaların hasat dönemine göre düzenlenmesi başlıca talepler arasında yer alıyor.

DESTEKLERİN ZAMANLAMASI

Desteklerin ve destek miktarlarının geç açıklandığını belirten üreticiler üretimin katlanarak artması için verilecek teşviklerin ekim döneminden önce açıklanması, gecikmeden gününde ve toplu verilmesini istiyor. Bunu yaparken köylere dönüşü hızlandırmak ve alana yatırımı hızlandırmak için ise küçük aile işletmelerine öncelik tanınması gerektiği belirtiliyor. Verimli arazilerin korunması, arazi parçalanmasının önüne geçilmesi, arazi toplulaştırma faaliyetinin sorunsuz ve hızlı bir şekilde devam etmesi öne çıkan önemli konular arasında.

TARIMSAL GARANTİ FONU ÖNERİSİ

Türkiye Avrupa Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen, Avrupa Birliği’nin 2019 yılı bütçesinin yüzde 45’ini tarımsal garanti fonuna ayırdığını belirterek, Türkiye’nin, böyle bir modelle gelişimini sağlayabileceğine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Faruk Şen, konu ile ilgili değerlendirmesinde, “AB’nin nüfusunun yüzde 5’i yani yaklaşık 27 milyonu tarım sektörüyle uğraşıyor. Ancak birlik bütçesinin yüzde 45’ini tarımsal garanti fonuna ayırıyor. Bu şekilde AB, tarım sektöründe büyük bir ihracatçı konumunda. Ayrıca,bu küçük kitlenin tarımda ürettiği ile kendi ülkelerinin tarım ihtiyaçlarının büyük bir bölümünü karşılıyor” dedi. Türkiye’de ise 81 milyonluk ülkede tarımla uğraşanların oranı her geçen gün daha da düştüğünü kaydeden Prof. Dr. Şen, “Herhangi bir ciddi destek olmaması nedeniyle birçok açıdan tarım ürünlerini Rusya’dan Brezilya’ya kadar birçok ülkeden ithal ediyoruz. Tarımsal garanti fonu, bölgesel yapılanma fonu ve sosyal yapılanma fonları ile Türkiye böyle bir modelle gelişimini sağlar. Bu konuda tarım sektöründe çalışanların büyük ölçüde baskı yapıp Avrupa Birliği’ni örnek olarak göstermeleri gerekir.”

2019 İÇİN NELER PLANLANIYOR?

1- Kırsal Kalkınma Yatırımları Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı kapsamında 2.250 genç çiftçiye 30’ar bin TL hibe desteği verilmesi,

2- Kırsal Kalkınma Yatırımları Destekleme Programı kapsamında 600 yatırımcının Ekonomik Yatırım Projelerinin desteklenmesi,

3- Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Aracı kapsamında yatırımı tamamlanan 505 yatırıma toplam 250 Milyon TL hibe ödemesi yapılması,

4- 22 İlde Toplam 36 adet baraj ve göletin tamamlanmasıyla 503,95 milyon m3 suyun depolanması,

5- 23 İlde 41 adet sulama tesisi tamamlanarak 475.430 dönüm tarım arazisinin sulamaya açılması,

6- 9 adet içme suyu tesisinin tamamlanması ile 135,57 hm3/yıl ilave içme suyu temin edilmesi,

7- 45 İlde 120 adet taşkın koruma tesisinin tamamlanması,

8- Enerji maksatlı Artvin Yusufeli Barajı ve HES Projesinin fiziki gerçekleşmesinde %60’dan % 63’e artış sağlanması,

9- Bölgesel Kalkınma Projeleri (DAP, GAP, KOP ve DOKAP) kapsamında 150 adet yeni ahır/ağıl yapımı için hibe verilmesi,

10– Sudan’da 2 milyon dönüm tarım arazisinin Türk özel sektör yatırımları için hazır hale getirilmesi,

11- 5 Bin Köye 5 Bin Gelir Getirici Orman Kurulması Projesi Kapsamında 253 köyde ağaçlandırma yapılması,

12– 81 İlde 550.000 dönüm Alanın Ağaçlandırma İşinin Yapılması,

13– Odun Üretiminin %16 Artırılması Projesi Kapsamında 81 İlde 24.3 milyon m3 üretim yapılması,

14- Adana, İzmir ve Aydın ilde Tarıma Dayalı İhtisas OSB kurulması İçin Yer Seçimlerinin Kesinleştirilmesi,

15- 16 il 6 Milli Park ve 10 Tabiat Parklarımızda Tabiat Turizminin Geliştirilmesine Yönelik yapılan altyapı-üstyapı ve çevre düzenleme çalışmalarının tamamlanması,

16– 7 İlde Av ve Yaban Hayatının Desteklenmesi Çalışmaları kapsamında 7 adet eğitim tesisi tamamlanması,

17- 12 İlde denizlerde, baraj göllerinde akarsularda ve kara alanlarında su ürünleri üretiminin yıllık 4.752 ton artırılması amacıyla yeni yetiştiricilik alanlarının açılması,

18– Gediz Nehir Havza Yönetim Planının Tamamlanması,

19- TİGEM’in sulu tarım arazilerinin 94.000 dekarının özel sektör tohumculuk firmalarının tohum üretimine açılması,

20- Gen Analizlerine (Genomik) Dayalı Üstün Vasıflı Boğa Sperma Üretiminin 100 bin dozdan 160 bin doza çıkarılması.

21– TAGEM –TİGEM İşbirliği ile Yerli Sebze Tohumculuğunun Geliştirilmesi Projesi kapsamında Antalya Boztepe TİGEM arazisinde bulunan seraların açılışının yapılarak 5 türde (Domates, Biber, Patlıcan, Hıyar ve Kavun) tohumluk üretimi yapılması,

22– İzmir Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü bünyesinde kurulan Uluslararası Zeytin Gen Bankasının Açılışının yapılması,

23- 7 adet ovanın daha Büyük Ova Koruma alanı olarak ilan edilmesi,

24- Kuvvetli meteorolojik hadiseler öncesi hazırlanan ve yayımlanan meteorolojik uyarıların renk kodları sistemi ile yayımlanmaya başlanması,

25- Isparta Süleyman Demirel Havalimanına Havaalanı Otomatik Meteoroloji Gözlem İstasyonu (H-OMGİ) kurulması,

26- Yüksek atmosfer gözlem istasyonlarına yangın algılama ve söndürme sistemlerinin kurulması,

27- E-Devletten Kamudan Vatandaşa, Özel Sektöre, Kamuya (G2C, G2B, G2G) sunulan hizmetlerimizin gerçekleşme oranı ortalamasının yüzde 92.5’den yüzde 96. 3’e yükseltilmesi,

28– Tarım ve Ormancılık alanında 79 ilimizde 766 açılış yapılması ve 367 temel atılması


Yazı hakkında yapılan yorumlar

avatar
  Subscribe  
Bildir

Haber Bülteni

Toprakla Gelen sitesinde paylaşılan son dakika haberleri ve özel röportajları anında posta kutunda görmek ister misin?


Sosyal Medyada Biz

Yazarlarımız

Nihat DELİBAŞITüm
Yazıları
Enver OlgunsoyTüm
Yazıları
burcuesmerTüm
Yazıları
Özgür KurşunTüm
Yazıları
Aydın ŞenerTüm
Yazıları
Türker AdakaleTüm
Yazıları
Özdem EkinciTüm
Yazıları
Sinan DoğanTüm
Yazıları
Destina AkgünTüm
Yazıları
Erdim ERDURANTüm
Yazıları